Kafamı kaldırdığımda...Sadece ''Cenker?'' diyebildim cılız bir sesle.
''Nereye gidiyordun?'' dedi kaşlarını havaya kaldırarak.
''Şey..Şey'e..'' Söylesem kızar mıydı acaba? Büyük ihtimalle kızardı ama gerçeği söylemeliydim yalan söyleyemezdim.
''Neye?''
''Seni arayacaktım'' dedim yine cılız bir sesle.Gözlerimi yere çevirmiş yüzüne bakamıyordum.
''Beni arayacaktın öyle mi? Defne ben sana masadan kalkma demedim mi? Ayrıca siz.. Kız kalkmış gidecek siz orada ne halt yiyorsunuz?'' dedi sinirle.
''Abi gelmeseydin tutacaktık.Gönderir miyiz sence?''
''Hele bir gönderseydiniz...Sen,küçük hanım! Bir daha böyle bir şey olursa külahları değişiriz ona göre...Ben sana güvenliğin güvenliğin diyorum sen gelmişsin seni arayacaktım diyorsun!''
Yüzüne bakmaya cesaretim olmasa da kafamı yavaşça yukarıya kaldırarak gözlerine baktım.
''Özür dilerim..Bir daha olmaz'' dedim yine cılız bir sesle. Gözlerinden hiçbir tonu okuyamıyordum.Kızgınlık,mutluluk,hüzün ya da başka bir duygu...Tek görebildiğim soğukluktu.Bu da içimin üşümesine sebep oluyordu.
''Dediğim gibi bir daha olmasın.Haydi şimdi işinin başına öğle molası bitti...'' dedi ve gözlerini gözlerimden ayırarak Sinanlara çevirdi. ''Sizde işinizin başına dönüyorsunuz'' dedi.
''Ben..O zaman gideyim'' dedim ve geriye dönüp çıkışa yöneldim.İşimin başına dönmek için değil de sanki o soğuk gözlere bakmamak için acele ediyordum.
''Defne bekle..'' diye seslendi..Ben arkaya dönüp Cenker'e baktığımda o çoktan yanıma gelmişti.Kaşlarımı kaldırıp sorarcasına gözlerine bakıyordum.O soğuk gözlerden kaçmak için acele etmem ama yine de o gözlere bakmak istemem garip geliyordu...
''Odana ben götüreceğim'' dedi.Abartmıyor muydu? Tamam güvende olmamı istiyor ve buna fazlasıyla çaba gösteriyordu.Ama bu fazla değil miydi? Ayrıca neden gece yolda kurtardığı bir kız için bu kadar uğraşıyordu..Basit bir kız...Neden bu kadar çok ilgileniyordu benimle? Neden onlarla kalıyordum? Evet iki kere kaçırılma tehlikesi atlatmıştım korumak isteyebilirdi,isteyebilirlerdi.Ama bu kadar ilgilenmelerine ne gerek vardı ki? Onların hiçbir şeyi olmuyordum başıma bir şey gelse onlara neydi?
''Defne acaba yürüyecek misin?'' dediğinde düşüncelere dalıp gitmiş olduğumu farkettim ve kafamı sallayarak ilerledim.Beynimin içi sorularla doluydu...Düşündüklerim saçmaydı belki ama bir yandan da mantıklı geliyordu. Az önce neler olmuştu hiçbir şey bilmiyordum..Gerçekten de hayatım değişiyor gibi hissediyordum.Her şey o gece o izbandutlarla başlamış,Cenkerler beni kurtarmış daha sonrasında da hayatım değişmeye başlamıştı.Bunu hissedebiliyordum.Ama tüm bunların nasıl olduğunu,hayatımın neden değiştiğini bilmiyordum.İzbandutlar neden beni kaçırmak istemişti? O gece Cenkerler şansa mı ordan geçiyordu? Ben kendime hep şanssızım derdim ama aslında fark ediyordum da ben çok şanslı bir insanmışım.Hiç tanımadığım birileri tarafından iki kez kurtarılmıştım.Düşündükçe garip geliyordu...Artık bir şeyleri öğrenmeye çalışmalıydım.
Tüm bunları düşünürken asansöre gelmiş,asansörü bekliyorduk.Cenker her zamanki gibi sessizliğini koruyordu.Sessizliği bozmaktan her zaman nefret ediyordum ama bozmak zorundaydım..Tam kendimi toparlamış,söyleyeceğim şeyleri kafamda tasarlamış Cenker'e yöneltecekken asansörün geldiğini belirten ses ve açılan kapı her şeyi bozmuştu.Asansör doluydu ve bu ortamda Cenker'e hiçbir şey soramazdım.
Dediğini yapmış beni odama kadar getirmişti.Tam içeriye girecekken''Vaktin varsa konuşabilir miyiz?'' dedim.İlk önce sorarcasına baktı ve daha sonra''Tabii'' dedi ve içeriye girdik.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
PAPATYA
Teen FictionKapı tıklatıldı.Üzerimi değişmiştim.''Girebilirsin'' diye seslendim.Kapı şiddetli bir şekilde açıldı hatta o kadar şiddetli açıldıki kapı duvara çarptı.Kuzgun,Gamze ve diğerleri karşımda duruyordu.Gamzenin gözlerinden üzüntü ve merak okunuyordu.Diğe...
