Bölüm -40- Final ♕ Daima ve Sonsuza Dek ♕

2.8K 85 33
                                        


Hani bazı anlar vardır ya. Hayatın durduğu an.

Sizin için hayat durmuştur. Sadece siz ve acınız vardır. Unutmaya çalıştığınız gerçekler, paramparça bir kalp ve ruhsuz bir bedene sahipsinizdir sadece. Kendinizi boşlukta hissediyorsunuzdur. Sanki her şey bir anda birikip sizi bir köşeye sıkıştırmış gibi. Etrafınız duvarlarla kaplı, kaçacak hiçbir yer yok. Yüzleşmek zorundasınız. İşte bende o anlardan birini yaşıyorum. Bütün acılarım, kayıplarım hepsi bir anda soğuk bir su gibi yüzüme çarptı.

Gözlerimi açtım. Hayat yine aynı hayat. Ben aynı ben, aynı ruhsuz beden. Hayatımın tek anlamı Eric'ti benim. Şimdi onunda hayatını anlamsızlaştırıyordum.

Eric ile birlikte yere çökerken bir elimle boğazında açtığım yaraya bastırdım. Kan, Eric'in boynunu ele geçirmiş delicesine akıyordu.

Eric'in bilinci tamamen gittiğinde yere çökmüştük. Gözlerimi Jorden'a çevirdim. Derin bir nefes aldı ve bize eğilip Eric'i kucağına aldı. Eric'i yukarı çıkarırken bende peşlerinden gittim. Yatağına yatırdıktan sonra elimi yine diş izlerine götürüp kanın durması için bastırdım. Birkaç dakika sonra kan durmuştu. Bir mendille boğazını temizlerken özür dilerim diye mırıldanıp duruyordum. Bu yaptığım şey yeterince kötüyken elimden özür dilemek dışında hiçbir şey gelmiyordu. Bilinci kapalı yatağında kanlar içinde yatan sevgilime baktım. Bunu ona yaşattığım için kendimden nefret ediyordum. O gün orada ölseydim eğer, James beni öldürseydi her şey bitecekti belki de. Onu öldürerek intikamımı almıştım fakat onun intikamı o görmese de daha acı olmuştu.

Jorden aşağı inmişti. Eric'in kanıyla bütünleşmiş mendili boynundan çektim ve ayağa kalktım. Eric'e yaklaşıp yanağına küçük bir öpücük bıraktım. Ardından dışarı çıkıp aşağı indim. Kanlı mendili sehpaya bıraktıktan sonra koltuğa oturdum.

"Ona bunu yaptığıma inanamıyorum." Kendimi suçlamaktan bir türlü vazgeçemiyordum. Eric uyandığında dünyaya bir vampir gözüyle bakacaktı. Ve bu benim yüzümdendi.

Beni o halde gördüğünde ne düşünmüştür Tanrı bilir. Canavar halimle. Onu ısırdığımda canı yanmış mıdır? Yanmıştır elbet!

"Mia, bu senin hatan değildi."

"Nasıl benim hatam olmaz Jo? Eğer James'i öldürmeseydim Eric şu anda vampir olmazdı. Benim yüzümden işte!" Ağlamaya başlamıştım bile. Gözyaşlarım yanaklarımdan çeneme doğru akarken ağzımdan bir hıçkırık koptu. Kollarımda Jorden'ın ellerini hissettiğimde daha çok ağlamaya başlamıştım. Saatler geçmişti. Eric hala yukarda yatıyordu. Ben ise ağlamamı durdurabilmiş öylece uyanmasını bekliyordum. Bir anda merdivenden gelen sesler ile irkildim.

"Mia!" Eric? Uyanmış mıydı?

Ayağa kalktım. Bana kasılmış yüz hatları ve koyulaşmış gözleri ile bakıyordu. Sinirliydi. Zaten aksini de bekleyemezdim.


"Bana ne yaptın böyle?!" Teni aynı benimki gibi soğuk ve beyazdı. Gözleri koyulaşmış, damarları kendini gösteriyordu. Aç olmalıydı öyle değil mi?

"Eric..."

"Bana ne yaptın?!"

"Sen artık bir vampirsin." dedim bir çırpıda. Bunu ne anlama geldiğini bilip bilmediğini bilmiyordum fakat öyle ya da böyle kabullenmek zorundaydı. Eric gülmeye başladığında neden güldüğüne anlam veremedim. Duyguları çok yoğun olmalıydı şu an.

"Ne? Sen çıldırmışsın." Hala gülerken bir anda ciddileşti ve bağırmaya başladı.

"Ne dediğinin farkında mısın sen! Bana ne yaptınız böyle! Ben, farklı hissediyorum. Açım ve... Farklı işte!" Jorden lafa girdiğinde rahatlamıştım.

Liseli VampirBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin