25

7.1K 529 59
                                        

Güneşışığı: Çakıl (12.15)

Güneşışığı: Birazdan evinizin önünde olacağım (12.15)

Güneşışığı: ve seni o yataktan kazıyarak çıkartacağım (12.15)
Görüldü

Güneşışığı: Mavi tik mi? (12.25)

Güneşışığı: Buna pişman olacaksın Çakıl Yosun Demir! (12.25)

Güneşışığı: Deniz'i kolundan tuttuğum gibi sana getirmesini de bilirim ben (12.25)

Çakıltaşı çevrimiçi

Çakıltaşı yazıyor...

Çakıltaşı: Güneş, sakın! (12.25)

Çakıltaşı: Sakın Deniz'i buraya getirmeye kalkma (12.25)

Güneşışığı: Kapıyı aç (12.45)
Görüldü

-----

Güneş çalışma masamın sandalyesine ters bir şekilde oturmuş beni inceliyordu. Ben ise ona gözlerimi bile değdirememiştim.

Deniz ile konuştuğum günden itibaren yaklaşık 15 gün geçmişti. Bu süre içinde kimseyle tek kelime konuşmamış, sınıfta herkesin bakışları altında sıramı değiştirmiş, Deniz'in yanından Bengü'nün yanına geçmiştim. Kimseye hiç bir açıklama yapmamıştım. Kendime bile...

Deniz ve ben okulda birer ruh gibi geziyorduk. Benden farksız olduğunu söyleyemezdim çünkü her seferinde kendimi onu izlerken yakalıyordum. Onun solmuş tenini, asık suratını ve kızarmış gözlerini...

Bunun sorumlusu bendim ve her geçen gün pişmanlığımın beni bir hastalık gibi ele geçirmesine izin veriyordum. Oysa ki bunu ben istemiştim. Deniz'i parçalara ayırmayı ben istemiştim. Peki şuan neden onun kadar mutsuz ve umutsuzdum? Ayrıca kırılmış, kalbim tarafından terkedilmiştim.

"Bazen senin duvarlarını aşamıyorum."

Sadece soluk seslerimizin yankılandığı odamda kulaklarıma dolan kelimeler bakışlarımı karşımda güneş gibi parlayan kıza çevirmeme sebep oldu.

"Ne demek istiyorsun?"

Aslında ne demek istediğini çok iyi biliyordum. Duvarlarım hepimizin boyunu aşıyor, bizi birbirimizden ayırıyordu ve bu duvarlara o taşları tek tek ben dizmiştim.

Sanırım annem gerçekten haklıydı. Ben kimseyi haketmiyordum.

"Benimle arana hep bir hayali sınır çizdin. Belki bunu farkettirmeden yapmak istedin ama farkettirdin."

Derin bir iç çekti ve duraksadı. Kelimelerini zihninde toparladığını hayal ettim. Beni incitmek istemeyen kelimelerini...

"Düşüncelerini hiç benimle paylaşmadın. Ben ağlarken hep yanımda oldun ama ben senin ağladığını hiç öğrenemedim."

Çünkü bunu istemedim. Bana yaklaşan insanlar yüzerken yosunlara takılırdı.

Bir şey söylemek istedim. Kelimeleri zihnime yerleştirdim ve ağzımı açtım fakat Güneş elini kaldırdı ve konuşmamı engelledi.

"Lütfen, yıllarca sustuğun gibi şimdi de susmanı istiyorum."

Oturduğu sandalyeden kalktı ve yatağa yaklaştı. Tam karşıma oturdu ve gözlerini gözlerime dikti.

"Senin yıllarca bana bir şeyler anlatmanı bekledim. Tüm duygularını, düşüncelerini dinlemek istedim. Seni kimin bu kadar üzdüğünü bilmek istedim, Yosun."

Ellerini ellerimin üstüne koydu.

"Senin kadar iyi bir arkadaş olmak istedim. Neden bana bunu çok gördün? Sen günlerce kimseye anlatmadığın acılarına ağlarken neden bundan benim haberim olmadı? Neden sana sarılmama izin vermiyorsun?"

Gözlerinden akan damlaları elimle sildim ve ona sarıldım. Onu yosunlarımdan korurken fazla kırdığımı asla anlamamıştım. Ben kimsenin duygularını anlayamayan aptal bir kızdım.

Bir süre sonra toparlandı ve bedenini benden uzaklaştırdı.

"Özür dilerim."

Zihnimin karanlık köşesinde onlarca söylemek istediğim kelimelerin arasında bu kısa cümle gün yüzüne çıktı.

Güneş, yüzüne anlayışlı bir gülümseme yerleştirdi.

"Kimsenin seni önemsemediğini düşünüyorsun ama her şey gibi bunda da fena yanılıyorsun, Yosun."

Bir gün babaannem hasta yatağında yatarken beni baş ucuna çağırdı. Onun da benim gibi iki ismi vardı. Bana hangi ismimi daha çok seviyorsam o ismi taşımamı söyledi. Beni seven, önemseyen ve kalplerinde bir yer veren insanların bunu hissederek bana o isimle sesleneceklerini de... Bu kehanete her ne kadar inanmak istemesem de kalbim bunun gerçek olmasını her zaman diledi. İçten içe Çakıl değil Yosun olmak istedim ama herkes için Çakıl oldum. Kehanet gerçekleşmemişti ve kalbim eski inancını kaybetmişti ya da ben gerçekten fena yanılıyordum.

YN/ Unutmayalım, dostlarımız değerlidir ve kalbimizin en geniş odacıklarına yerleşmişlerdir.

YOSUN |TextingHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin