Uzun zamandır böyle bir huzurla uyandığımı hatırlamıyordum. Yardımda aşık olduğum adam mışıl mışıl uyuyordu ve ben onu izliyordum. Boynuna öpücük kondurdum. Artık uyanmasını istiyordum. Yanımdayken bile hasret kalıyordum ona.
Gözlerini yavaşça açtı. "Dün neden sana sıcak davranmadığımı anlatmama rağmen böyle davranışlar sergiliyor olman... Kaşınma." Bana sarılıp omzuna yasladı. Güldüm. "Hadi kalk. Yapacak çok iş var." Başımdan öptü. "Ne gibi işler ?"
"İlk önce herkese haber verip bir yerde buluşma ayarlayacağız. Bu zamana kadar yapamadığımız şeyleri yapacağız." Baran gülmeye başladı. "Yapma yanarız." Karnına vurdum. "Her şeyi yanlış anlama artık ya." Baran yataktan kalkıp banyoya gitti. Ben de peşinden. "Duş almak ister misin ?" Lavabonun yanında sabit duran bardağa baktı. İçinde 2 tane diş fırçası vardı. Biri siyah biri pembe. Babam bende sık sık kaldığı için koymuştuk. "Neden iki tane var ?"
"Biri ilk aşkımın." Baran çatık kaşlarla bana döndü. "Umut ! Ne işi var burda lan ?!" Güldüm.
"Baran sen iyi misin ? İyice paronaya oldun. Babamın." Baran bir şey demeden önüne döndü. "Yedek fırça vardı bekle." Odama gidip çekmeceden fırçayı aldım ve banyoya döndüm.
"Kahvaltı hazırlamaya gidiyorum. Çabuk ol."
"Hazırlama. Bir şeyler giyde kahvaltıya gidelim." Sırıttım. "Oluuuur." Hemen arkamı dönüp odama girdim. Kot pantolonumu ve turuncu gömleğimi giyip saçımı bağladım. Orta boy halka küpelerimi takıp sade bir makyaj yaptım. Siyah kol çantamı hazırlayıp odadan çıktım. Baran salonda bekliyordu sanırım. Salona ilerledim ve koltukta oturan Baran'ı gördüm. "Ben hazırım." Beni biraz süzdü. "Yaşlandıkça güzelleşiyor musun sen ?" Güldüm.
"Yaşlandıkça mı ? Büyüdükçe demek istedin sanırım." Yanıma gelip ellerini omzuma koydu. "Yaş takıntın olduğunu bilmiyordum."
"Yaş takıntım yok ama yaşlı olduğumu kabul etmem tabii ki." Baran yaklaşıp dudağımı öptü. Öpücüğün şokuyla hıçkırdım. Baran birden ciddileşip omzumu parmağı ile gösterdi. "Açelya korkma ama omzunda örümcek var." Çığlık atarak çantamı yere atıp omzuma vurmaya başladım. "Baran ! Al onu ! Aaaaaa!"
Duyduğum kahkaha sesiyle anlamıştım. Hıçkırık yüzünden yapmıştı. "Baran ölüyordum korkudan !" Daha çok güldü. Ahhh bu gülüşü görmek için her gün küçük çaplı kalp krizi geçirmeye razıyım.
Çantamı yerden alıp omzuma geri taktım. "Bu kadar korkacağını düşünemedim." Tekrar yüzüme yaklaşıp alnımı öptü. Omzuna vurdum.
Birlikte dışarı çıktık. "Nereye gideceğiz ?"
"Gideceğiz işte bir yere." Göz devirdim. Bu adam asla romantik olamıyordu. Arabama ilerlerken anahtarı Baran'a uzattım. Anahtara bakıp konuştu. "Cidden güzel bir araba alalım." Kaşlarımı çattım. "Arabamın nesi var ?"
"Mor !" Cık cık yapmaya başladım. "Renklerin cinsiyeti olduğuna inanıyor musun ?"
"Burda olay Araba modeli, kız rengi, erkek rengi değil. Dikkat çekiyor." Güldüm. Arabaya binip deniz manzaralı bir yere oturduk. Çok güzel bir yerdi. Renkli sandalyeler değişik tablolar ve bembeyaz duvar...
"Böyle yerleri hiç sevmezsin sen."
"Sen seviyorsun." Tercihlerime saygı gösterdiği için minnet dolu bir bakış attım.
" Hoş geldiniz." Garson menüyü masaya koyup bir adım geri çekildi. "En beğenilen kahvaltımız 2. Sırada ki efendim."
"2.yi sipariş edelim mi Baran ?"
"Beğendiysen..." Siparişimizi verip denizi izlemeye başladık. "Birlikte bir şeyler yapmayalı baya olmuş." Baran kollarını masaya dayayıp bana yaklaştı. " İşlerim çok yoğundu."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Mafya Patron
RomanceBir insanı tanımak uzun yıllar alır. Yanlış tanıdığını anlamak ise bir kaç saniye. Açelya canından çok sevdiği çocuğa zevkle bakıcılık yapıyordu taki patronunun eli kanlı bir mafya olduğunu öğrenene kadar. Açelya eskisi gibi rahat olabilecek mi...
