Bölüm -31- Maja

1.9K 93 4
                                        


GEÇMİŞ

YIL: 2013

Aşkın yaşı olur muydu?

Eğer öyleyse, olmamalıydı. Küçüktüm ya da değildim, umurumda da değildi. Bu çocuğa deli gibi âşıkken hiçbir şeyi umursayamıyordum. Annemin dizine uzanıp anlattığım ilk kişiydi o. Öyle bir şeydi ki bu, gözüm ondan başkasına kördü sanki.

Öyle bir sevgiydi benimkisi. Tabii şu ana kadar.

Çığlıklarımın arasında ona doğru koşmaya devam ettim. Kollarından tutmaya çalışırken bana doğru dönmüyordu.

"Hayır yapamazsın, ne olur Sam!" Sam'i bırakamazdım. Yıllarımı, bütün çocukluğumu vermişken ona, bu kadar kolay olmamalıydı. Hele ki bir sürtük yüzünden, asla olmazdı.

"Mia! Lütfen, uzatma. Seni sevmiyorum. Bitti işte!" Daha fazla kendimi tutamayarak ağlamaya başladım. Nasıl bu kadar kolay olabildiğini anlayamıyordum. Beni bu kadar kısa sürede unutup nasıl böyle davranabilirdi? Bu çok ağırdı.

Sam dururken kolundan tuttum ve hızla kendime döndürdüm.

"Gitme." Gözerimden akan yaşlarla ona bakarken onun umursamaz gözlerini beni parçalıyordu.

"Lütfen." Sesim titrerken ona doğru yaklaştım. Ellerimi yüzüne koyarken o bana bakmıyordu. Yüzünü okşamaya başladım. Yüzünün her bir santimini ezberlemek istercesine.

"Seni seviyorum." Gözleri bana dönerken bu acımasız gözlerin Sam'e ait olmamasını istiyordum.

"Bitti." Yüzünü hızlıca çekerken benden kollarını tutan ellerimde birkaç saniye içinde boşluğa düştü. Sırtını dönüp giderken Sam, tek yapabildiğim arkasından bakmak olmuştu. Uzaklaşıp gözden kayboluncaya kadar beklemiştim orada. Belki de saatler geçmişti bilmiyordum. Hava kararmıştı. Düşüncelerimi toparlayamıyordum. Arkamdan gelen seslerle ise acele etmeden oraya döndüm. O sürtük ve arkadaşları gülüşerek bana bakıyorlardı. Maja yanıma yaklaşarak beni şaşırtmıştı.

"Sammy'den uzak dur, ezik." dedi ve yanındakilerle birlikte gülmeye başladılar. Sinir hücreleri damarlarımdan yukarıya doğru yükselirken öfkemi kontrol altına almaya çalışıyordum. Aniden gelen öfke patlamalarım yüzünden başım yeterince derde girmişti.

Maja'ya yaklaşarak kulağına eğildim. Fısıldayarak alaylı bir şekilde cevap verdim.

"Ayağını denk alsan iyi olur tatlım." Yanımdan hızlıca geçerken Maja yüzümde ki sırıtış yok oldu. Hislerimi kaybetmiş gibiydim. Duygusuzdum ve bu hiç iyi değildi. İntikam almak istiyordum.

Alacaktım da.

Sam, o çok sevdiği Maja'sının yüzünü bir daha göremeyecekti.

Arkamı döndüm ve Maja ile arkadaşlarını takip etmeye başladım. Birkaç sokak ileride Maja tek başına kalmıştı. Hala onu takip ediyordum. Büyük bir evin önünde dururken sinsice gülümsedim. Karanlık sokakta ona seslendim.

"Hey! Sürtük!" Arkasını dönüp bana bakarken korkmuş oluşu daha da gülümsemem neden oldu.

"Akşamın bu saatinde dışarıda gezmemelisin Maja..." Ona yaklaşırken seslenmeye devam ediyordum.

"Canının yanmasını istemem!" Maja evlerini biraz daha geçerken ona doğru yürüyordum. Adımlarım sakin ve acelesizdi.

"Burada ne işin var?" Sürtüğün o iğrenç sesi kulaklarıma dolarken tek gözümün seğirdiğini hissettim. Alaycı bir tavırla gülümsedim.

"Hadi ama Maja." Hızla ona yaklaşırken başından tutup onu kendime çevirdim ve elimle ağzını kapattım. Bağırmaya çalıştı. Susmasını sağlarken çırpınmaya başlamıştı.

Umurumda bile değildi.

"Sadece biraz oyun oynayacağız." Elimi ısırırken hızla çektim ve kurtulmasına izin verdim.

"Benden ne istiyorsun?!" diye bağırınca gerçekten sinirlenmiştim.

"Ney mi?! Çok basit tatlım. Geberip gitmeni istiyorum!" Dediğimde ağlamaya başladı.

Korkağın tekiydi.

"Ağlamayı kes! Kalk benimle geliyorsun!" Onu kolundan tutup kaldırmaya çalıştım. Kalkmamakta direnince dayanamadım ve yüzüne tokat attım. Attığım tokatla afallamış olsa da ayağa kalktı ve yürümeye başladı. Akşam olduğu için hava kararmıştı. Onu boş bir araziye doğru sürükledim. Ağlarken bir yandan da bana yalvarıyordu.

"Lütfen, lütfen yapma! Söz veriyorum Sammy'den ayrılacağım. Lütfen yapma!" dedi ve daha fazla ağlamaya başladı. Biraz ilerledikten sonra onu caddenin ilerisinde ki arazinin ortasına attım ve yere düşmesini sağladım.

"Artık çok geç tatlım. Her şey bitti. Sen artık Sammy için bittin. Seni hatırlamayacak bile. Öldüreceğim seni, öldüreceğim!" Düşüncelerim tamamen dağılmıştı. Bu kızın sevgilimin adını ağzına almasına bile dayanamıyordum. Sam beni seviyordu. Gidemezdi ki o. Gitmemeliydi.

Maja'nın ayağa kalktığını gördüğümde hemen peşinden koşmaya başladım.

"Dur aşağılık pislik. Dur!"

Araziden dışarı çıktı ve yola koşmaya başladı. Hala peşindeyken sonunda onu yakaladım. Hemen kolundan tutum ve kaldırıma fırlattım. Yere düştüğünde yanına gittim ve saçından yakalayıp kafasını kaldırıma vurdum. Büyük bir çığlık patlattı. Fakat sokak boş olduğu için kimse onun sesini duyamazdı. Birkaç vuruşun ardından bilincini kaybettiğini anlamıştım. Gözüm dönmüştü. Kendimi, kontrolümü tamamen kaybetmiştim. Maja'nın başı kanlar içindeydi. Onu tutmayı bıraktım ve yanına eğildim. Nefes almıyordu. Şok içinde ayağa kalkrken etrafa bakındım. Nefes alamıyordum.

Maja, o ölmüştü.

Korkmaya başlasam da amacıma ulaşmıştım. Artık Sammy tamamen bana aitti.

Ve gerisi, umurumda değildi.

Kollarımda hissettiğim ellerle hemen arkamı döndüm. Tanımadığım bir adam beni tutmuştu. İşte şimdi ben korkmaya başlamıştım. Adamdan ellerimi kurtarmaya çalıştığım sırada adam bileğini ısırdı. Gözlerim açılırken adama bakmaya çalıştım. Arkama geçtiği için onu göremiyordum. Hiçbir şey anlamamıştım. Adam ısırdığı bileğini ağzıma getirerek bana kanından zorla içirdi. Kanının tadının iğrençliği karşısında yüzüm ekşirken olup bitene anlam veremiyordum. Ne olduğunu anlayamadan kendimi adamın kollarında hissettim. Bilincimi kaybetmeden önce duyduğum son şeyler bunlardı.

"Senin iyiliğin için Mia..."

--

Bölüm hakkında ki görüşleriniz?

Yorumlarınızı eksik etmeyin lütfen. Görüş ve eleştirileriniz benim için önemli.

Bana ulaşmak isteyenler için;

İnstagram; Thmerff

Twitter; Mervebstncc

Sizi seviyorum. ♥

Liseli VampirBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin