19. BÖLÜM

563 152 60
                                    

REFAKATÇİM MÜZİK

Şarkı;

Hislerim-Serhat DURMUŞ, Zerrin

Konuşmak İstemiyorum-Sufle,BKE

.

.

Sevdiğiniz sayıyı noktalayın.

-3.

Başlama tarihinizi ve saatinizi buraya girin.

12.05.2021
13.35



19. BÖLÜM

Müzik, ben dalgın adımlarla yürürken konferans salonuna geldiğim an çalmayı durdurmuştu

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Müzik, ben dalgın adımlarla yürürken konferans salonuna geldiğim an çalmayı durdurmuştu. Bu sefer o benim için değil, ben onun için çalacaktım. Bugünü yazacağım. Bugünün tarihi, ilk saptığım yol olarak kalacak. Başarımı, başarısızlığımı, aldığım nefesin hızını, her anı kaydedeceğim.

Müzik bölümündeki bütün üst sınıflar salona toplanmıştı bile. Öyle bir uğultu vardı ki, şimdiden başım ağrımaya başlamıştı. Koca salon şu an dopdoluydu. Başım bir anlık döner gibi olduğunda duraksadım. Gürültü müydü sebebi yoksa heyecan mı? Burslular da hemen yanı başımdaydı, bir yandan aralarındaki heyecanlı konuşmayı dinliyor diğer yandan aklımın bu karmaşıklığı çözmesini sağlamaya çalışıyordum.

"Heh, çocuklar! Siz ön koltuklara oturun. Burslular olarak özellikle size de bakılacak." Müzik bölümünün başkanı olduğunu bildiğim kişi telaşla bizi ön koltuklara doğru ilerletti. O bile panik olduysa, demek ki iş ciddiydi. Stresi stres tetikler miydi?

En ön koltuklar çoktan dolu olduğu için ikinci sıraya yerleştik. Salondaki uğultu ve karışıklık artınca yüzümü de eş zamanlı buruşturuyordum. "Bu ne gürültü ya? Kulakcıklarım ölmek istemiyor henüz!" Baran da benim gibi rahatsız olmuştu anlaşılan. Zaten rahatsız olmayanın kulağından şüphe ederdim.

"Ay ben çok heyecanlandım yalnız!" dedi Alkım heyecanla. Kalbimin attığı BPM'den haberleri yoktu sanırım. Kalbim BPM'in sınırlarını aştı aşacaktı.

Teoman'ın haline ise kahkaha atmamak elde değildi. Koltuğun iki yanına kollarını yerleştirmiş -tutunmuş- sanki yeryüzünden havalanıyordu. "Teoman? Neden uçak kalkıyormuş gibi bir haldesin?" dedim kendimi tutamayıp gülerek.

Baran heyecanla ona döndü ve Teo'cuğunun kafasını çenesinin altına aldı. Ne? "Ah Teo'cum. Sakin ol uçakta değiliz. Kulaklarını kapatayım ben senin dur." Baran sayesinde içimdeki gerginlik az da olsa kaybolduğunda olayın komikliğine Teoman hariç hepimiz kahkaha atmıştık. Olayı sonradan fark edince de anında Baran'dan uzaklaştı. "LAN!" Güldüğümde başım geriye doğru gitti ve Ulaş'ın omzuna dayandım. O da Baran'a bakıp başını iki yana sallıyordu fakat ben kendimi tutmak için sol elimle karnımı bile tutuyordum. Diğer elimde kemanım olduğu için dikkat etmeye çalışıyordum. Gülme eylemi, acilen şu an bedenimi terk etmeliydi.

REFAKATÇİM MÜZİKHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin