İsmi ROCK F*CK MUSIC olan bir kanalda anonim yayın açtığımda bu kadar büyüyeceğim aklıma bile gelmezdi. Ünlülerin ses analizlerinde ne kadar kötü yorum yaparsam yapayım, ne kadar kötü yorumlara maruz kalırsam kalayım ben değil 'biz' büyümüştük.
Ben...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Geçmiş...
"Baban senden nefret ediyor." İrfan'ın söyledikleri yanlıştı çünkü benle dalga geçiyordu. Her gülümseyişinde bir şaka vardı. Annem öyle demişti.
"Ama nasıl? O benim babam! Beni sever ki! Ege de çok seviyo beni." Umut, hiç yokmuşçasına, var olmamışçasına orada bir yerde izliyordu beni. Tutunmayı bana adı yasaklı öğretmişti. Bugün de onunla görüşecektim.
"YOK!" Korktuğumu görünce gözlerini yummuş ve burnunu sıkmıştı. Sonrasında daha az korkutucu bir ifadeyle benimle aynı boya gelmek için eğilmişti. "Anneni artık sevmiyor baban. Abin de unutmuş seni. Annene sor istersen." Fazla küçük değildim ama aklım fazlasıyla küçüktü.
"Anne!" diye seslenmiştim. Defalarca kez, yanımıza gelene kadar seslenmiştim. İrfan tek kelime dahi etmeden hüzünlü gözlerle beni izlemişti. O zaman hüznün sebebini bilemezdim. Anlayamayacak kadar küçüktüm -saftım-.
"Tara, ne oluyor?" demişti İtalyanca konuşarak. İrfan, başka dilde konuşmasına kızmamıştı bile. Bize İtalyanca'yı yasaklamıştı. Konuşulduğunda öfkesi kriz boyutuna kadar taşınırdı. Ama bu sefer sadece gözlerini yummuş ve ifadesindeki karmaşıklığı bizden saklamıştı. "Kızım?"
"A-anne! Babam ve abim artık olmayacak mı? İrfan Abi şaka yapıyor yine değil mi?" Arkasını dönen büyük cüsse bir süre anneme bakmıştı. Kısa çaplı sessizlikte içimde korkunun her türlüsünü hissetmiştim.
"Ona gerçekleri anlat Deniz'im. Yeterince büyüdü." Annemin karnına elini dokundurmuş ve biraz uzaklaşmıştı. Sanki yakınımızda olmasa kendini tutabilecekti. Keşke hiç olmasaydı...
"Anne?" demiştim yine korkarak. Artık net cevaplar istiyordum. Aklımın karıştırılması hoşuma gitmiyordu. Aklım bazı şeyleri kavrayabiliyordu ama işte yine de kabullenemiyordum.
"Doğru kızım." demişti. İlk nefes kesilmesini yaşamıştım. "Baban başka bir k-kad..." Susmuştu. Hıçkırmıştı. Sol eli karnını, sağ eli başımı tutmuştu. Yavaş yavaş okşarken saçlarımı kendini, dile getireceği sözlere hazırlıyordu. "Baban artık beni sevmiyor kızım. Başkasında kalbi." İsmine tezat yeşil gözleri öyle bir yeşermişti ki, yeşilden neden nefret ettiğimi anlamıştım.