Operasyonun 8. Günü
"Asker! Dur ateş etme! Teslim oliyem!"
Bu sözler bir dingile aitti.
Dayım adeta kükredi;
"Olacan tabi yavşak! Şimdi üzerindeki yeleği falan çıkar, ellerini kaldır ve buraya gel. Ya seve seve gelirsin, ya s*ke s*ke getirtirim leşini buraya!"
8 gündür operasyona devam ediyorduk. Hepsini, teker teker imha etmiştik.
Kırmızı listede aranan Musa Özer adlı şerefsizin bulunduğu ekiptekileri de bir güzel patlatmış, döve döve gebertmiştik.
Kırmızı listede bulunan asıl favorimiz, an itibari ile göt korkusundan teslim olmuştu.
Üzerinde hiç bir şey olmadığını anladık.
Yanımıza geldiğinde dayım vurmak için elini kaldırdı.
Tuttum.
"Ben alabilir miyim komutanım?"
"Eti kemiği senin Tamer."
Teröristin tam karşısına geçtim ve parmaklarımı kenetleyip gerdim.
Beylik silahımla beraber bacak kılıfımı yerine koydum.
Saçı sakalı birbirine karışmıştı.
Bir kez daha doğru tarafta olduğum için şükür etmiştim.
Alparlan'ı, Gamze'yi, bu zamana kadar tanıdığım ne kadar şehit varsa hepsini teker teker aklımdan geçirdim.
Oğuz'un hıçkıra hıçkıra ağlaması geldi gözlerimin önüne.
Sinirle yüzüne baktım;
"Ulan izzetül itibarını olmayan tipinde s*ktiğim!"
Sağlam bir yumruk geçirdim.
Aldığı darbeyle burnundan kan çıkmaya başladı.
Tebrikler!
Kırık bir burnunuz oldu.
"Biz boşuna demiyoruz or*spulara kürtaj bedava olsun diye. Çocuklarıyla biz uğraşıyoruz!"
Kafa atmayı düşünüyordum ama suratındaki kanın yüzüme gelecek olması ihtimali midemi bulandırdığı için yerden kanasımı kaldırıp dipçiğini kırmış olduğum burnuna yönelterek suratına geçirdim.
Bu arada, silahımı hiç gördünüz mü?
Bayılmıştı.
Şahan yüzbaşı bana baktı.
"Az da bize bırakaydın?"
"Ayılınca nasiplenirsiniz komutanım."
Cebinden peçete çıkarıp verdi.
"Silahını sil. Kanı yakışmıyor."
Uzattığı peçeteyi aldım.
"Emredersiniz komutanım!"
Araçlarla birlikte tabura geçtik.
Herkes gelmişti.
Gözlerim Oğuz'u arıyordu.
Sonunda bulduğumda, Şahan Yüzbaşıyla konuştuğunu gördüm.
Şahan artık her ne dediyse, bana bakıp gülümsedi.
Resmen çökmüştü.
İlk günden kat kat daha kötü görünüyordu.
Yorgun ve uykusuz olduğu belliydi.
Cevdet Albay binadan çıkıp yanımıza geldi.
Tam karşımızda durdu.
Hepimiz esas duruşa geçtik.
"Hoşgeldiniz!"
"Sağol!"
"Nasılsınız?"
"Sağol!"
"Hepimiz sizlerle gurur duyuyoruz.O pak alınlarınızdan tek tek öpüyorum!" dedi gururla.
"Sağol!"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Albay Kızı
General Fiction"Ey kahraman Türk kadını! Sen yerlerde sürünmeye değil,omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın." -Gazi Mustafa Kemal Atatürk
