17 \ Lie

3.8K 429 295
                                        

Bölüm isimleri tamamen çıkan şarkıya göre geldi iki bölümdür. En zorlandığım şey şu bölüm adlarıjxmsjxmskxls whyyy¿

Ve yorum yaparsanız beni mutlu edersiniz (;

İyi okumalar.





Gözlerimi mantar panoya dikmiş dikkatli bir şekilde bakıyordum. Elime kalemimi aldım.

4-Beni korudu.

Sayfayı sinirle karalayıp not defterini bir köşeye fırlattım. Sahiden ne yapmaya çalışıyordu? Sıkıntıyla saçlarımı çekiştirdim. Kapım tıklatıldığında hızla ayağa kalkıp "Bir dakika!" Diye bağırdım. Panoyu çıkarıp dolabıma koydum. "Tamam." Dediğimde annem içeri girdi. "Lara iyi misin tatlım?" Kafa sallayıp gülümsedim. "Son günlerde yorgun ve dalgın görünüyorsun. Paylaşmak istediğin bir şey var mı?" Kafamı iki yana salladım. "Her şey yolunda anne. Sorun yok." Yatağın üzerine oturdu. Elini yatağa vurup "Gel bakalım." Dediğinde derin bir nefes alarak yanına oturdum.

"Bana her şeyi anlatabileceğini biliyorsun değil mi?" Kafa salladım. "Biliyorum anne. Endişelenmene gerek yok." Elini tuttum. "İnan bana yok."

"Pekala. Babanla konuşuyorduk da sana da sormak istedim. Başka bir eve taşınmayı düşünüyoruz. Bahçeli ve daha geniş bir ev. Ne dersin?" Kafamı fark etmez dercesine salladım. "Bu şehirde kaldığımız sürece ben hep tamamım." Gülümseyip saçlarımı okşadı. "Yarın babanla ev bakacağız. Gelmek ister misin?"

"Yarın Mila'yı annesinin yanına götürmeyi planlıyordum. Çalıştığı yeri gezdireyim diye düşündüm."

"Eğer bizimle olmak istiyorsan gel." Dedi ciddi bir tavırla. "Merak etme anne."

"Gidip babana bir bakayım. En son çay yapmaya çalışıyordu." Odadan çıktığında sırtımı yatağa bıraktım. Ona nasıl böyle bir şeyi söyleyebilirdim? O annemdi. Nasıl yastığa başını huzurla koyabilirdi böyle bir şeyi duyduktan sonra? Oflayarak telefonumu elime aldım. Fan sayfalarının Okyanus ve benim resimlerimizi editlediğini gördüğümde kafamı iki yana salladım. Takipçi sayım günden güne büyürken Okyanus'un hesabına giriverdim. Fotoğraflarına göz gezdirirken ne kadar güzel çıktığını fark ettim her resimde. Telefonumun üzerine bir tüy düştüğünde elimle ittim ama gitmedi. Bir kez daha ittiğimde çıkan kalple gözlerim kocaman oldu. Yanlışlıkla resmini beğenmiştim. Gözlerimi kapattım.

"Ben bittim." Beğendiğim resmine tek gözümü kapatıp baktım. Utançla yüzümü buruşturdum. "Salak Alara!" Plajdan yeni çıkmış bir resmiydi. Üstelik çok altlardaydı bu resim ve onun resimlerine baktığım çok açık ortadaydı. Sinirle kafamı yastığa gömdüm.

"Neden bu kadar salağım? Neden?!" Kendi kendime yatakta debelenirken telefonumdan bildirim geldi.

Okyanus Albayrak resminizi beğendi.

Elimi ağzıma kapatıp telefonu uzaklaştırdım. O da benim plajdaki bir fotoğrafımı beğenmişti. "Neden Okyanus, ölmek mi istiyorsun?" İzlediğim kore dizilerinden çaldığım repliğe yüzümü buruşturdum. "Özgün ol be!" Diyerek kendime laf çarptığımda telefonu elimden bırakmıştım. Balkona çıktığımda karanlık gökyüzüne baktım. Bir ağlama sesi duyduğumda aşağıya doğru baktım. Işıl'ı gördüğümde aşağıya doğru daha da eğildim. Merakıma dayanamayarak odamdan hızla çıktığımda annem babamla şakalaşıyordu.

"Nereye Alara?"

"Anne dondurma alıp geliyorum. Beş dakikaya buradayım."

"Dikkat et." Kapıyı açıp ayakkabılarımı hızla giydim. Asansöre basıp gelmesini bekledim. Geldiğinde girip bekledim. Aynada kendimle karşılaştığımda durdum. "Ne yapıyorum ben ya?" Omuzlarım çöktü. "Bana ne Işıl'dan." Alt dudağımı ısırdım. "Yine de dondurma güzel fikir."

Hey Sen?! Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin