JAMES
Ölümün eşiğinden dönerken bile bir ölü olan birinden, intikam hırsıyla dolu iken mantıklı bir şey yapmasını bekleyemezdiniz. Zaten ölü olan birinin yaşamaktaki tek gayesi öldürmekti.
Yüreğim intikam hırsıyla dolup taşıyordu. Nefretim ise hiçbir yere sığmıyordu. Sonuçları umurumda bile değildi. Yaptığım her şeyden sorumluydum elbette. Konsey muhtemelen beni buldukları an öldürecekti fakat o kızı da beraberimde götürmeden bu dünyadan gitmeye niyetim yoktu.
"Beni buldular." Anna'nın sesiyle düşüncelerimden sıyrıldım ve gözlerim kapı eşiğinde ki endişeli cadıya kaydı.
"Kim?" Gözlerini devirdi ve telaşla içeri girdi.
"Cadılar. Büyüyü bozdular, hissediyorum." Ellerimi saçlarımdan geçirerek Anna'ya baktım. Umursamazca ayağa kalktım ve ellerimi cebime koydum.
"Ee?" Cadının yanından geçip giderken şaşkın bakışlarını üzerimde hissedebiliyordum.
"Ee mi? Bir şey yapmalıyız. Korkuyorum." Olduğum yerde durarak cadıya döndüm. Bu kıza artık ihtiyacım kalmamıştı. Bundan sonrasını ben halledebilirdim.
"Seninle bir işim kalmadığına göre pek umurumda değilsin güzelim." Sırıtarak Anna'nın şaşkın suratı sinirlerimi bozarken tek elimi havaya kaldırdım ve 'güle güle' anlamında salladım. Aynı zamanda sırıtıyordum. Anna'nın gözleri dolarken bu görüntü gülmeme sebep olmuştu.
"Ne sanıyordun kızım beni, âşık falan mı?"
"Sen! Orospu çocuğu!" Bir kahkaha atarak dışarı yürümeye başladım. Evden dışarı çıkarken Anna'nın öfkeli çığlıklarını duyabiliyordum. Aptal cadı.
Evden çıktığım sırada iki lüks araba önümü kesti. İçinden cadılar indiğinde ise küçük haini almaya geldiklerini anlamıştım. Audrey üzerime yürürken sırıtarak ellerimi teslim olur gibi havaya kaldırdım.
"Cadınız içerde. Ağlıyordu en son." Audrey birkaç dakika gözlerimin içine öfkeyle baktı. Ardından yanımdan geçip giderken diğer cadılardan bazıları da peşinden gitti. Geriye kalan beyler bana nefretle bakıyordu. Onlara yavaşça yaklaşırken Isaac'ın omuzuna elimi koydum.
"İnanın beyler, gururum okşandı. Bende sizi seviyorum." Gülümseyerek arabama doğru yürüdüm ve binip vakit kaybetmeden ilerlemeye başladım. Düz yolda gaza biraz daha yüklenirken şimdi kalan tek işim kızın işini bitirmekti. Cadıya ise ne yaptıkları umurumda değildi.
--
MİA
"Mia, istersen yapmayabilirsin." Jorden yine beni hatırlamamam için ikna etmeye çalışıyordu. Benimse kesinlikle ikna olmaya niyetim yoktu. Hatırlamak istiyordum işte. Yaptıklarımı, masum insanlara yaşattıklarımı, asıl beni hatırlamak istiyordum.
"Jorden, lütfen. Hatırlarsam ve bu benim için iyi olmasa bile atlatabilirim. Bunu istiyorum." Jorden vazgeçmişe benzemiyordu fakat yine de olumlu anlamda başını salladı.
"Pekâlâ, fakat eğer istemezsen söylemen yeterli." Bende gülümsedim.
"Hadi o zaman hazırlanalım. Önümüzde uzun bir gün var."
--
Yarım saattin sonunda nihayet ikimizde hazırdık. Çıkmak için aşağı inerken boğazımda hissettiğim kurulukla haftalardır beslenmediğimi fark ettim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Liseli Vampir
VampirosAilesinin ölümünden sonra tek bir ısırıkla hayatı değişen Mia'nın bundan sonra hayatını nasıl şekillendireceğine dair hiç bir fikri yoktu. Onu bekleyen türlü zorluklar vardı önünde. O ısırık onun hayatının dönüm noktasıydı. Aynı zamanda geçmişinden...
