Otuz dokuz

15.8K 1.2K 1.4K
                                        

Kaos teorisi,birçok bilim dalımda yer almıştır. Özellikle fizikte önemli olan bu teorinin özü,ilk bakıldığında düzensiz ve önemsiz görünen olayların aslında dikkatlice bakıldığında anlamlı bir bütün olmasıdır. Kaos teorisinin geçmişi 1800'lere dayanmakla birlikte bu teori ile belki de en önemli metaforu çıkaran adam Edward Lorenz isimli matematikçidir. Lorenz'in bu ünlü metaforunun adı ise filmlere bile konu olmuş "Kelebek Etkisi"dir. Kelebek etkisine göre önemsiz küçük olaylar yıkıcı,büyük olaylar sebep olabilir.

Gerçekten yaşanmış kelebek etkisine en ilginç örnek İngiliz asker Henry Tandey'dir. 1.Dünya savaşının tüm hızıyla devam ettiği o yıllarda Henry Tandey de bu cephelerden birindeydi. Merhametin olmadığı bu cehennemde yaralı askerler bile düşman tarafından öldürülüyordu. Ancak merhametli bir adam olan Henry Tandey o gün yaralı bir Alman askerine acımış ve yaşamasına izin vermişti. Onun için küçük olan bu olayın sonuçları tüm dünyayı etkilemişti. Hepimizin Adolf Hitler adıyla tanıdığı o yaralı Alman asker 80 milyon insanı katletmişti. Bu örnek en acı vereni olsa da en popüleri olmaya hak kazanamamıştı. Lorenz'in adından da esinlendiği o örnek şudur; "Amazon'da bir kelebeğin kanat çırpışları, ABD'de bir fırtınaya sebep olabilir."

Kayra bu teoriyi ilk olarak teoriyle aynı isimli bir filmden öğrenmişti. O zamanlar da ilgisini çeken bu teoriyi kendisi de çok iyi yaşamıştı. Geçmişte değişen bir olayın geleceği nasıl değiştirebileceğini kendi gözleriyle görmüştü. Yaptıkları planın da geleceği değiştireceğini biliyordu ve bunu uzun uzun düşünmüştü. Her kararın sorumluluğu ağır olurdu. Kayra sorumluluğu almaya hazırdı. Ancak beklemediği şey reddedilmekti. Çocukların onun bunu yapmasına izin vereceklerini düşünmüştü. Ne yazık ki beklediği olmamış Ege,Işıl ve Pamir tarafından reddedilmişti.

Kayra daha Pamir'in bu davranışlarına anlam veremezken kapıdan giren beden aklını daha da karıştırmıştı. Kapıdaki Pamir'in bedeniyle Kayra odaya dolan hayali kanat seslerini duyuyor gibiydi. Neler olduğunu bilmese de bir şeyden emindi. Bugün bu kanat sesleri fırtınaya dönüşecekti.

Odaki sessizlik nefes seslerinin bile duyulmasını sağlamıştı. Kayra şoka girmiş bedenlerin arasında sırıtan yüze baktı. Pamir'in suratının ardındaki yabancılığı aralarındaki tartışmaya yormuştu ama hayır bu adam o değildi. Böyle bir durumda rahatladığı için kendini garipsedi. Pamir'in ona böyle davranması gerçekten aralarındaki büyük bir sorun varmış gibi gösterirdi. Kayra gülen bedene yaklaşıp yakalarından tutup ayağa kaldırdı. Diğerleri hala put gibi duruyordu.

Kayra'nın zorlamasıyla ayağa kalkan beden hala gülerek ona bakıyordu. Kayra onun tüm yüzünü dikkatlice inceledi. Sevgilisinin birebir kopyası olan bu bedenin içinde kim vardı merak ediyordu.

"Kimsin sen?"dedi sorusuna cevap almak için. O sırada Pamir de yanına gelmişti. Kayra yaşadıkları bu durumun absürtlüğüne ister istemez güldü. İki Pamir'in arasında kalmıştı ve bu durum sinirini bozuyordu. Yakasını tuttuğu bu bedenin kim olduğunu ve neden onları kandırdığını merak ediyordu. İçindeki bir his gördüğü yansımaların sebebinin bu beden olduğunu söylüyordu.

"Kayra,benim sevgilim. Kavga ettik diye unuttun mu beni?"dedi yakasını tuttuğu beden. Kayra onu daha sıkı kavradığında kolunu tutan gerçek sevgilisine baktı. Pamir'le göz göze geldiklerinde Kayra sevdiği adamı tanımadığına kızıyordu. Oysa Pamir'in gözlerindeki tek bir ışıl bile kendini belli ederdi. Tekrar tuttuğu bedene döndü.

"Son kez soruyorum. Kimsin?!"dedi korkutucu olmasını umduğu bir sesle. Bu kişi kimse tüm planı duymuştu ve Kayra ellerindeki tek şansı da bu yüzden kaybetmeyecekti.

Gözleri annesine kaydığında kadın korkuyla onları izliyordu. Kayra annesinin bileğindeki saate bakıp kontrol etti. Odadaki kişilerin nasıl korktuğunu da o sıra görmüştü. Özellikle de kendi arkadaşlarının. Biri eline dokunduğunda tekrar karşısındakilere döndü. Tuttuğu beden yavaş yavaş değişirken Kayra kollarını ondan uzaklaştırdı.

COINCIDENCE ✓Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin