12. BÖLÜM

464 41 0
                                    




Deniz, Ömer'in sorduğu soruyu şöyle bir akıl süzgecinden geçirmeye çalıştı. Eğer giderse ister istemez aynı odada kalacaklardı. Bunu içten içe istiyordu da aslında. 'Hayır' derse ilişkileri hiç de iyiye gitmeyecekti. Bütün bunları ondan önce düşünmüş olan Mustafa Bey, onlara göstermeden karısına göz kırpıp konuya girdi: "Tabii ki gelir oğlum! Neden gelmesin!"

Gülsüm Hanım da onun arkasından hemen atıldı: "İkinize de iyi gelir; hem bir hava değişikliği olmuş olur. Ne güzel!"

Deniz'den hala ses çıkmamıştı. Ömer anne—babasının dediklerine sevinmişti; ama ona cevap verecek olan asıl kişi karısıydı. Merakla onun yüzüne baktı: "Eee, evet gelirim herhalde...Sapanca mıydı?"

"Evet," dedi Ömer. "Sapanca'da."

"Tamam, gidelim o zaman."

"Gidelim," diyen Ömer'in gözlerinin içi gülüyordu. 'Meğer ne kolaymış,' diye düşündü. Artık son aşamaya gelmiş sayılırdı.

Deniz de ona gülümsemek istedi; ama bu defa da çok hevesliymiş gibi görünecekti. Yüzündeki ciddi ifadesini sürdürmeye karar verdi.

Mustafa Bey, masa toplandıktan sonra seslendi: "Gülsüm, mavi gömleğimi bulamadım bir türlü. Gel de gösteriver bana odada."

Onun niyetini anlayan karısı konuştu: "Aaa, öyle mi! Geldim, geldim. Şimdi bulurum ben onu."

Merdivenlere doğru giderken anneleri, "İyi geceler çocuklar," dedi. "Benim dizim var bu gece! Biz gelmeyiz tekrar salona!"

Ömer hemen cevapladı onu: "İyi geceler annecim!"

Deniz hala düşünceliydi: "İyi geceler," dedi dalgın bir şekilde.

Yaşlı karı—kocanın merdivenleri çıkmasını bekleyen Ömer, Deniz'e döndü: "Güzel bir film gelmiş Netflix'e; izleyelim mi?"

"Olur," dedi Deniz. Henüz yapacak başka bir şey planlamamıştı. Neden olmasındı ki...Ömer sevinçle atılıp açtı televizyonu. İkisi de aksiyon filmlerini çok severlerdi. Deniz tekli koltukta oturuyor, televizyonu izlemek için başını sürekli çevirmek zorunda kalıyordu. Kanepede oturan kocası ona seslendi: "Buraya gelsene Denizcim! Zorlanıyorsun öyle..."

Deniz başını sallayıp sanki filme aşırı derecede kitlenmiş gibi görünmeye çalışarak kocasının yanına oturdu. Ömer hafifçe yaklaştı ona doğru. O, sanki hiç farkında değildi bu hareketin. Kıpırdamamaya çalıştı. Birkaç dakika sonra kocası elini onun omzuna koymuştu bile. Nefesi yüzüne değiyordu artık; filmi anlayamıyordu ki...Ömer bunun ardından eğilip yanağından öptü onu. Deniz'in artık bir tepki vermesi gerekiyordu. Toparlanıp kocasına döndü: "Ömer lütfen! Filmi izlemek istiyorum."

"İzliyoruz ya güzelim!" diyen Ömer hiç kıpırdamadı yerinden. Son yarım saati kalmıştı Deniz'in; dayanması lazımdı. Kocasının tüm baştan çıkarma mücadelesine rağmen içi titreyerek onu yanıtsız bırakıp büyük bir ciddiyetle filmi
izleyip bitirdi.

Başını hiç ona doğru çevirmeden kalktı yerinden: "İyi geceler, ben yatıyorum..."

Ömer ısrar ederse karısını kendisinden soğutabileceğini düşünerek sessizce izledi onu. Merdivenlere doğru giderken "Sana da iyi geceler..." dedi fısıltıyla. 'Sen görürsün Deniz kızı! Haftasonuna ve Sapanca'ya az kaldı' diye düşündü.

Deniz'in yukarı çıkarken yüzünde bir gülümseme oluştu. Neyse ki bu gece de zafer onundu. Onun ve kayınvalidesinin...

Ertesi sabah kahvaltıya Mustafa Bey de giyinip inmişti. Ömer merakla babasına baktı: "Baba hayrola?"

YENİ-DEN AŞK/TAMAMLANDIHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin