Ann Berry-Melez'den

35 8 0
                                    

Kral Frank Rogers'ın ölümünün ertesi sabahı Alfa Beta benim akşam cezalandırılacağımı söyledi. Kaçmak en mantıksız şeydi. Edward Grey ölmeden benim ölecek olmam çok yazıktı. Onu öldürmek isterdim. Hiç direnmeyecektim. Sadece Alfa Beta nın duygularıyla biraz oynamalıydım. Akşama kadar vaktim vardı.
Alfa Beta ve Grup zemin katta biraz çalışmalar yapıyordu. Alfa oturuyor komut veriyordu. Sessizce yanına oturdum.
-Burası benim için çok kıymetli. Gücümü burada kazandım. Seni izleyerek hayran olarak kazandım gücümü. Ama bugün akşam hiçbir önemi kalmayacak çünkü Edward için masum biri canından olacak. Yazık.
-Ann, sen Melez değilsin. Soylusun. Ve seni öldürmeliyiz çünkü savaş anında işbirliği yapmış olabilirsin. Bilemeyiz. Ama cidden yazık. Bize orada yardım etmemiş olman, ihanet etmen.
-Gece,ben cidden hiçbir şey yapmadım.
Bu sözler boğazımda düğünlendi. Bir fısıltı gibi çıktı. Ama tam o an anladım ki hiçbir şey onları kararından vazgeçiremez. Belki hata bendeydi. Edward'ı öldürecek güce sahip olduğumu sanmam ve acele etmem. Ama ya onların bana yaptıkları! Beni hor görüşleri.
-Akşama kadar sadece odamda oturmak istiyorum.
-Tabii ki. Özgürsün. Ama akşama kadar. Ve sakın hırsına kapılma.

Akşam kapımı tıklattılar. Gelen Philip'ti.
-Aşağıda bekliyorlar seni.
Hemen indim peşinden. Korkunun ecele faydası yoktu. Beni tahmin ettiğim gibi Edward öldürecekti. Ne iğrenç bir sondu bu! Öldürmek istediğim kişi tarafından öldürülüyordum. Ve buna boyun eğiyordum.
Yere dizlerimin üzerine çömeldim. Gözlerimden yaşlar birer birer döküküyordu kucağıma. Beni kendi anılarımla öldürecekti. Biraz sonra kulağımda babamın benden yardım isteyişi çınladı kulaklarımda. Çığlık atıyordum ama engel olmuyordum. Kaç dakika veya kaç saat veya kaç saniye bilmiyorum sonra yere yığıldım. Geride bir damla kan bile bırakmadan silinmiştim.

AlfaHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin