6. BÖLÜM

569 44 2
                                    




Gülsüm Hanım, açılan kapının sesiyle Mustafa Beyi dürttü. "Geldi seninki!"

Kocası söylendi: "Bak yine seninki diyor!"

Sabahtan beri oğullarına söyleyeceklerini, soracakları soruları toparlamışlar, onu bekliyorlardı.

Ömer "Merhaba," deyip oturdu yanlarına. Başı önünde yere bakıyordu.

Mustafa Bey başladı konuşmaya: "Bak bak! Suçlu olduğunu bildiği için başladı yere bakmaya! Küçükken de böyle yapıyordu!"

Ömer kaldırdı başını: "Evet baba, hazırım! Ne diyecekseniz deyin, bekliyorum!"

Gülsüm Hanım dayanamadı o sırada; girdi araya: "Oğlum sen çağırdın, geldik! Neler olduğunu anlat da bilelim! Ona göre bir şeyler düşünelim biz de!"

Ömer'den ses çıkmayınca Mustafa Bey gürledi: "Oğlum duymadın mı anneni? Ne oldu, anlat artık!"

Onun sesiyle ana—oğul sarsıldılar yerlerinde. Ömer birkaç defa öksürüp başladı anlatmaya: "Annecim, bizim son altı— yedi aydır aramız bozuktu zaten..."

"Neden?" diye sordu babası.

"Biraz...Biraz ihmal ettim galiba ben onu...Yani Deniz'i..."

"Ne yaptın; ya da yapmadın? Onu anlat!" dedi Gülsüm Hanım.

"Eee, özel günlerimizi unuttum; yani unutmuşum. Onu istediği yerlere götüremedim...Bazı işlerim çıktı işte...Aramızda bir mesafe, bir duvar oluştu bu sırada...Kıramadım o duvarı bir türlü...O da ben ondan uzaklaştım zannetti..."

"Zannetti mi! Eee, uzaklaşmışsın işte!"

"Evet, şeyyy...Öyle oldu... Sonra...Hastanede bir kadın benden hoşlanmaya başlamış..."

"Hangi kadın? Doktor mu?" diye sordu sinirli bir şekilde Mustafa Bey.

"Yok, hemşire...Ben anlamadım bana o tür bir şey hissettiğini..."

"Ah benim saf oğlum!" dedi Gülsüm Hanım.

"Sonra da bana doğumgünü partisi düzenlediler; yani Kaya Hoca'yla diğer arkadaşlar...Levent filan işte...O da gelmiş. Restorana gidip onu görünce moralim bozuldu."

"Madem bir şey anlamamıştın, neden moralin bozuldu? Fark etmemişsin işte..." dedi Gülsüm Hanım.

"Levent söyledi. Orada onu görünce şaşırdım. O da 'sen hala anlamadın mı' gibilerinden bir şeyler söyledi. Ben de Deniz gelmeden acilen bir çözüm bulayım dedim..."

"Ne yaptın peki?" dedi babası.

"O sırada Denizler geldi; yani Deniz'le Gözde. Ben de Birgül'ü Levent'in sevgilisi olarak tanıttım herkese...Şeyyy...Levent'le öyle anlaştık biz. Deniz de gelince pastamı beraber üfledik. Ben...Ben ona kendimi affettirmeye karar vermiştim o günden başlayarak...Sonra sohbet başladı. O zamana kadar her şey iyiydi..."

"Sonra ne oldu? Bir şey olmuş, belli!"

"Sonra ben tuvalete gittim. Arkamdan da Birgül gelmiş. Çıktığımda beni kapıda bekliyordu. Benden etkilendiğini söyleyip birden üzerime atladı, öpmeye başladı beni..."

"Neee!" diye bağırıp ayağa kalktı Mustafa Bey.

"Sonra?" dedi Gülsüm Hanım; merak içindeydi.

"O sırada tuvalate doğru gelen Deniz'le Gözde de bizi gördü...Ben ne yapacağımı bilemedim. Kadını itip hemen peşine düştüm onun; ama kaçıp gittiler..."

"Ne yapacaktı? Gelip alnından öpüp tebrik mi edecekti yani!" diye söylendi babası.

"Ah oğlum ah! Bu hareketler yakışıyor mu sana!" sözüyle sitem etti Gülsüm Hanım oğluna. "Eee, sonra ne oldu? Deniz'i kaçırdın ve bir daha görmeye gitmedin mi? Konuşmadınız mı?"
Bu soruyu sorarken içten içe korkuyordu kadıncağız aslında.

YENİ-DEN AŞK/TAMAMLANDIHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin