Ayberk yerde üstüne bulaşmış kırmızı bir sıvıya yatıyordu. Bizim geldiğimizi görünce kafasını kaldırıp şirin şirin sırıtmaya başladı.
Çok güzel gülüyordu be! Hayır güzel gülmüyordu iğrenç gülüyordu çünkü ona düşmemeliydim. Melül melül baktığımı fark edince bakışlarımı farklı bir yere yönlendirdim.
Cemile Teyze bizi oturma odasına götürdü. Koltuklara yerleşip muhabbet etmeye başladık. Cemile Teyzeyle annem Cemile Teyzenin çiçeklerine bakmak amacıyla arka bahçeye çıktılar.
Bende telefonu elime alıp gelen mesajlara bakmaya başladım.
Giray MALI: Napıyosun
Giray MALI: Nerelerdesin yav?
Giray MALI: Üf sıkıldım he
Elçin: Ayberklere geldik oturuyorum
Giray MALI: Sorduğun için sağol bende kahve yapıyorum
Giray MALI: Ay bir dakika, Ayberk kim be?
Elçin: Ay bir dakika, sanane be?
Giray MALI: O kim dedim ya!!!!
Giray MALI: Söylesene!!!
Giray MALI: Kim lan o??!!!
Giray MALI: Elçin sevgili mi yaptın bak doğru söyle
Giray MALI: Bir Ayberk'imiz eksikti
Giray MALI: Görüldü atmasana kızım
Giray MALI: O KİM?!!
Mesajları görüldüde bıraktım ve telefonun kilidini kapadım. Sıkıntıdan etrafa bakınmaya başladım. Kalkıp vitrinin üstündeki fotoğraflara bakındım.
Ayberk'in küçüklük fotoğrafları, anne babasının birlikte fotoğrafları, aile fotoğrafları falan vardı.
Bir fotoğrafta Ayberk'in kafasında fiyonklu pembe bir bandana vardı. Üstündeki kıyafetler de hello kittyliydi.
Onları görünce sırıtmaya başladım. Küçük Ayberk büyük hali gibi çirkin değildi. Tatlı ve minnoştu. Ben fotoğraflara bakarken omzuma bir el dokundu.
