34-DOSTLUK(BADE)

37 0 0
                                        

Adını hafızama kazıdığım...

Bedenimi ona teslim ederken bazı kaygılarım vardı. Evet onu seviyordum. Her şeyden vazgeçecek kadar hemde. Onun da sevgisinden şüphem yoktu. Fakat bir gün gelirde o benim bu hastalıklı halimden şikayet ederse, ya da beni istemezse diye düşünmüyor değilim. Bir de birbirimizi çok az tanıyoruz. Birbirimiz hakkında bildiklerimiz az. Ben ona bu zamana kadar yaşadıklarımı çok ayrıntılı anlatmadım keza o da öyle. Umarım geçmişimiz geleceğimize gölge düşürmez.

Kendime sütlü kahve yapıp televizyonun karşısına geçtim. Dinlenmeye ihtiyacım vardı. Malum gece biraz yorucuydu. Gece olanları düşündükçe yüzüme aptal bir gülümseme peyda olmuştu. Mutluluktan mı, saf aşktan mı bilmem kalbimin onu düşünürken bile delice atması?

Durup durup onu düşünürken buluyorum kendimi. Ya ben az önce dinlenmek için televizyonun karşısına oturmamış mıydım? Şimdi neden ekranda oynayan dizideki baş roldeki adamı Çağrı olarak görüyordum?Allah'ım sanırım ben gerçekten aşık oldum. İlk kez bütün benliğimi yalnızca tek bir insan dolduruyor. Gidince evimde koca bir boşluk oluyor. Dokunduğu şeylere dokunmak istiyorum mesela. Yastığının kokusunu içime çekiyorum. Duştan çıkınca onun havlusuna sarılmak nasıl bir fantezidir? Gerçekten kendimi tanıyamıyorum. Bu ben ben değilim? Bu Çılgın bir Bade...

Mutluluğumu içime sığdıramayınca dışarıya çıkmaya karar verdim. Hem belki Lale ablaya da uğrardım. Çok aksattım onu bu aralar. Tüm vaktimi Çağrı ile geçiriyordum. Bazen onu telefonla dahi aramak aklıma gelmiyordu. Kendime kızıp, telefonumu pantolonumun cebinden çıkarttım. Rehberden adını bulunca hemen çaldırdım. İkinci çalışta kulağımı dolduran o huzur verici ipeksi sesi duydum.
"Hayırsız kız! Nerelerdesin bakalım sen?"
"Valla ablacım ne desen haklısın. Seni çok aksattım. Ama kalbimin bir parçası sana ait biliyorsun." Karşıdan gelen kıkırdama sesleri içime su serpti.
"Başında kavak yelleri esiyor birilerinin?"
"Aşk olsun ablacım ya utandırıyorsun beni."
"Yalan mı tatlım? Neyse daha fazla utandırmayayım seni susuyorum."
"Müsaitsen yanına uğrayıp bir fincan kahveni içeyim diyorum ablacım."
"Müsaitim canım gel tabiki, hem buradaki kızlarda seni çok özledi."
"Bende onları özledim. Yarım saate oradayım o zaman. Görüşürüz" diyerek telefonu kapattım.
Lale abla, benim kaldığım yetimhanede çok fazla iyi şey yaptı. Eski düzeni değiştirdi. İşini kötü yapan, aksatan, kötü davrananları işten çıkarttı. Yetimhanede gelişmekte olan çocuklara gelecek kaygılarında yardımcı oldu. Hiç bir bireyin boş olmadığı inancında ve bunu kanıtladı. Her bir çocukla tek tek ilgilenip neye yeteneği varsa onu keşfetmesini sağladı ve yeteneklerini geliştirmeleri ile ilgili kurslar ayarladı. Yaptığı işler taktir görünce emekliye ayrılmak zorunda kalan müdürenin yerine geçti. Yaptığı işten çok memnun evet çok zor fakat o işini layığı ile yerine getiren en değerli insanlardan. Yeri gelir anne, yeri gelir abla görevini üstlenir. Kızların körelen duygularına umut olur.

Kulaklığı takarak müziği son ses açtım. Yürürken en zevk aldığım şeydir müzik dinlemek. Müziğin her türünü severim. Şehrin kötü gürültüsünü dinlemektense sevdiğim melodileri gördüklerimle eşleştirerek huzurumu ikiye katlarım. Elbette deniz kıyısına geldiğinde kulaklıklarımı çıkartır, dalga sesinin taşlara vurmasıyla çıkarttığı o muhteşem sesle büyülenirim resmen. Denizin içindeki o bambaşka yaşamı hayal ederim. Bir gün denize dalıp o alemi görmeyi çok isterdim. Bu hastalık yakamı bırakırsa ilk yapacağım şeylerden biri olsa gerek. Gerçekten bu hastalıktan kurtulabilecek miyim diye soruyorum bazen kendi kendime. Şimdi bunu çok daha fazla istiyorum. Çünkü hayatımda biri var ve ben artık sadece kendim için yaşamıyorum. Onun için de yaşıyorum. Ona diğer kadınların verdiği her şeyi verebilmeliyim. Hastalıklı bir hayattan çok daha fazlasını. Çağrı bu zamana kadar hiç şikayet etmese de, dayanılmaz mide bulantılarımı gördüğünde gözlerine inen hüzüne şahit oluyordum. İçinin cız ettiğine eminim. Mide bulantımın bir gün hastalık dışında hamilelikten olmasını çok isterdim. Ancak benim çocuğum olup olmacağı bile belli değildi ki. Çocuğum olsa dahi bu hastalığı taşır mı diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Umarım gelecek bize çok daha iyi şeyler gösterir. Başımızda dönüp duran kasvet hayatımızı terk eder. Bazen ne yalan söyleyeyim hayatım bu kadar zor iken isyan ettiğim zamanlar olmuştu. Ama sonra pişman olup hemen geri adım atıyor ve şükrediyordum. Çünkü benim durumumdan çok daha kötü durumda olan insanlar da vardır muhakkak. Böylece hayata karşı hep küçükte olsa bir umut olduğuna dair hayaller yeşertirim küçük dünyamda.

Senelerimi geçirdiğim bir zamanlar köhne bir yer olan ancak muhteşem bir kadın dokunuşuyla tekrar hayata dönen kız yurdun önünde durdum. Her seferinde aynı şey oluyordu. Orada yaşadığım kötü anılar bir film şeridi gibi gözümün önünden geçiyor, yüzümde buruk bir ifade bırakıyordu. Neyse ki içeriye girince kızların cıvıltısı kötü anılarımın önüne geçiyor, huzur sebebim oluyordu.

Lale ablanın odasına doğru yol aldım. Kapısının önüne ulaştığımda çalarak içeri girdim. Sanki ellili yaşlardaymış gibi gözlüklerini burnunun ucuna kadar indirmiş, yine derin konular araştırıyordu anlaşılan. Bu hayatta cennetlik diyebileceğim bir insan varsa o da bu kadındır. Dünyanının sekizinci harikası, tebessüm sebebim, abla sıcaklığını bulduğum... Adımlarımı hızlandırıp kocaman sarıldım ona, sıcacık öpücükler bıraktım yanaklarına. Çok özlemişim ve içimden kendime söz verdim bir daha onu bu kadar aksatmayacaktım. Çünkü o bana çok iyi geliyordu.

"Canım ablam! Nasıl da özlemişim seni."
"Bende tatlım. Otursana şöyle" dedi karşısındaki koltuğu göstererek.
"Eee napıyorsun bakalım Badecim? Anlaşılan hayatından gayet memnunsun, beni arayıp sormadığına göre."
"Kafama bir taş geldi sanki" dedim gülümseyerek.
"Pardon ablacım ya. Biliyorsun işte ilk kez aşık oluyorum. Sence böyle olması normal değil mi?
"Haklısın canım. Fakat hissettiklerini benimle paylaşmanı isterdim, sevincine ortak olmak adına. Seni mutlu görmek en çok benim hakkım. Öyle değil mi?"
"Öyle ablacım. Bir süre ben kendime bile itiraf edemedim aşık olduğumu. Sonra birden tutkulu bir aşkın içinde buldum kendimi. Ve hazırlan, bomba geliyor: biz Çağrı ile birlikte olduk."
Gözleri yuvalarından çıkacak kadar büyüdü. Kızdı mı? Şaşırdı mı? Anlayamadım. Sorma gereği hissettim.
"Kızdın mı abla?"
"Yok canım ama şaşırdım. Çünkü sen o yapıda bir insan değil. Yani biri ile birlikte olmak için nikahlı olmanın gerektiğini bilen biriydin. Yanlış mı düşünüyorum?"
"Doğru düşünüyorsun ve sonuna kadar da haklısın. Onu sevdiğimden ve ondan başkasının olmayacağımdan emin olunca kendimi bu tutkunun içinde buluverdim."
"Ne diyeyim tatlım umarım pişman olmazsın."
"Ona çok güveniyorum abla. Bana baksana kim benim gibi hasta bir kızı ister ki? O bütün sınavları geçti, bütün engelleri aştı ve benim sadece kalbimi değil tüm benliğimi kazandı."
"Onu tanımıyorum ama sanırım harika bir insan."
"Tanısan seversin ve en kısa zamanda tanışmalısınız bence."
"Olabilir. Uygun olduğunuz bir akşam bana yemeğe gelebilirsiniz."
"Çok seviniriz abla..."
Cümlemi bitirmek üzereyken telefonum çaldı. Arayan tabi ki Çağrıydı. Buna cevap vermem gerekiyor diyerek ekranı gösterdim. Gülümseyerek başıyla onayladı.

"Hayatım nasılsın? Ne yapıyorsun bakalım?"
"Biraz yürüyüşe çıkmıştım. Lale ablaya uğradım. Kahve içiyorduk birlikte."
"Tamam canım. Akşam seni yemeğe bekliyorum. Sürpriz bir misafirim var. Seni görmek için can atıyor."
"Allah allah kim ki o?"
"Aaa söylemem. Adı üstünde sürpriz."
"Tamam öyleyse akşam görüşürüz."

Meraklı gözlerle bana bakan kadına " Beni bekleyen sürpriz bir misafiri varmış Çağrı'nın. Akşam yemeğe bekliyor."
"İlginç, kim acaba?"
"Bilmiyorum ki. Ser verip sır vermedi valla."

Sonrasında havadan sudan sohbet edip kızların yanına uğradım. Hepsinin ayrı hayatları vardı. Hepsinin hayatına tek tek dokunmayı öyle çok isterdim ki. Bir yerlerden başlamam gerekiyor. Yapabileceğim bir şeyler olmalı. Bu konuyu daha sonra Lale abla ile konuşmak üzere aklımın bir köşesine yazdım. Heyecanlı adımlarım yetimhanenin kapısından ayrılarak evime doğru yol aldı.

Akşam beni bekleyen sürpriz misafir acaba kimdi?

KADER ÇIKMAZIHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin