Yürümeyi tercih ettiği için pişman olduğu o zamanlarda gideceği yere yaklaştığı için biraz da olsa rahatlıyordu. Kot ceketinin cebine koyduğu ellerinden birini çıkardı ve saate baktı. Pamir onu yaklaşık 1 saat önce arayıp erken çıkacağını ve bir şeyler yapmak istediğini söylemişti. Kayra da hazırlanıp evden çıkmıştı ve o zamandan beri yürüyordu.
Yürümeyi severdi. Temiz hava daha rahat düşünmeyi sağlardı ama biraz pişman olmuştu. Çünkü havanın bu kadar sıcak olduğunu bilmiyordu. Bu yüzden ceketini çıkarıp eline aldı. Hava daha kararmamıştı. Pamir'le buluşacakları yer kalabalık bir meydandı. Şehrin tüm gençlerinin bu saatlerde toplandığı bu yer saat ilerledikçe daha da haraketlenirdi. Daha önce buraya arkadaşlarıyla gelmişti ama Pamir'le hiç gelmemişti. Zaten düşününce Pamir'le hiç normal insanlar gibi randevuya falan çıkmamışlardı. Bu ilkti. Böyle düşününce hızlanan kalbine engel olamadı. İster istemez üzerindekilere baktı. Acaba biraz daha mı iyi giyinseydi?
Geldiği meydandaki ışıklar ortamı aydınlatırken insanlar bir yerden bir yere yürümeye devam ediyordu. Çoğu arkadaş grubuydu ama aralarında çiftler de vardı. Pamir'in beklemesini söylediği yerde dururken telefonunu eline aldı ve ona geldiğini söyledi. Bir süre cevap gelmediğinde telefonu tekrar cebine koydu.
Güneş batıyordu. Kızıl renkli ışıklar denizin üzerine yansımıştı. Görebildiği kadarıyla deniz bugün sakindi. Pamir'in çalıştığı yer buraya yakın sayılırdı. Bir ay önce Emre mimarlıktan tanıdığı abinin yanına girmişti. Sonra bir şekilde Pamir'de orada çalışmaya başlamışlardı. Bir nevi staj yapıyorlardı. Pamir seneye okula tekrar başlayacaktı. Dönemi tekrarlaması gerekse de onun için önemli değildi ama Kayra bu konuda hala kararsızdı. Okula dönmek şu an önceliklerinden biri değildi.
Etraftaki kafelerden gelen sesler iyice yoğunlaştığında Pamir hala gelmemişti. Kayra ayakta beklemektense denize doğru yürümeye başladı. Kenardaki banklardan birine oturacaktı. Tıklım tıklım olan banklardan boş olanı zar zor bulup oturdu. O sırada Pamir'e burada olduğunu haber vermişti ama hala cevap yoktu.
Hava kararmaya başladığında artık endişelenmeye başlamıştı. Bu yüzden Pamir'i aradı. Sonuna kadar çalan telefon açılmadığında bir kez daha aradı. Sonuç yine aynıydı. Bu sefer rehberden Emre'nin ismini bulup üstüne bastı. Birkaç çalıştan sonra telefon açılmıştı.
"Efendim,"
"Emre,Pamir'e ulaşamıyorum. İş yerinden hala çıkmadınız mı?"
"Çıkalı 1 saatten çok oluyor. Senin yanına gideceğini söylemişti. Hala gelmedi mi?"
Kayra oturduğu yerden kalktı. Korku tüm bedenini kapladığında Emre'ye cevap bile verememişti. Koşarak meydana doğru giderken insanların bakışlarını önemsemedi. Etrafta gezinen bakışlarını hedefini bulamadıkça çıldıracak gibi oluyordu. Neredeydi? Etrafında bir kez daha döndüğünde gördüğü yüzle olduğu yerde kaldı. Pamir'in nefes nefese karşısında durmasıyla titreyen elleri durmamıştı. Pamir'in nefeslenmesi için izin
verdi.
"Neredeydin?"
"Çizimleri bir ofise bırakmam gerekti."
"Emre 1 saat önce çıktığını söyledi."dedi Kayra.
"Birlikte çıktık ama Serdar abi arayınca geri gitmek zorunda kaldım. Rica edince de kıramadım."
"Bana haber vermek aklına geldi mi?"
"Telefonum ofiste kaldı. Özür dilerim."dedi Pamir. Kayra'nın içindeki korku biraz olsun azalmıştı. Aslında Pamir'in yüzünü gördüğü an her şeyi unutmuştu. Söyledikleri çok da önemli değildi. Bilerek yapmadığını biliyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
COINCIDENCE ✓
FantasyTanışmak tesadüftür,arkadaşlık seçim ama aşk tamamen kaderdir. -BxB hikayedir.
