Karmakarışık

207 49 79
                                        

-Hazal-
Alaz'ın yüzü görülmeye değerdi sanırım skoru eşitledim. Ama daha o öpücüğün hesabını alacağım Kehribar gözlüm senden.

Anlaşmamızı kahvaltı masasında imzalayıp onayladıktan sonra ilk işimiz belediyeye gitmek oldu. Başvurumuzu, gerekli prosedürleri de halledip Selma teyzelere geçtik. Tabii biz gidene kadar bütün ahaliye de oraya gelmeleri için bilgilendirdik.

Başlıyoruz! Eve geldiğimizde kapı ziline basmadan önce birbirimize baktık. İçimden Fighting diyerek kendime cesaret veriyordum.

Ama belli ki yüzümdeki kaygıyı saklayamıyordum. Alaz elimi tuttu "Ne olursa olsun, her zaman yanındayım güven bana" dedi ve ve hafifçe gülümsedi. Gözlerinde güven telkin eden bir bakış vardı. Sanırım bu kararı vermemdeki en büyük etken de bu anlamlı gözlerde saklıydı. Gözünü üzerimden çekip zile bastı.

Bense onun yüzünde onun söylediği cümlelerle hapsoldum. İçime akan elinin verdiği sıcaklık güven duygusu bana her şeyi unutup resmen doping aşıladı.

Ben Alaz'ın yüzünde kaybolurken kapıyı Eda açtı "Hoş geldiniz çifte kumrular" diyerek beni hızlı ve sert bir şekilde kendime getirdi. Bu kız gerçekten çok fena.

Her neyse... İçeri el ele girdik. Herkes heyecanla bizi bekliyordu. Her birinin yüzünde farklı duygular vardı. Amcalarım aileleri için, Nihal teyze oğlunun mürveti için mutlu bir haber bekliyordu.

Alaz "Biz evleniyoruz!" dedi.

Birden, direkt, dümdüz... Bu adamın aceleciliği hiç hayra alamet değil. Bir anda ortalık karıştı kızlar, teyzeler, anneler... Sarılıp öpen, ağlayan, coşkudan çığlık atan.... Tam bir curcunaydı.

O hengamede gözüm Mahir amcama takıldı. Gözleri dolu dolu bana bakıyordu. Sanırım bu durumda benim için kaygılanan tek kişi oydu. Yanına gittim. Bana sarıldı ve gözlerinde hapsettiği gözyaşlarını serbest bıraktı.

Erkeğin ağlaması çoğu kişi tarafından hoş karşılanmaz, acizlik olarak görülür ama ben ağlayan erkeğin merhametli olduğunu düşünürüm. Gözyaşlarında bile bir soyluluk saklıydı.

Bizim o halimize son noktayı Nihal teyze koydu.

"Tamam, herkes sakin olsun çok işimiz var. Evlilik ne zaman?"

Alaz "Pazar akşam sekizde nikah, biraz zor oldu ama hallettik" dedi.

Alaz yerinde duramıyordu, sanki gerçekten evleniyordu? Evet, gerçekten evleniyordu. Hem de benimle. Aman Allahım ben evleniyorum. Bu taş benim kocam olacak. Sakin ol Hazal, derin derin nefes al. Yüreğimin atışını kulaklarımda hissediyordum.

Alaz yanıma gelip "İyi misin rengin değişti, istersen otur ya da lavaboya gidelim. Hazal iyi misin Hazallll!"

Evet, tahmin ettiğiniz gibi Alaz'ın kollarına bayılmışım. Sanırım tansiyonum düştü. Benim bu toplum önündeki bayılmalarım alışkanlık haline geldi sanırım. Uyandığımda yatağımdaydım ve başımda Alaz vardı, o kaygı ve korku dolu gözleri görünce kendime geldim.

"İyi misin, bir yerin ağrıyor mu, istediğin bir şey var mı" diye soruları sıralıyordu.

"Merak etme iyiyim, sanırım tansiyonum düştü. Alaz..."

"Efendim Hazal, söyle ne istiyorsun. Hemen getireyim."

"Şey, bir şey istemiyorum... Ama ben korkuyorum. Ben bu kadar telaşa alışık değilim. Hayatta hep tek başınayken şimdi etrafımda hem akrabalarım hem de bir şeyyyy... Yani farklı bir dünya olacak. Bu ani değişime hazır mıyım onu bile bilmiyorum. Korkuyorum yani."

AşkYakaBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin