Selam herkese.
Lütfen yorum yapmadan gitmeyiiin::)
İyi okumalar.
"İyi misin?" Gözlerim donuk bir şekilde görevli kadına baktım. Yutkunarak kafa salladım. "Ben,"
"Ah işte geldim!" Ayşegül nefes nefese içeriye girdiğinde yüz ifademe bakıp "Ne oluyor ya?" Diye sordu. Kafamı iki yana salladım. "Hiç, hiçbir şey." Diyerek telefonumun ekranını kapattığımda görevli kadında önümden çekilmişti. Ayşegül'ü bacaklarıma yüzünü buruşturarak bakarken gördüğümde "Rahatsız oluyorum." Dedim. "Ah üzgünüm. Ben sadece," Derin bir nefes aldı. "Çok acımıştır diye düşünüyordum." Cevap vermedim. Çok acımamıştı, çok fazla acımıştı. Hala acıyordu. Getirdiği çorabı giyip kendininkini çöpe attığımda içimde dolanan huzursuzlukla başa çıkamıyordum. Kollarımı göğsümde birleştirip revirden çıktığımda bize doğru gelen çiftle kaşlarım çatıldı. İlker ve İdil. İlker yumruğunu İdil'e uzattığında tokalaşıp gülüştüler. Onlardaki bakışlarım Ayşegül'ün koluma girmesiyle son bulurken "Daha iyi misin?" Diye sordu. Kafa salladım. "İyiyim sadece dizlerim hep daha hassaslar." Dedim gülümsemeye çalışarak. "Çok güçlüsün Alara." Hafifçe gülümsedim.
"Hey selam?" İdil'in sesiyle adımlarım durduğunda Ayşegül beklentiyle bize bakıyordu. İlker İdil'in yanında durup "Merhaba." Dediğinde sessiz kaldım. "İlker ve ben senden öz—" Alayla güldüm. Onlardan birkaç adım uzaklaşıp kafamı iki yana salladım. "Umrumda değil." Dediğimde kaşlarını çattı. "Anlamadım. Nasıl yani?" Diye sorduğunda İlker araya girip "O gece bana ne oldu bilmiyorum. Gerçekten çok pişmanım. Sana kesinlikle zarar vermezdim." Dedi gözlerime derince bakarak. Kafamı iki yana salladım. "Annem bana dedi ki eğer insanlar senden sadece menfaat bekliyorlarsa onlar asla iyi niyetli olamazlar. Asla o insanlara kanma." Yutkundum ve İdil'e baktım. "Ben sana hiçbir şey yapmadım ama sen hep beni kullanmaya çalıştın." İdil sözlerim onu üzmüş gibi bakışlarını yere eğdiğinde İlker bana yaklaştı. "Alara ben gerçekten özür dilerim. Çok sinirlendim. Diğerleri gibi bizi hor göreceğini düşünmüştüm."
"Hor görmüyorum ama size her baktığımda midemi bulandıran şeyler var. Bu maddiyatla ilgili değil ama sadece kalbinizle ilgili. Benden uzak durun." Ayşegül tekrar koluma girdiğinde arkamda iki tane hayat bırakmıştım. Bazen insanlara hayır demek zordu. Kırılmasın isterdik. Herkesin hayatında bir nebze faydamız olsun diye bazen de fedakarlık ederdik ama çoğu zaman değmezlerdi. Sonuçta da biz üzülürdük.
*
"Ver hadi tatlını." Tepsiden tatlıyı alıp Eray'a uzattım. "Teşekkürler hayatım." Dedi cıvıkca. Gözlerimi devirip önümdeki çorbayı içmeye çalıştım. İçimden yemek yemek gelmiyordu. "Can'la aynı sınıftayız." Dedi bana yaklaşarak. "Hmm." Diye mırıldandım. "Seni çok soruyor bu çocuk. Hoşlanıyor falan olmasın?" Ağzımdan kaşığı uzaklaştırdım. "Can'ın sevgilisi var Eray." Dediğimde omuz silkti. "Bu çocuğun sana ilgisi var. Şuraya yazıyorum." Diyerek koluma uzanıp bir çizgi attı.
"Bilirsin ihanet sadece uygulamada olmaz." Dedi Ayşegül bize bakarak. Bizi duymuştu anlaşılan. Haklıydı. "Bizi ilgilendirmez." Dediğimde Eray sevecen bir şekilde Ayşegül'e bakıyordu. Defne ve Beril Allah'tan yoktu. Onlar Doğukan ve Barış'la yiyorlardı. Zar zor ikna etmiştim çünkü Eray beni keserdi.
"Senin sevgilin var mı Ayşegül?" Diye sordum çorbamdan bir kaşık alıp kaçamak bir bakış atarak. Yok demişti ama Eray'ın ondan duymaya ihtiyacı vardı. "Yok." Dedi omuz silkerek. "Gerek de yok." Dedi patatesleriyle ilgilenerek. Eray bana baktığında omuz silktim.
"Ne yani sen biriyle sevgili olduğunda o senin için gerekli olduğu için mi var?" Dedi Eray sorgular bir şekilde. Ayşegül kahverengi gözlerini ona çıkardı. "Hayır tabii ki. Öyle bir anlam çıkararak söylemedim. Olmaması dert olmuyor sadece."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Hey Sen?!
UmorismoBen Alara Yücegönül. Bir tane sevgili yapacağım demiştim. Onun bile gidip en karaktersizini bulmuştum. Burnumu çektim. "Ne ağlıyorum ben ya." dedim kendime kızarak. "O onun bunun evladı hiç üzgün değildi. Ben niye salak salak ağlıyorum!" etrafa ba...
