İsmi ROCK F*CK MUSIC olan bir kanalda anonim yayın açtığımda bu kadar büyüyeceğim aklıma bile gelmezdi. Ünlülerin ses analizlerinde ne kadar kötü yorum yaparsam yapayım, ne kadar kötü yorumlara maruz kalırsam kalayım ben değil 'biz' büyümüştük.
Ben...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Varoluşun sebebi, Tanrı'nın sunduğu nimetlerden nasıl ve ne şekilde yararlanacağımıza bağlı bir test gibiydi. Her şeyin var olma sebebi vardı. İnsan... Bazen bazı şeyleri sorgulamadan yaparken bazen de öylesine şüpheye düşerek yapıyordu ki, koca dünyanın ne kadar küçük olduğunu hatırlatıyordu.
Herkes kendi hikayesinin başrolüyken ben kendi hikayemde var olma sebebimi sorguluyordum. Neden benim hikayemdeki başrol bendim ve neden böyleydi? Kaderi sorgulamıyordum, sadece herkeste var olan şey gibi, hikâye gibi kendiminkini sorguluyordum.
Bir gün öylesine bir mutluluk tadacağım ki, bunun sonucunda belki de acının en hasını yaşatan bir kayıp vereceğim. Bu mutluluk her şeye değecek bir mutluluk olacak, hissediyorum. Ama sanki kursağımı kanlar içinde boğacak kederin kaçınılmaz son olacağı da alenen belli. Belki de her şey sadece güzel olacak. Herkesin istediği gibi tek temennim de buydu zaten.
"Kızım!" diye bir ses duyuyorum. Ben tek tek Burslular'ın yüzlerine bakarken bir başkasının sesi beni çağırıyordu. Önce rahat bir nefes almamı sağlayacak şeyden emin olmalıyım. Evet, Burslular'ın yaşadığından emin olmalıyım. Onlara bir şey olmadığından emin olmalıyım.
"Y-yaşıyor musunuz?" Tara, sanrı görmüyorsun! Ya Burslular benim hikayemin sanrısıysa?
"KIZIM!" Bir çift el, kollarımdan sarsınca beni, görüşüm Burslular'ı görmemi engelledi. Hayır benim görüşüm değil, bir başkasının engeli görüşümü engelledi. Gözlerimi kırpıştırırken babam olduğunu iddia eden adama bakıyordum. Gözlerinde gördüğüm endişe de neyin nesiydi?
"O-onlar yaşıyor mu? Zarar v-vermedin değil mi?" Korkarak, öylesine içim yanarak sordum ki bunu, sanki beni defalarca kez üzmek isteyen o değilmiş gibi şu anda beni rahatlatmak ister gibi bakıyordu.
Gerçek bir babanın endişesiyle bakması nasıl bu kadar gerçekçi olabilirdi?
"Yaşıyorlar." dedi içten bir şekilde. Kollarından sıyrılıp onları görmeye çalıştım. Engellemedi fakat tutuşunu da bırakmadı. Sanki en büyük düşmanım bana destek çıkıyordu. Sahi, o niye gelmişti?