Öpücük

248 52 100
                                        

Athena-Öpücük

-Hazal-

Gezinti faslını bitirip daha fazla ateşlerde yanmadan nihayet eve döndük. Alaz'a kesinlikle bir şey olmuştu. Murat eşyalarını alıp aşağı indi. Tam herkes vedalaşıp gidecekken Alaz beni tuttu ve yanağımdan öptü. Şoke olmuş ağzı açık bir şekilde bakakalmıştım. Tabii ki utanmam işin cilvesiydi.

Eda "Aşk böcüğü, hadi kendine gel, eve giriyoruz" demesiyle transtan çıktım.

Bunu sana ödeteceğim Alaz efendi. Ne alacağımı ne de vereceğimi asla unutmam. Özellikle intikam konusunda asla affedici değilimdir.

Sabah çok güzel bir güne uyanmak harikaydı. Bütün eve mis gibi kokular yayılıyordu. İçimde garip bir his vardı. Sanki olan kötü şeylerin hiç biri olmamış, evlenme bahsi hiç açılmamıştı. Yüreğimdeki hafiflik düşüncelerime de sirayet etmişti.

Yatakdan kalkıp banyoya gittim. Yatağı toplayıp üstümü değiştirdim. Mutfakta Selma teyzeme yardım ettim. Kızlarla sofrayı hazırladık ama kimse bana soru sormadı ve bu durum benim açımdan müthişti. Kendime dahi itiraf edemediğim şeyleri onlarla nasıl konuşabilirdim ki. Ama onların durumu benim gibi değildi tabii ki. Ben geçici bir unutkanlığa kapılmışken onlar beni incitöeöek için konuşmamayı tercih etmişti.

Daha sonra hazırlanıp denize indik. Oh!.. Deniz mis gibiydi. Tatlı bir serinlik bütün vücudumu sarmıştı. Gergin kaslarım gevşemeye başlamıştı. Yeteri kadar güneşlenip denizde yüzdükten sonra açıkmıştım ve ilerideki kumpirciyi görünce çölde vaha bulan bir bedevi gibi çok sevinmiştim. Kumpire bayılırım.

"Kızlarrr ben kumpir almaya gidiyorum. Başka bir şey isteyen var mı?"

"Ben soğuk içecek istiyorum. Vişne suyu olabilir."

"Ben de geleyim seninle. Zeynep çantaların yanında dur." Dedi Eda.

"Tamam. Zaten benim kalkmaya hiç niyetim yok. Geç kalmayın. Güneşi kaçırmayın."

Büfenin önüne geldiğimizde Eda ağzındaki baklayı nihayet çıkardı. Zaten sabahtan beri mevzuya girmese de şüpheli bakışlarıyla beni adeta yiyordu.

"Evet, Hazal dökül bakalım çok neşelisin. Sanki hiç aklında bir şey yokmuş gibi rahatsın. Ben senin bu halini bilirim. Ne planlıyorsun?"

"Hiçbir şey sadece her şeyi akışına bıraktım. Hadi yürü çok acıktım."

"Kaç, kaç... Bakalıö nereye kadat kaçacaksın?"

Kumpirlerimizi ve içeceklerimizi alıp Zeynep'in yanına gittik. Selma teyze bizi görse kesin vururdu. Ama kumpir muhteşemdi. Tereyağlı patates boğazımdan aşağı kayarken zevkten dört köşe olmuştum.

Yediklerimizin çöplerini atmaya giderken biri "Yenge bir isteğin var mı? Kahve içer misiniz" dedi.

"Yenge derken?.."

Ben şaşmış bir şekilde çocuğa bakarken "Sen Alaz abinin nişanlısısın. Dün akşam kahve getirmiştim size" dedi.

"Yok sağ ol istemeyiz. Teşekkür ederim"

Sabahtan beri üzerimdeki pozitiflik tamamen yok olmuştu. Aklımdan çıkarttığım bütün düşünceler beynime hücum etti.

Ani bir kararla kızların yanına gittim, eşyalarımı toplayıp

"Eve gidiyorum" dedim.

"Daha çok erken neden gidiyorsun?" dedi Eda .

"Keyfini çıkarın. Sanırım ben kendimi iyi hissetmiyorum" dedim.

AşkYakaBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin