Jorden arabayı yine bir evin önünde durdururken bu sefer geldiğimiz yer Adelaide'nin eviydi. Küçük bir evdi. Küçük bit bahçesi vardı. Aslında daha çok kulübe gibiydi. Arabadan inerek eve yürümeye başladık. Adelaide'nin küçük evine girdiğimizde tenime değen soğukluk dikkatimi çekmişti ilk. Sonrasında ise rutubet kokusu gelirken burnuma yüzümü ekşittim. Anlaşılan uzun zamandır buraya uğrayan olmamıştı. Evin içi harabeye dönmüştü. Odalarda dolaşırken oturacak bir yer arıyordum fakat her yer her yerdeydi. Anlaşılan ev terk edilmeden önce birilerinin kavgasına tanıklık etmişti.
"Bu evin hali de ne böyle?" Adelaide'a bakarken derin bir nefes aldı.
"James'in işi. Kötü bir gece geçirmiştik." Anıları canlanmış gibi donup kalmıştı.
"En son ne zaman geldin buraya?" Jorden'ı takip ederken Adelaide onun sorusunu cevaplamıştı.
"2000'de idi sanırım." Jorden bir ıslık öttürürken nihayet oturacak bir yer bulabilmiştim. Bu harabe yere neden geldik bilmiyordum. Ama sanırım Adelaide'ın alması gereken bir şey vardı. Odalardan birine girerken Adelaide, bende Jorden'a döndüm.
"James'in öfkesi sadece bana değil, size de var. Peki neden?"
"Birçok nedeni olabilir aslında." Adelaide aradığını bulmuş gibiydi. Yanımıza sandalyelerden birine oturduğunda konuşmuştu.
"Anlat ona Jorden." Derin bir nefes aldım.
"Dinliyorum."
"Sen on beş yaşında falandın sanırım. Her şey normaldi. Ailen konseyden birini öldürene kadar tabii."
"Konsey mi?" Öğreneceğim yeni şeyler vardı sanırım. Adelaide araya girip cevap verdi.
"Konsey; Yani ilk vampir olanlar. Bir virüs sayesinde. Marcus, Thomas ve Jonathan. Üçüde kardeşlerdi." Jorden devam etti.
"Annen ve baban Jonathan'ı öldürdüler. Marcus ve Thomas ise bunu acısı ve öfkesiyle onların öldürülmelerini emrettiler. Bu görevi verdikleri kişi ise tahmin edeceğin gibi James'ti. James'in haberi olur olmaz evinize geldi. Görevi tamamlamak için..."
"... Aileni öldürdü. Bu tabii ki zor olmadı. Bir avcıyı öldürmek yürek isterdi. James'te ise bunu fazlası olduğu için konsey bu görevi ona verdi." Tam da beklediğim gibi.
"O zamanlar biz üçümüz arkadaştık." Gözlerim Adelaide'a döndü.
"Hatta çok yakındık. James bana âşıktı tabii, orası ayrı. Ben gezginlerdenim. Jorden koruma, o ise seçilmişti." Hiçbir şey anlamayarak ikisine baktım.
"Hiçbir şey bilmiyorsun değil mi?" İkisi de birbirine bakarak başlarını salladılar.
Nerden bilecektim ki?
"Marcus, Jonathan ve Thomas ilk vampir oldukları dönemlerde birçok yeri katletti. İnsanlar öldürüldü. Birçok yeni vampir ortaya çıktı. Hepsi konseyin soyundan tabii. Yıllar geçtikçe üçü de kendilerini üstün görmeye başladı. Kendi çaplarında bir topluluk oluşturdular. Vampirleri ise yönetiyorlardı. İsyan edenler, yönetime uymayanlar idam ediliyordu." Jorden'ı ilgiyle dinliyordum.
"Topluluklar kendi aralarında ayrıldı. Korumalar ilk ortaya çıkanlardı. Konsey'in özel korumaları vardı. Bunlardan biri de Jorden. Herneyse. Seçilmişler ise ikinci olarak ortaya çıkanlardı. Konseyin dönüştürülmelerini istediği bazı özel kişiler oluyordu. Bunlara seçilmiş diyoruz. Tabii bunları bulmaları içinde; Biz Gezginler vardık. Dünyanın dört bir yanına ulaşabiliyordu konsey. Bu yüzden bize verilen görev; Seçilmişleri bulup dönüştürmekti."
İşler iyice karmaşıklaşıyordu.
"James'i ben bulmuştum." Adelaide sözü devralmıştı.
"İtalya'da idi. Onu bulmak oldukça zor olmuştu fakat bulup dönüştürmüştüm. Uyandığında ise Teksas'taydık. Zamanla üçümüz arkadaş olduk. Dediğim gibi işte."
"James konseyin gözdelerindendi. Onlara tapıyordu buda ne isterlerse istesinler yapmasını sağlıyordu. Gözü karaydı. Hep öyle olmuştu. Öldürmek onun için çocuk oyuncağıydı. Tabii iş bir avcıya gelince... İşler burada onun için zorlaşıyordu."
"Her neyse, o geceye gelirsek. Ailenin evine geldi. Zar zorda olsa onları öldürdü. Tabii bende oradaydım. Thomas'ın korumasıydım bir yandan da. İşi eline yüzüne bulaştırmasından korktuğu için beni göndermişti."
"Aileni öldürdükten sonra seni aradı. Fakat bulamadı. Sen yukarda saklanıyordun. Seni ben saklamıştım. Küçük masum bir kızdın, bunu yapmasına izin veremezdim." Jorden'a gözlerim dolu dolu bakıyordum. Bir yandan da dediklerini dinliyordum.
"James tam bu noktada konseye ihanet ediyordu işte. Seni öldürmemişti fakat öldürdüğünü söylemişti. Konsey yalanı öğrenince de onu cezalandırdılar. Bedelini ailesiyle ödedi. Gözlerini önünde tüm ailesi katledildi. O arkadaşım olmasına rağmen Thomas ile benim aramda bambaşka bir bağ vardı. Beni o dönüştürmüştü ve korumalığım da buradan geliyordu. Ona bağlıydım ister istemez. James'i ise ele veren bendim." Duyduklarım karşısında şok olurken James'in nefretinin sebebini öğrenmiş olmanın rahatlığını yaşıyordum bir yandan da.
"Ve bu arada..." Kaşlarım kalkarken Adelaide'a baktım.
"Sende seçilmişlerdensin." Bekle. Ne?
"Nasıl yani? Neden?" Jorden devam etmişti.
"Seçilmişler, dediğim gibi özel kişilerdir. Bilirsin Mia, vampir demek ölüm demektir. Yani aslında bir lanet. Bu lanetin bir şekilde kırılması gerekir, seçilmiş olman için yani. Tetiklemek için birini öldürmüş olman gerekir. Seçilmiş sayılmak için yani." Düşündüğüm şey tüylerimi ürpertirken bunun doğru olmaması istiyordum.
Eğer bir seçilmişsem, bu birini öldürmüş olduğum anlamına gelirdi.
"Birini öldürdüğümü söyleme bana Jorden." Jorden Adelaide'a bakarak onay istermişçesine bekledi. Adelaide başını sallarken Jorden tekrar bana döndü.
"Öldürdün." Dünyamın durduğu o son saniyelerdeydim sanırım.
Dünyam durmuştu.
Kanım donmuş, söylediklerini idrak etmek istemiyordum.
"Hayır."
Söylediklerim ağzımdan, benden bağımsız bir şekilde çıkıyordu. Kendimin hâkimiyetini kaybetmeye başlamıştım bile.
"Hayır." Birini öldürmüş olma düşüncesi... Birini öldürmüş olmam...
Ben birini öldürmüştüm!
"Yapmam. Asla, yapamam ki öyle bir şey."
"Sakin ol Mia." Sakin olmak mı? Birini öldürmüş olmak onların için kolay ve alışıldık bir şey olabilirdi fakat benim için değildi. Ben birini öldürmüş olamazdım. Böyle bir şeyi hatırlamıyordum bile.
"İyide, hatırlamıyorum? Birini öldürmüş olsan hatırlardım değil mi"
"Buda başka bir hikâyenin konusu..."
--
Bölüm hakkında ki görüşleriniz?
Yorumlarınızı eksik etmeyin lütfen. Görüş ve eleştirileriniz benim için önemli.
Bana ulaşmak isteyenler için;
İnstagram; Thmerff
Twitter; Mervebstncc
Sizi seviyorum. ♥
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Liseli Vampir
VampireAilesinin ölümünden sonra tek bir ısırıkla hayatı değişen Mia'nın bundan sonra hayatını nasıl şekillendireceğine dair hiç bir fikri yoktu. Onu bekleyen türlü zorluklar vardı önünde. O ısırık onun hayatının dönüm noktasıydı. Aynı zamanda geçmişinden...
