42

5.3K 397 67
                                        

"Ama sen susarsan, ben seni hiç dinleyemem ki."

Kuzey hafifçe kıkırdadı. Terkedilmiş bir parkın banklarından birinde oturmuş, kartondan yapılmış bardakta kahve içiyorduk. Hava bugün güneşli olmasına rağmen soğuktu. Kış yaklaşmaya başlamıştı.

Güneş'i evimden kovmak istemezdim. Bunu hiç istemezdim. Onun gözlerinde gördüğüm kırgınlıktan sonra kelimelerimi geri almak istediğime yemin edebilirdim. Fakat bunu yapmamıştım. Çünkü ondan daha fazla kırılmıştım. Beni anlamasını, benim yanımda olmasını bekliyordum. O benim arkadaşımdı, Deniz'in değil. Lakin annem bile benim yanımda olmazken Güneş'den bunu beklemek saçmalıktı.

Aslında Kuzey mesaj attığında niyetim onu nazikçe reddetmekti fakat o fazla inatçıydı. Evimin önüne gelmişti ve ben onunla gelmeden oradan ayrılmayacağını söylemişti. Üşümesini göze alamamıştım. Sessiz bir parka oturduğumuzda konuşmamamdan şikayet ediyordu fakat bilmiyordu ki beynimde dolanan sesler hiç susmuyordu.

"Hayatında hiç istemediğin birinin yanında durmak zorunda kaldın mı?"

Kısık sesim bedenimi ürpertti. Zihnimde dolanan kelimeler dudaklarımda şekillendi. Kuzey'e güveniyordum. Bu güven zihnimde sakladığım sorunları gün yüzüne çıkartıyordu.

"Evet bir süre küçük kuzenime bakmak zorunda kalmıştım. Kendisi çok yaramaz olduğu için pek sevdiğim söylenemez."

Hafifçe güldüm. "O anlamda değil. Yani..." Duraksadım. Söylemek istediklerim dilimden dökülmedi. Kuzey hafifçe başını salladı.

"Ne demek istediğini anlıyorum. Bu zamana kadar senin gelip anlatmanı bekledim. Seni fazla zorlamak istemedim ama sormakta istedim. Denizle aranda ki ilişki bir erkek ve bir kız arasında olan sevgililikten çok farklı. Ona bakışlarını görüyorum, Yosun. Ona bu dünyayı üstüne yıkmış, seni bir defa öldürmek yerine bin defa öldürmüş gibi bakıyorsun. Kimse sevgilisine böyle bakmaz."

Bakışlarını kasılan yüzümden bir saniye bile ayırmamıştı. Kimsenin bunu anlamadığını düşündüğüm teorim üzerime yıkılmıştı. Kuzey, içimde sakladığım nefretimi anlamıştı. Onu tanımıştı.

"Ben-"

Ne söyleyebilirdim ki? Nefretimi ona da anlattığımda bana Güneş gibi davranacaktı. Onun gibi Deniz'e haksızlık yaptığımı, onu üzdüğümü dile getirecekti. O da Deniz'in tarafına geçecekti. Herkes gibi...

Kuzey, devam etmem için bekledi. Fakat konuşmadım. Biraz sonra derin bir nefes aldı ve ellerini bardağımın üzerinde duran ellerimin üzerine koydu.

"Seni herkes yargılayabilir. Ben seni anlamaya devam edeceğim. Bana olanları anlatmasan bile, bu dünya da birinin dahi seni anladığını bilmeni istiyorum. Çünkü bende çok sevdiğim bir insandan nefret ettim ve kimse beni anlamadı."

-----

Güneşışığı: Üzgünüm.

Güneşışığı: Seni üzmek istemiyorum, Yosun.

Güneşışığı: Sana gerçekleri geç olmadan göstermek istiyorum.

Güneşışığı: Beni biraz olsun anlayamaz mısın? (16.08)

Güneşışığı: Ne yaparsan yap hep yanında olacağım. (22.15)

Güneşışığı: Çünkü sen benim omzumu yasladığım tek dostumsun.

Çakıltaşı: O zaman bırak hata yapmaya devam edeyim.

Çakıltaşı: Belki bir gün, bende sana omzumu yaslarım.
Görüldü.

YN/ Kuzey :(

YOSUN |TextingHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin