Akşamın sisli havası semada yıldızlar, güzel bir görüntü yer açmıştı. Yıldızları seyrederken, uzun zaman bu kadar rahat hisedeciğini zannetmemişti. Yerüzünün bu kadar efsaneli görüşlerine aklı ermiyordu. Derin olması uzaklarda bir yerde yıldızlar çarpışırken, belkide.. Dünyanın derinliklerinde onu bekleyen birsi vardı. Yüzünü buruşturup 'ne alaka' diye düşündü. Cırcır böcekleri bitkilerin arasında sesler çıkartırken, havada eksik kalan rüzgâr sıcak olmaya yetiyordu. Yaz gelmeden sıcaklık önde koşuyordu. Zaten şaşırılacak şey değildi, bu tam yüzyıllardan gelen bir iklimdi. Kum fırtınası, aşırı yağmur donamını gibi felâketler yaşanmasa şimdilik sıcaklıkta nur nimetti.
"nerde kaldı amcam?"
"bekle birazdan gelir" dedi yanındaki adam
"sabahtan beri birazdan gelir diyorsun, gelseydi o vakit gelirdi. Artık eyup sabrı taştı" diyerek sinirlendi.
Evet sabahtandır bekliyorlardı, artık biraz bekle demekten oda usanmıştı. Sürekli arabanın içine girip çıkmaktan sıkılmış, vitesi boşa alıp gaza basmıştı. Geri geri giderek arabayı yavaş yavaş hareket etirdi.
"abi nereye gidiyorsun?" diye sordu.
"ceheneme!" dedi sinirli bir şekilde.
"abi bekleseydik, belki amcam gelir"
"çok bile bekledik, koca adam. Benim görevim var, yarın erken gitmem gerek. Zaten bugün bir sürü işim vardı." dedi emin bir tavırla
"abi belki bize ihtiyacı vardı."
"yok bir şey olmaz" diyerek arabayı daha hızlı sürdü.
Şehirin bu saatlerde sakin sokaklarında ilerlerken eve varabilmişti. Kapı aralıklarında çıkan gıcırtıyı aldırış etmeden arabanın arka bagajında yürürken aniden çıkan inleyen ses tonuyla "ııı" bunu aynı şekilde tekrarlıyordu. Aniden yürüdüğü yerden dura kaldı.
"abi" diye seslendi.
"yine ne oldu? Yine geri dönelim diyeceksen, ben o malikaneye gitmem zaten oraya gidince etrafımda cin, şeytan dansediyor" diye söylendi anahtarı yan cebine atarak kardeşinin donmuş haline baktı.
"ne oldu burada durmuşsun?"
"abi" diyerek sustu.
Ne oldu dercesine baktı.
"abi burada birinin sesi geliyor"
"delirdin cin görmüş gibi bakınıyorsun" dedi abisi.
"abi anahtarı ver!"
"ne diyorsun sen?" diyerek arabanın anahtarını uzatı.
Genç adam titremeye başlayan eliyle bagaj kapısına ait olan düğmeye bastı. Kapı açılır açılmaz kapıyı havaya kaldırıp, içinde olan kişiye şok olmuş bir şekilde baktı.
İki elini yüzünü kapatmış,kumral saçları tüm yüzünü örtmüş, sıcaktan bayıldığı kesindi. Ayaklarını göğsüne doğru çekmiş bir vaziyete öylece ölü gibi duruyordu.
"sen mi bunu buraya koydun?"
"yemin ederim ben koymadım abi!" dedi endişeli tavrıyla.
"allah kahretsin. Kim bunu buraya koydu."
Diyerek küfürler saydı.
İki kardeş öylece birbirine baka kaldı.
"kimse bunu görmeden atalım gitsin"
"abi olmaz eli sonunda bizi bulurlar"
"saçmalama ben bir devlet polisiyim."
"âmâ abi bunu böyle bırakırsak yazık olur. Ölür, böyle yaparsak allah affetmez" diyerek karşıda duran kıza acıyıp baktı.
"sen nasıl insansın. Sanki allah seni peygamber olarak göndermiş, hata yaparsan seni peygamberlikten telfi edecek" diyerek yalvaran bakışı görmezden gelerek.
"tamam içeriye al âmâ uyanınca dışarı gönder. Beni bu işe karıştırma" diyerek evin kapısına yürüdü.
Genç adam elini genç kızın ince beline dolayarak kendine doğru çekti. Sokağın karanlık olmasına rağmen kızın berrak yüzünü görebiliyordu. Genç kızı elinin arasına alıp eve doğru gitti.
Güneş ışığını cama vuruken, sıcak esintiyide ihmal etmiyordu. Zaman bir güneşin içinde tutsak olurken, genç kızın pürüsüz yüzüne vuruyordu. Yerinden kıpırdayıp öylece durdu. Bir anda sıcaklık onu kavrurcasına
Yakıyordu. Sonra aniden bir terlme bastı, ve bu gitikçe daha şiddetli bir hal alıyordu. Yerinde öylece titredi. Ateş tekrar tekrar basıyordu. Bir anda çığlık bastı. Şimdi nerde olduğuna bakıyordu. Ve bir anda hücreye geri dönmüş gibi hisseti. Aklı zonkluyor gibi basamadığı o hücreyi düşünürken bir anda tekrar çığlık bastı.
Kapının açılmasıyla
Elini kulaklarına dayıyarak
"hayııır" diye bağırdı.
İçeriye koşan genç adam genç kızın çığlıklarını duyunca ürperdi.
Öylece baka kaldı.
"hayır! hayır! hayır.." diye bağırdı.
Genç adam kızın çığlıklarından korkmuştu. Elini onun eline koyarak
"lütfen sakin olun!" diyerek onu teseli etmeye çalıştı. Âmâ onu durdurmak tecrübe isterdi.
Genç kız aniden durup kendine geldi. Şimdi her şeyi net görebiliyordu. Nasıl geldiğini ne olduğunu şekilli raflarda duran kitablara bakarak onu oraya getiren nedeni düşündü.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
VERDE (Tamamlandı)
Teen FictionBazen öyle şeylerle karşılarız ki.. Bu bizim bazen sonumuz olduğunu düşünürüz. Asıl her şey yeni başlıyor. Sevdiklerimizi kaybetikten sonra ne kadar sevdiğimizi o zaman anlıyoruz. Aile hasretini yaşarken, bir yandan vatan hasreti ve kaybolan bir aşk...
