Gözde'nin evine gelip içeri girdiklerinde Deniz kendinde değildi. Gözde ise o manzarayı kendi gözleriyle görmese belki arkadaşını yatıştırmaya çalışabilirdi; ancak ikisi de bu duruma şahit olmuştu...Bu nedenle Deniz kadar olmasa da ona yakın bir hiddet barındırıyordu içinde...Bu Ömer nasıl bir adam olmuştu ki böylesine özel ve güzel bir gecede karısının yanıbaşında başka bir kadınla kırıştırıyordu; gerçekten inanılacak gibi değildi...
Deniz her şeyi baştan yaşıyordu: "Gördün mü, sana daha bugün söyledim bunu! Bak akşamına neler oldu! Adamdaki cesarete bak! Bir de bizim dibimizde yapıyor bu işi! O o...yu da Levent'in sevgilisi diye tanıtıyor bize...Ay düşündükçe çıldıracağım!"
"Vallahi ne diyeyim," dedi Gözde. "Şimdi onu düşünüyordum. Gözümle görmesem inanmazdım Ömer'in bunu yapabileceğine. Ama ben bile sinir küpü oldum!"
Deniz o sırada arkadaşına da zarar verdiğini düşündü: "Canım benim, seni de ısrar edip götürdüm. Huzurunu kaçırdım; şimdi bir de evine geldim. Resmen başına kaldım yani..."
"Saçmalama kızım, olur mu öyle şey! Benim başıma böyle bir şey gelse sen bırakıp gidecek miydin yani! Aşk olsun!"
"Aşk olsun, aşk olsun da..." dedi Deniz. Ardından da "Doğru düzgün adamlarla olsun...Bak bana! Adam gibi bir adam bulamamışım işte! Hayatım mahvoldu onun yüzünden..." deyip ağlamaya başladı.
Gözde yanına gelip sarıldı arkadaşına: "N'olur böyle yapma! Aslında aklıma başka şeyler de geliyor..."
"Ne gibi?" dedi Deniz ona bakarak.
"Yani, o manzarayı gözünün önüne bir daha getir...Kız Ömer'e sarılmıştı; ama Ömer'in elleri iki yanındaydı. Bu kadın o istemeden böyle bir şeye yeltenmiş olabilir mi?"
"Kızım, ikimiz de gözlerimizle gördük. Resmen öpüşüyorlardı. Elleri yanda ya da değil. Sonuçta dudak dudağaydılar. Ay düşündükçe çıldıracakmışım gibi geliyor..."
"Tamam, tamam," dedi Gözde. "Yarın, öbür gün konuşursunuz, bir de Ömer'in açıklamasını dinlersin..."
"Onun ne yüzünü görmek ne de sesini duymak istiyorum. En kısa zamanda açacağım boşanma davasını da...Yakında buralardan bir ev de tutarım; seninle komşu oluruz. Hatta yarın bir bakalım; bu apartmanda bile kiralık bir daire olabilir," dedi Deniz. Sinirden titriyordu bunları söylerken.
Gözde tabii ki en iyi arkadaşının evliliğinin bitmesine razı değildi. Ufak da olsa bir umut oluşmuştu düşününce içinde..."Hepsini yaparız bunların güzelim; sen istersen tabii ki...Ama bir daha düşün. Bu adam hiç mi karşı karşıya gelip bir çift laf etmeyi hak etmiyor? Geçmişteki mutlu günlerinin hatırına bunu yapman lazım. Beni dinlersen ona bu şansı ver arkadaşım...Yoksa sonradan 'ne diyecekti' diye düşünüp vicdan azabı çekersin, dinlemediğin için pişman olursun...Ha, ne dersin?"
Deniz'den hiç ses çıkmadı. Onun bu söylediklerine karşılık düşünüyordu.
"Peki," dedi Gözde. "Nasıl olsa bu gece uyku tutmayacak. Sana da bir pijama veriyorum. Onları giyip birer kahve içiyoruz. Sonra tekrar düşünüyoruz, ne dersin?"
Deniz başını kaldırıp ona baktı: "Bu olur işte hayatım! Hem de çok iyi olur..."
Gecenin devamında üstlerini değiştirip ellerinde kahveleriyle her şeyi en baştan düşündüler, konuştular, tartıştılar...Sabahın ilk ışıklarıyla da uyuyakaldılar...
Ömer de evde hiç durmadan aynı şeyleri yaşayıp hayalinde bir diğerini canlandırıyordu. Birgül yanına geldiği anda onu tanımazlıktan geliyor, aceleyle oradan uzaklaşıp karısının yanına gidiyordu. Ah keşke böyle olsaydı her şey...Deniz zaten haftalardır olmayan şeylerden şüphelenip duruyordu. Onun her hareketinden bir anlam çıkartır olmuştu. Bir de üzerine bu olay yaşanınca sanki hepsinin üzerine tuz biber ekilmişti...Ne diyebilirdi ki karısına...Doğruyu anlatsa inanır mıydı?

ŞİMDİ OKUDUĞUN
YENİ-DEN AŞK/TAMAMLANDI
RomanceBiri evli diğeri bekar olan iki doktor arkadaşın ilki karısına diğeri ise sevgilisine deli gibi aşık olur. Hayatta öyle şeyler yaşarız ki aşk bazen "yeni"dir; bazen de kendini "yeniden" yaşatır...