Puppeteer Özel Bölüm

2.3K 352 395
                                        


Minho koşarak kitapçıya gitti. Mavi saçlı kasiyer çocuk içeriye Minho'nun girmesiyle gülümsemiş yaptığı işi bırakmıştı.

"Hadi gitmiyor muyuz?" Diye sordu Minho heyecanla. Jisung elindeki işi bırakıp sevgilisinin yanına gitti.

"Neden bu kadar heyecanlandın ki sakin ol."

Minho omuz silkti ve Jisung'un boynuna kollarını sardı. Ona tam sarılmıyordu, sadece elleri Jisung'un boynunun arkasında kenetlenmişti.

"Bana kitap okuyacağını söyledin. Bu heyecanlanmam için yeterli." Jisung kendinden biraz uzun olan çocuğun beline elini atmış kendine çekmişti.

Alınları birleşirken gülümsedi "Seni görmek de benim heyecanlanmam için yeterli.".

Minho bunu demesiyle dudağına hafif bir öpücük kondurmuş ardından sevgilisinden ayrılmıştı.

"Hadi gidelim" Jisung kafa sallayıp belindeki önlüğü çıkardı.

İçeride çalışmaya devam eden insanlara "Ben çıkıyorum" demiş ardından Minho'nun elini tutarak kitapçıdan çıkmıştı.

İki genç kalabalık sokakta yürüyordu. "Aslında senden kitap okumanı istemiştim ama onun yerine ikimiz beraber webtoon okuyalım mı?".

Jisung Minho'ya bakıp dediği şeyi onayladı "Ne okuyacağız?".

Minho bu soruyu sormasıyla heyecanlı bir şekilde anlatmaya başlamıştı "Bundan 1000 yıl önce yazılmış bir webtoon buldum."

Jisung onu ilgiyle dinliyordu. Kitabın tüm ayrıntılarını anlatmayı bitirdiğinde tuttuğu eli öpmüş "Konusu cidden dikkat çekici. Ayrıca isimlerimiz aynı, okuyalım." demişti.

İkili sonunda favori mekanlarına ulaşmışlardı. Papatyaların çevrelediği bank betonlaşmış şehirdeki en güzel yerdi.

Çift batan güneşe doğru oturmuştu. Minho yanında getirdiği çantadan webtoon'u çıkarmış Jisung da banka çok uzak olmayan bir kafeden iki kahve almıştı.

Banka geri döndüğünde kahvenin bir tanesini Minho'ya vermiş ardından yanına oturmuştu.

Bir kolu Minho'nun omzunu sararken Minho da kafasını Jisung'un omzuna yaslamıştı.

Minho her kitap okuma günlerinde yumuşak bir insana dönüşüyordu. Jisung en çok bu hallerini seviyordu sevgilisinin.

İkili tek kitaptan webtoon'u okumaya başladığında ortam sessizleşmişti. Komik yerlerde kitabı işaret edip gülüyorlardı.

Kitap o kadar sarmıştı ki ellerindeki kahveleri unuttular.

Çoktan hava kararmış sokak lambasının ışığıyla kitabı okumaya devam etmişlerdi. Minho gözleri doluyken Jisung'a döndü "Chan, Changbin ve Minho'nun arkadaşlık ilişkisi çok güzel değil mi?"

Jisung kafasını sallamış "Jisung ve Felix'in arasındaki bağ da çok güzel." demişti.

Ardından ikili sessizce kitabı okumaya devam etmişti. Webtoon'un son sayfalarına geldiklerinde Jisung'un dikkatini bir yer çekmişti.

"Jisung Minho'ya bir dahaki hayatında beni bul, tanıman için saçımı maviye boyatacağım diyor ya sence kavuşmuşlar mıdır?"

Minho kaşlarını çatarak Jisung'a baktı "Neden düşündün ki bunu? Belki sonunda Minho dünyadan silinmeyecek ama eğer silindiyse ve kavuşamadılarsa çok üzülürüm."

"Dünyadan silinmek dışında başka şansı yok ki." Minho kafa sallayarak onayladı onu.

Bir süre sonra tüm kitabı bitirmişlerdi. "Yazar o mektubu özel bölüm olarak yayınlayıp sonuna gerçek hikayeden uyarlanmıştır yazmış diye duydum" dedi Minho akan gözyaşlarını silerken.

Jisung sanki kendi ağlamıyormuş gibi gülümseyerek sevgilisinin gözyaşlarını sildi "Neden ağlıyorsun bu kadar?"

"Onların adları bizimkilerle aynı olduğu için kendimi onlar yerine koydum ve o güzel anılarının akıllarından silinmesi çok üzücü." Diyerek kendini açıklamış daha şiddetli ağlamaya başlamıştı.

Jisung sıkıca sarıldı Minho'ya "Ama onlar biz değiliz. Eğer o Minho sen olsaydın şu an yaşayabileceğimi zannetmiyorum."

Minho burnunu çekip Jisung'dan ayrıldığında gözleri dolu doluydu "Ben seni bırakmayacağım ve sen de beni bırakmayacaksın değil mi?".

"Haftaya düğünümüz var sevgilim. Kendimi bırakırım seni bırakmam ayrıca ben."

Minho aldığı cevapla mutlu olmuştu önündeki bedene tekrar sarıldı.

"Jisung ya biz onların reerkarne olmuş halleriysek?"

"O zaman bu hayatımızda kavuştuğumuz için mutlu olmalıyız."

"Ama onlar acı çekmiş"

"Bence acı çekmediler onlar. Hayatlarını kimsenin yaşamadığı kadar mutlu yaşadılar. Birbirlerini sevdiler. Beraber eğlenip güldüler. Ve efsaneleştiler."

"Biz de efsane olur muyuz sence?"

"Hayır sevgilim"

"Neden?"

"Çünkü bizim hayatımızda acıya yer yok. Aşkıyla yaşayan sıradan bir çiftiz biz."

"Çok seviyorum seni sincabım"

"Niye sincap dedin ki şimdi?" Jisung gülerek bedenlerini ayırdığında Minho omuz silkmiş "Sincaba benziyorsun" demişti.

"O zaman ben de seni çok seviyorum heykel çocuk" dudaklarını birbirlerine yaklaştırıp ufak bir öpücük bırakmışlar ardından beraber yaşadıkları eve gitmişlerdi.

1 hafta sonra resmi olarak evleniyorlardı. Bundan birkaç yıl önce birbirlerine verdikleri sözü tutmaya ikisi de kararlıydılar.

Jisung favori yerine biraz daha yerleşmiş sevgilisinden yükselen papatya kokusunu içine çekmişti.

"Saçımı ikide bir de maviye boyatmam galiba bu papatya kokusunu içime tekrardan çekebilmek içindi. O kitapta ölümü simgeliyordu bu koku ama benim için sonsuzluğu simgeliyor."

"Bir şey mi dedin?"

"Güzel sesimle sana ninni söyleyeyim mi daha rahat uyursun"

"Lütfen..."

💜

Bu kitabı yazmayı özlediğim kadar başka hiçbir şeyi özlememişim. Özel bölüm sözüm vardı ve attım. Başka da bölüm gelmez bu kitaba.

Ama çok sevip kopamıyorum bu kitaptan. Ayrıca aramalarda Minsung yazınca ilk bu kitabın çıkması benim için büyük bir şey.

Cidden çok değerli bu kitap.



Puppeteer Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin