15 \ Rüya Kapanı

4.2K 412 244
                                        



2019'un ilk bölümüdür. Multi Okyanus o zaman:d


İyi okumalar.






"Neden buraya geldik?" Eray durduğumu görünce omuzlarımdan iterek beni içeri doğru yönlendirdi. Gözlerimi devirerek etüt salonuna girdim. Bir duvarın önüne geldiğimizde beni durdurdu. Duvara sonra da ona baktım. Kaş göz yaparak duvarı gösterdiğinde duvara baktım. Yüzme yarışması ile ilgili bir afiş vardı.

"Ne?" Oflayıp "Kızım sen manyak mısın?" Dedi. Kafama bir fiske atıp afişe doğru yüzümü yaklaştırdı. Ellerini itip uzaklaştım. "Yarışmaya falan girmeyeceğim." Diyerek arkamı döndüğümde hızla önüme geçti. "Neden? Çok iyi yüzmüyor musun? Şansını deneyemez misin?"

"Deneyemem." Afişe baktım. "Ben o kadar da iyi değilim. Sadece kendi çapımda size hava atıyorum. Yarışmaya sokup kaybetmemi mi istiyorsun?"

"Kaybetsen ne olacak? Aaa Lara kaybetti mi diyecekler ya da diyeceğim?"

"Hayır. Beceriksiz olduğum tescillenecek. Benim iyi olduğum tek şey çalışmak bilirsin." Kafasına bir fiske vurdum. "Beni boş işlerle oyalama." Koluna girip çıkışa doğru götürmeye başladım. "Sen bu inatla yaşamazsın." Dedi kolumu ittirerek. "Öyle mi diyorsun sarışın?" Dedim gülümseyerek. Bana ters ters baktı. "Üç kez tekrarlamak lazım tabi kıt aklına." Dediğimde dudaklarım aralandı. "Bana diyene bak! Peh, sen çok mu akıllısın?" Dudaklarını ıslatıp açık mavi gömleğinin yakalarını kaldırıp indirdi ve havalı bir şekilde göz kırpıp "Bak bakalım. Sence?" Dedi sırıtarak. Ona dil çıkarıp "Duvar senden daha akıllı." Diye söylendim. Bisikletlerimizin yanına geldiğimizde çalan telefonuna baktı.

"Efendim Okyanus?" Bisikletimin kilidini çözmeyi kestim. Okyanus'la iki haftadır, yani kamptan beri, konuşmuyorduk. O günden sonra kardeşini her almaya gittiğimde ya evde yoktu ya da beni görür görmez direk gidiyordu. Bende arayıp sormuyordum.

"Biz Lara ile birlikte bugün plan yaptık aslında ama istersen sende gel." Kafamı hızla kaldırıp bacağına vurdum. "Gel abi işte. Sonra da antrenmana gideriz." Dediğinde ona kaşlarım çatık bakıyordum. "Pekala sen bilirsin." Diyerek telefonu kapattığında sinirli suratıma baktı. "Neden bana sormadan onu çağırıyorsun?"

"İyi anlaşmıyor muydunuz siz?" Diyerek saçımı dağıttığında elini itip bisikletime bindim. "Anlaşmıyoruz. Tanışmıyoruz bile! Gelmiyor değil mi birde? Hah, kim istiyor ki zaten onu?" Eray'ın gülüşü kuşağımı doldurduğunda yüzüne ne var dercesine bakıyordum. "Aynen bence de ondan nefret ediyorsun. Başka açıklaması yok." Bisikletine binip bana sırıttığında "Gülme!" Dedim bisikleti ona sürerek. "Aynen Lara aynen." Diyerek gülmeye devam ettiğinde bisikletine tekme attım. Dengesini kaybettiğinde gülerek ileriye sürmeye başladım.


*




Sahile yakın bir parkta salıncaklara oturmuş Eray'la dondurma yerken bize doğru gelen Zehra'yı görerek gözlerimi devirdim. Zehra kampta Eray'a yazan kızdı. Birazdan Defne'de gelecekti ve arkadaşımı biraz tanıyorsam Zehra'yı rahat bırakacağını sanmıyordum. Zehra yanımıza gelip Eray'a gülümsediğinde bana da göz ucuyla bakmıştı. "Merhaba Eray." Dediğinde Eray dondurmanın kabını yalamakla meşguldü. Yarım ağız merhaba demeye çalıştı ama kabı düşürünce bir an ona baktım. En büyük hobimiz kap  yalamaktı ve şu an sahiden sinirli duruyordu. Benimkini uzattım. "Al dokunmadım hadi. Benden olsun." Dediğimde sırıtarak bana uzandı. Yanağımdan makas alıp "Seni seviyorum biliyorsun değil mi?" Dedi. Zehra boğazını temizleyip "Ee neler yapıyorsunuz? Uzun zaman oldu değil mi?" Dedi kaydırağa oturarak.

"Aslına çok da uz—" Sözümü kesip "Değil mi Eray?" Dediğinde Eray bana baktı. Kaşlarımı kaldırıp "Pekala." Diyerek kendi halimde sallanmaya devam ettim. Fazlalık muamelesi görüyordum galiba.

Hey Sen?! Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin