Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Tanıyamadığım bir suret var bu kez zihnimde Ne yandan baksam Bu ben miyim diyor Pek bir aşinayım aslında Ama ruhu Sanki rengi solmuş gibi, şeffaf Keder boyunu aşmış gibi kambur Yorgun düşmüş gibi gözleri Öylesi dumanlı ki içleri Görenin gözleri dolar Nefesi tıkanır Kimsin diye sormaya cesaretim yok Pek bir incinmiş, kanadı kanayıp durur Üflesem geçer mi ki o mağmum zuhur Bir kelam etse alırım ondan bu kederi Yüreğime batar dilhun olmuş yüreği Saçları boylu boyunca salınır Gidenin ardından el sallar gibi Yalnızlık mı dedim Cevap vermedi Özlem mi dedim Ses yok Bakışları hep yerde Kendini arar gibi Sen kimsin dedim Gözleri gözlerime değdi Boşluk çoğaldı giderek Ve beni uzaya hapsetti Anladım ki onda hapsolmuş bu keder: Koca bir uzay gibi, sessizlik Ve boşluktan ibaretti Bilinmezlik, bildiğim tek şeydi. Bilinmezlik, onda bir kederdi.