40. BÖLÜM

390 104 84
                                    

REFAKATÇİM MÜZİK

Şarkı;

Ben Yoruldum Hayat-Mümin SARIKAYA

.

.

26.10.2021 tarihini ilk yazarken not etmişim. Fakat bugünün tarihi...

10.12.2021

18.00

Bu sefer tam saatine yetiştim, ehehe.

🎵

40. BÖLÜM

Sevgili Müzik,

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Sevgili Müzik,

Gerçekten sana sığındığımda, yolu bütün dikkatleriyle takip ettiğimde başarabiliyormuşum. BAŞARDIM, demeyeceğim çünkü yolun sonunda bunu büyük harflerle yazacağım. Büyük harfin imasını belirtir gibi de haykıracağım.

Müzik, birinci oldum!

Satırlara yazamıyorum tuhaftır ki...

Güzel anlarım o kadar az ki... Bunu düşününce değil de daha çok yazınca fark ettim. Olsun, az olsun ama öz olsun. Değil mi?

-Yıldızsız-

🎵

Yağan yağmuru pencereden seyrederken önümde açık sayfalar doldurulmayı bekliyordu. Fakat yazdığım satırlar an itibariyle attığım imzayla beraber son bulmuştu. Açık sayfaları kapattım ve kapağındaki derisiyi okşadım. Bir deftere ilk kez bu kadar para yatırmıştım. Yazdıklarımın toplandığı yer, daha doğrusu müzikle yazılı olarak konuştuğum yer, değerli ve paha biçilemez olmalıydı. Elbette defter için çok çok fazla olmasa da paha biçmiştim. Fakat onu paha biçilemez kılan da yazdıklarım, kaydettiklerim ve sakladıklarımdı.

Günlük yazıyor gibiydim fakat hayır, günlük yazmıyordum. Günlük yazmak, bana, beni anlamayacak sayfalara elimi yormaktan başka bir şey kazandırmayacaktı. Ya da sanırım, kaybettirmeyecekti olacaktı.

Müzikle içimden konuşabilirdim, konuşmayabilirdim. Zaten her anımda yanımda olan bir güçtü ama sebepsiz, fiziksel olarak da elimle tutabilmek istiyordum. Garipti düşüncelerim, hislerim... Tıpkı ben gibi.

Baran'ın yazdığı melodiyi dijital ortama çeviren Teoman, mükemmel bir iş başarmıştı, çünkü müzik listemde çalan mini beste, bambaşka duygular çağrıştırıyordu. Her dinlediğimde yeni bir şey keşfediyor, buluyor, hayal ediyordum. Kişiye her dinlediğinde bambaşka anlamlar yükletiyordu ezgi ve söz. Ne kadar kısa da olsa, daha başlangıçtan bir şeyler çağrıştırıyordu.

Kaçıncı kez dinlediğimi bilmediğim şarkı, kapının çalması ve hemen ardından açılmasıyla son buldu. Karşımda Güney'i bekleyebilirdim veyahut Sarper Abi'yi... Ve hatta Serra'yı da beklerdim ama O'nu beklemezdim. Yüzümdeki afallamışlığı görünce kısa bir an duraksamıştı. Ensesini ovuştururken göz teması kurmamaya dikkat ediyordu. Gözlerime bakmayı reddederek burnuma bakarken dudaklarımı birbirine bastırdım. Ayağa kalkarken çaktırmamaya çalışarak defterimi de saklamaya çalışıyordum fakat ne hikmetse dikkatini çekmişti hemen. Eğer beni gerçekten kardeşi olarak görseydi eminim ki her hareketime özellikle dikkat ederdi fakat ben, onun sıradan sokakta karşılaştığı biriydim. Daha kötüsü Tara, seni görmüyor!

REFAKATÇİM MÜZİKHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin