Uyuyamıyordum.
Benim kına gecem,Oğuz'umun da çetneviri biteli 2 saat olmuştu ve ben bir saattir yatağımda olmama rağmen uyuyamıyordum.
Düğünüm vardı.
Benim düğünüm.
İnanabiliyor musunuz?
B E N İ M.
Yarım saat önce Oğuz'la telefonda konuşmuş,ve ikimizde heyecandan uyuyamadığımızı birbirimize söylemiştik.
Oğuz gerçekten uyuyamayacağımı ve bu gidişle 1 paket daha nesquik bitireceğimi anlayınca bana dedi ki;
'Güzelim,bizim düğünümüz var ve ikimizde heyecanlıyız,anlıyorum.Ama uyumamız lazım yoksa gelin ve damat olarak kendi düğünümüzün tadını çıkartamayız yorgun argın.Hem daha bir düğünümüz daha var.Sonra kavuşacağız canımın içi,2 gün kaldı sadece.O yüzden uyu olur mu?Yine de uyuyamazsın yaz bana"
Düğün demişken arkadaşlar.
Sara Nur Zorlu gururla sunar;
İnci'ye davetiye yollayacağımı söylemiştim hatırlarsanız.
Yaptım.
İnci'nin davetiyesini bizzat kendim imzaladım.
Ama şu notla;
"Zamanında demekki hiç bir zaman senin olmamış dediğin,o sözün üzerinden 2 ay bile geçmemişken evlendiğim eşimle birlikte düğünümüze senide çağırmaktan mutluluk duyarız.
Emir Oğuz-Sara Nur Zorlu"
Ha bu arada,öyle bir kına gecesi yapmıştık ki,bir ara Elzem gülmekten doğuracak zannetmiştim.
Her şey gönlümüze göreydi ve tam olarak mükkemmel olmuştu.
Gelinliğim tam karşımda,dolabımın üzerinde asılıydı şimdi.
Gözlerim bir kez daha üzerinde dolanırken odama baktım.
Gençliğimin geçtiği odama.
Şaka maka,baba evinde geçirdiğim son iki gecemdi.
Burada (Ankara'da) olacak düğünün gecesinde de baba evinde kalacaktım.Ertesi gün sabah saat 11'de gelin alma olacaktı.
Çok tuhaf duygulardı bunlar.
Tuhaf ama güzel.
Acaba annemler uyanık mıdır hissi içimde meraka yol açarken kalkıp yatak odasına gittim.
Kapıyı tıklattım ve içeriden babamın sesi geldi;
"Gel güzel kızım benim"
Kapıyı açıp bana gülümseyen anne ve babama baktım.
Onların varlığı büyük bir nimetti benim için.
Her zaman anne ve babasını kaybeden insanlara karşı bir başka olmuştum.
Efe'ye düşkünlüğümde bundan kaynaklanıyordu.
Onlar bizim sahip olduğumuz,her anımızı paylaştığımız,hayallerimizden ve hayatımızdan bahsettiğimiz,her konuda yardım aldığımız ailemizdi.
Anne veya babam hayatta olmasaydı düğün işleriyle uğraşmazdım.
Hayatım çok daha farklı olurdu.
Onların eksikliği,yoksunluğu öyle kötü bir his olurdu ki.
Bir kez daha şükür ettim.
'Allah'ım,beni sevdiklerimle birlikte bugünlere getirdiğin,aileme mahçup etmediğin için sana binlerce kez şükürler olsun"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Albay Kızı
Ficción General"Ey kahraman Türk kadını! Sen yerlerde sürünmeye değil,omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın." -Gazi Mustafa Kemal Atatürk
