29 \ Alone in this

3.6K 434 222
                                        



I'm here hxjsuxjshdhsb

*

Bazen bir şeyleri yaparken zorlanırdık. Bu şeyler bazen çok sıradan şeyler bazense bizi gerçekten rahatsız eden şeylerdi. Annem hep dertlerimizin bir gün yok olacağını bilerek yaşamamı söylerdi çünkü böyle yaşarsam hayattan zevk alırmışım.

"Alara pasta geldi mi?" Yavaşça kafa sallayıp elimdeki kurdelayı bir köşeye bıraktım. Bugün Beril'in doğum günüydü. Neredeyse tüm okulun katıldığı bir parti düzenliyordu ve galiba bugün ortalıkta görünmek istediğim bir gün değildi. Sabah berbat bir karın ağrısıyla uyanmıştım ve başımda inanılmaz bir sancı vardı.

"Alara, Defneler nerede kaldı?" Beril bir yandan elindeki ruju dudaklarına sürmeye çalıştığı için sesi boğuk çıkmıştı. "Defne ve Barış bir yere uğrayıp geliyorlar. Diğerlerinden haberim yok." Omuz silkip kendine odaklandığında odanın kapısı tıklatıldı. Eray'ı gördüğümde gergin duruyordu. Bana kaçamak bir bakış atıp odaya girdiğinde oturduğum koltukta doğruldum. "Selam." Diyerek yanıma oturduğunda Beril söylenmeye başlamıştı. "Islak mendil bulmam lazım!" Odadan hızla çıktığında bakışları yüzümde olan Eray'a baktım.

"Bir sorun mu var?" Diye sorduğumda ellerini sapsarı saçlarına daldırıp gergince soludu. "Alara bir şeyler oluyor ve ben anlamıyorum." Kaşlarımı çattım. "Ne gibi şeyler?"

"Bu stalker—"

"Yine bir şey mi yaptı? Sana mı yoksa? Ne oldu Eray?" Ellerini omuzlarıma koyup "Sakin ol." Dedi sessizce. "Babam bugün bana birinin beni veya seni rahatsız edip etmediğini sordu." Dirseğime uzanıp elimi tuttu. "Alara bana ne biliyorsan anlatmalısın çünkü babam bana bir şeyler söyledi."

"Aaa Alara! Dedikodu yapmaya mı geldiniz siz? Hem ne konuşuyorsunuz siz ikiniz?" Beril'in sesiyle irkilerek Eray'ın elini sıktığımda gözleri endişeli bir şekilde bana bakıyordu. "Siz iyi misiniz?" Dedi Beril bize dikkatle bakarak. Eray elini yavaşça omzuma koydu. "Alara'yla bozuktuk. Aramızı düzeltmeye çalıyoruz."

"Sen ona Alara demezsin. Şimdi anlat bana. Neler dönüyor?" Dedi Beril gözlerini Eray'a dikerek. Eray afallayarak bana baktı. "B-ben—"

"Doğukan geldi az önce Beril. Onu aranmadığını ve seni merak ettiğini söyledi. Aşağıya inip baksan iyi olur." Telaşla ellerini birbirine vurdu. "Lanet olsun! Nasıl unuturum ben Doğukan'ı ya?" Hızla odadan çıktığında Eray derin bir soluk verdi. "Doğukan'ı aramadığını nereden biliyordun Lara? Ya aramış olsaydı."

"Ben sadece ihtimalleri değerlendirdim Eray. Basit bir tahmindi."

"Ne kadar değiştiğinin farkında mısın Lara?" Yavaşça ayağa kalkıp önümde diz çöktü. "Odanı gördüm." Yutkundum. "Ne olmuş odama?" Hafifçe güldü. "Yapma Lara. Neyden bahsettiğimi gayet iyi biliyorsun."

"Senin ağzından çıkmayan şeyleri bilmiyorum Eray." Kafasını hafifçe yere eğip gözlerime baktı. "Mantar panonu sakladığın yerden buldum. Notlarını okudum. Her şeyi gördüm Lara."

"Baban sana ne söyledi?" Dediğimde alt dudağını ısırıp "Lara beni dinlemiyor musun?" Dedi sinirle. "Ben hep seni dinliyorum Eray." Dedim boş bir şekilde. "Odanda gördüklerimin bir açıklamasını istiyorum.

O mantar panoda Stalker olabilecek kişiler vardı. Kurbanları, yaptıkları en ince detayına kadar yazılmış ve çizilmişti. Aynı zamanda Stalker olan kişinin yol haritası gibi duruyordu.

Eray ya benim Stalker olduğumu düşünüyordu ya da o kişiyi tanıdığımı.

"Eray baban sana ne söyledi?" Doğruldu. "Partiden sonra konuşuruz tamam mı? Kafamı toplamam lazım benim zaten."

Hey Sen?! Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin