42.Bölüm: Ekip Tamam

22 3 1
                                    

Kolları beni sıkıca sararken kaslarımın yorgunluktan gevşediğini fark ettim ve bu beni bir adım geri sürükleyince sıkı kollar bedenimi sardı yüksek çığlıklar kulaklarımı derin gözler ise gözlerimi ardından derin bir uyku beynimi.

"Neredeyim ben?"dedim halsizce .

"Evimizdesin."Rüzgar hâlâ ona aitmişim gibi davranıyordu.

"Annemi arayın gelsin alsın beni buradan."sesimdeki netlik beni bile şaşırtmıştı.

"Abi bu Sinan beni deli edecek gelmiş bana benim niye bir flörtüm yok ortalık kız kaynı- Aaaa Yağmur nasılsın iyi oldun mu?"Ömer hayıflanarak içeri girerken gözlerimi sinirle kırpıştırdım .

"Çok iyiyim Ömer , Rüzgar'ı bir kızın kollarında görüncede hatta sizin gülerek şakalaşmalarınızı görürkende hatta ve hatta benim yokluğumdan istifade bensiz herşeyin normal olduğunu gözüme sokmanızıda gördüm daha iyi oldum neyse annemi arayın beni alsın buradan."dedim göz teması kurmak dahi istemiyordum. Rüzgar sinirle kalktı başımdan.

"Yeter Yağmur yeter 1 sene oldu be 1 sene ben sensizken biz sensizken bir gram su içemedik be sen bizi yokluğuna sürerken seni kabusumuzda görüyorduk sen geldin sana kızmadık bile neden gittin demedik neden geldin demedik sana bir kere onu neden yaptın demedik bizi neden sevmedin neden böyle yaptık demedim demedik şimdi gelmiş gidin başımdan diyorsun tamam Yağmur tamam gidelim gideriz biz biz seni her şeye rağmen sevdik ama sen sen bizim için bir hiçmişsin. "Adeta terör estiriyordu ama biraz da olsa haklıydı.

"Rüzgar ben..."dedim battaniyeye bakarak .

"Sen ne Yağmur sen ne sen yokluğunda buramda o kadar derin yaralar açtın ki ven o yaraları kendim saramadım başkasına saldıramadım kalbime gömdüm kalbime."eli kalbinde gözleri gözlerimdeydi canım yanıyordu hemde çok.

"Ben özü-"derken sözümü kesti.

"Şimdi annene mi gideceksin?"dedi gözleri dolarken.

"Evet."dedim sol gözümden damlayan yaşla.

"Tamam telefonunu ver."elimdeki telefonu ona uzattım ve ardından dışarı çıktı on dakika sonra geri geldi .

"Geliyorlar."dedi sessizce.

"Abi kimler geliyor?"Sinan o kadar tedirgindiki.

"Yağmur'un anne ve babası ."

"Ne onlar ölmem-"Sinan'ın koluna Ömer vurunca ona dönüp sustu.

"Ben bakarım."kapının çalmasıyla Ömer bakmak için yanımızdan ayrıldı ben ona bakıyordum oysa o bana bakma tenezzülü bile göstermiyordu.

"Yağmur kızım ."annem telaşla içeri girince babamın suratında kızgınlık vardı.

"İyiyim."dedim zar zor.

"Eşyaların burada kalabilir hadi gidelim. "babam sanki tüm suçlu onlarmış gibi sinirliydi.

"Ama bab-"

"Hadi kızım."yataktan kalkar kalkmaz tam ağzımı açacakken elini kaldırdı sustum ve kapıdan ayrıldım ponçiği kucağıma alıp merdivenlerden inip dışarıya çıktık arabaya bindiğim gibi başımı cama yasladım ve eve gitmeyi bekledim.

"Kızım kalk güzelim hadi geldik."annemin sıcak elleri koluma dokununca bir anda yerimden sıçradım uyumuşmuydum belkide.

"Anne."dedim zor açılan gözlerimle.

"Geldik kızım."arabadan iner inmez eve girdik ben onlara açıklama gereği duymadan merdivenlere yönelip odama çıktım. Telefonumu cebimden çıkartınca saate bakmak için ekranı açtığım an 15 bildirimin geldiğinim gördüm HEPİMİZ BİRİZ whattsap grubundan bir diğer BİLDİRİMİNİZ VAR yazısına tıklayıp gruba girince mesajları okumaya koyuldum .

Sinan: Yağmo sen bizi yanlış anladın.

Ömer: Evet Yağmur ama biz seni çok soruşturduk ne mezarını bulabildik nede bir haberini.

Sinan: Tekrar doktorunla konuşmak için hastaneye gittik ama o doktorun oradan tahin edindiğini öğrendik başta endişelendik hep soruşturduk ama elimizden hiç birşey gelmedi işte kahretsin ki gelmedi.

Sinan: Rüzgar mahvoldu biz mahvolduk sonra Hazel girdi hayatımıza .

Ömer: Oğlum Hazel sırasımı.

Sinan: Pardon abi açıklama yapın dediniz yaptım da ama olmadı heralde .

Rüzgar: Hazel konusunu açmayın.

Sinan: Sevgilin mi kızıyor abi?

Ömer: Sinan abi git bir soğuk su gözünü seveyim bak Yağmur için buradayız konuyu nereye getirdin.

Sinan: Yağmo sen Rüzgar'a kırgınmıymışsın?

Kırgınmıymışsın mı ? Of Sinan şu mesaj işini hiç beceremiyorsun aklımdaki soruları bırakıp okumaya devam ettim.

Sinan: Kırgınmısın*

Ömer: Sinan terket burayı.

Sinan: Ne ya Allah Allah.

Ömer: Tamam zaten baksana Yağmur yok.

Sinan: Evet ya Yağmo gelince sizi dinliyorum dersin emrindeyiz.

Üzgünüm orada size tek bir kelime etmeme konuşmama dahi izin vermeyen kişi için daha neyi çabalamam gerek? ' yazıp attıktan sonra kimler görmüş diye bakmak için dokunduğumda üçününde gördümü fark ettim hemen aktif olmuşlardı.

Rüzgar: Bir şey söylemek için çok geçti buna hazır değildim , değildik.

Sinan: Ben hazırdım.

Ömer: Sinan kafanı suya sok ve bir daha çıkartma.

Sinan: Lan boğulurum.

Ömer: Boğul diye söyledim zaten. Buna ister istemez kahkaha attım.

Rüzgar: Neyse sonra konuşuruz şimdi kavga etmeyelim. Konuşma grubundan çıkıp telefonu komidinin üzerine koydum ve ardından yatağıma uzandım.

MESAFEHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin