BUZ KIRAĞI |39

6K 261 45
                                        

Hayret bir şey ya! Bir yıldır eşek gibi çalışıyorum. 84 puanla teşekkür belgesi aldım ya! Hayır yani benim kadar mükemmel bir zekaya sahip olan kız 84 yapıyorda, sevgilim olan bey nasıl 87 ile takdir alıyor. Kesin kayırdılar bunu. Başka bir açıklaması olamaz!

Büyük ihtimal sınıfla tekrar bir arada olamayız diye, sınıfça bir kafeye doğru yol aldık. Şirin bir kafeydi. Hem içeride hem de dışarıda yeri vardı. Dışardaki kısımda engin masalar ve etrafındaki rengarenk minderler çok hoş duruyordu. Bu yüzden dışarıda oturmayı tercih ettik.

Hayret, ilk defa Aras'ın kafesine gitmediniz.

6 masayı birleştirince anca sığmıştık. Ne yesek diye düşünürken menüler geldi.

Çiğ köfte yeyin. Hazır dümdüz dizilmişken Urfa Sırageceleri yaparsınız.

En iyisi tatlı diyerek büyük bir yaş pasta kestirdik. Yanına da içeceklerimizi sipariş verince sohbete başladık. Kader malının şu an burda olmadığı o kadar belli oluyordu ki, etrafta pozitif enerjiler  dolanıyordu. Keşkem olaydı da suratına pasta ataydık.

Pastamızı yiyince etraftaki atraksiyon aletlerine doğru ilerledik.daire şeklindeki demirin ucundaki tekli salıncaklara oturup sallanmaya başladık. En fazla altı kişi binebileceği için dışarıda kalanlar başka aletlere yöneldiler. Hayır yani bu salıncağı bu şekilde çizen mimarın psikolojisini öğrenmek istedim. Ulan sallandıkça ayaklarımız birbirine çarpıyor.

Tüm gün harika geçmişti. Akşamüstü eve geldiğimde yorgunluktan bitap düşmüştüm resmen.

Üzerimi değiştirip aşağı indim. Salona indiğimde annemi, teyzemi, halamı ve kuzenim Selma'yı; başlarında baş örtüsü ile dudaklarını oynatıp duruyorlardı.

"Anne-" sözümü işaret parmaklarını dudaklarına yerleştirip, hemşire gibi "Şşş..." diyerek kestiler. N'oluyor burda?

Mal mısın?

"Hoşgeld-"

"ŞŞŞŞ..." Annem gözleriyle orta sehpayı işaret etti. Bir sürahiyi ve yanındaki küp şekerleri gösterdi. Haa...

Hele şükür.

Anlamadım.

Püüü!

Annemler sürahiye ve şekerlere üfledikten sonra yarınki sınavım için dua ettiklerini söylediler. Suyu ve şekeri o yüzden okuyorlardı demek...

Aaaa! Harbi mi? Nerden anladın?

Allah'ım sen bana yardım et. Ben yarın n'apacağım!

Sen bir yıl gavur gibi yaşa, sınav gelince "Allah'ım yardım." He he.

Moral bozan iç ses iticiliği, der susarım. Annemin hazırladığı ikramlıkları içeri taşıyıp servis yaptım. Yarım saat kadar onlarla sohbet edip odama çıktım. Bugün sondu. Ne yapabilirsem bugün bitecekti. Yarın kim bilir nasıl sorularla karşılaşacaktım.

Konu anlatımlı testleri gözümün önüne koyarak Allah ne verdiyse daldım. Kırkbeş dakikada bir ara verip tekrar başlıyordum. Sekiz saat uyuyabileceğim bir saat ayarlayıp, o saate kadar aynı şekil çalışmaya devam ettim. Bir net bir nettir. Hiçbir şey kaçırmamam gerekiyordu. En sonunda beynimin yandığını hissettiğim için çalışmayı bıraktım. Biraz kuru yemiş yedim ve uyuma kararı alarak yatağıma yöneldim.

BUZ KIRAĞI  Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin