İsmi ROCK F*CK MUSIC olan bir kanalda anonim yayın açtığımda bu kadar büyüyeceğim aklıma bile gelmezdi. Ünlülerin ses analizlerinde ne kadar kötü yorum yaparsam yapayım, ne kadar kötü yorumlara maruz kalırsam kalayım ben değil 'biz' büyümüştük.
Ben...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
"Kurbağa? Sabah sabah n'apıyorsun dışarıda?" Evden erkenden kimseye çaktırmamak için kaçayım, diye düşünmüştüm fakat sadece düşünmekle yetinebilmiştim sanırım. Güneyler'in hemen yan evimizde olduğunu unutmuştum! Daha doğrusu, her adımımı izleyen bir Çirkin Gözlü Çok Bilmiş olduğunu... Ne güzel daha az önce etrafta göz zevkimi bozan kimse yoktu, şimdi de sabahın altı bilmem kaçında Çirkin Gözlü Çok Bilmiş'le karşılaşıyordum. Gözlerimi kanatmak istiyorum!
"Sana ne Çirkin Gözlü Çok Bilmiş?!" Tara, öyle dediğinde de cümle uzuyor. Kısaltarak söylesem anlamayacaktı. Üstelik onun için doğaçlama şiir yazmıştım. Kendini kandırma Tara, basbayağı çalışıp ezberledin! Sanırım kendimi kandırmaya devam edecektim. Fakat takılı kaldığım nokta; Güney, ben şiiri söylediğimde çok sonradan anladığını sanmış ama yine anlamamıştı. Bilahare yazılı olarak vermekte fayda vardı.
"Ne demek, bana ne? Söylesene, nereye gidiyorsun?!" Sorgulanmaktan nefret ediyordum ve sanırım Güney kendisinde bir yetki bulmuş olacak ki beni sorguluyordu. Cevap vermeye tenezzül bile etmeden onun tersi yöne yürüdüm. Arkamdan gelen adım sesleriyle kolay kolay rahat bırakmayacağını fark ettiğim için pat diye durdum. O da hazırlıksız yakalanınca bana çarpmıştı fakat ben hazırlıklıydım. Oh olsun!
"Ah! Ne duruyorsun Kurbağa?" Gözlerini kapat ve BPM say Tara! O kadar vaktim yoktu maalesef ki.
"Bana kurbağa demekten vazgeç! Bir adım var. Ayrıca..." İşaret parmağımla göğsünden ittirirdim. İttirmeye çalıştın Tara! "Peşime takılma!" Hiçbir cevap vermeden dik dik suratıma bakarken dik dik bakma yarışmasına gireceğimi düşünme hırsını bir seferlik kenarda bıraktım. Dönüş yolunda alırdım o inadı, uygulardım herhalde.
Tekrar adımladığımda bir süre adım sesi duymayınca beni takip etmeyeceğini anladım. İçin neden burkuldu Tara? Ne münasebetti? 122BPM hızda koşan kişi yanımdan geçti ve az ileride dizleri üzerinde nefeslenerek durdu. Bu Bilmiş, bir kişi sayılıyorsa gördüğüm kişi de oydu. Tara, sabah sabah kafa yaktın!
"En azından takip etmiyor." Homurdanışımı elbet fark etmişti ama tek kelime etmeden öylece durdu. Ben de yanından geçtim. Sabır Tara! Sanırım büyük sabırlar gerekiyordu bana. Çok sabırlıydım. Baran'a 'çok ayıp' tekrarlaması yakışırken bana da 'sabır, çok sabır' tekrarlaması yakışıyordu sanırsam. Sen kendine neye göre yakıştırıyorsun Tara? Ben de bilmiyordum fakat bilmemek; bilmeye çalışırken neyi bilmemek ya da neyi bilmek, karışıklığından kurtarıyordu beni.