Ofiste sabırsız bir şekilde Alev'in telefonunu beklerken gözüm camekanın diğer tarafındaki patronuma, eşime, beyime, aşkıma ay işte her şeyime takıldı.
Ne kadar asil bir duruşu var. Ceketini çıkarmış, kravatını gevşetmiş, harıl harıl bugünkü toplantı için hazırlanıp önüne getirilen fizibilite raporlarına bakıyor. El insaf be adam; raporları incelerken de bu kadar yakışıklı, çarpıcı ve ateşli olunmaz. Saçının bir tutamı alnına düşmüş, kendimi zor zaptediyorum. Gidip o saçı elimle düzeltip masanın üstündekileri yere atıp... Ben bu şekilde ona bakarken sanırım benim elektrik yüklenmesini hissetmiş gibi kafasını kaldırıp bana baktı.
Yüzündeki muzip bakış ve ne düşündüğünü biliyorum diyen bir ifadeyle koltuğunu geriye itip ayağa kalktı.
Adamın her hali karizma. Yürüyen afrodizyak mübarek.
Bakışlarını üzerimden hiç ayırmadan bana adım adım yaklaşmaya başladı. Masamın başında durup yavaşça üzerime eğildi. Kulağımın dibine kadar gelip saçımı sakince üfledi. Ben aniden ürpererek iyice eridim. Ardından kulağıma ağzını yanaştırıp
"Sizin bu yaptığınıza taciz derler Hazal hanım" dedi.
"Hııh..." diye çıkan şaşkınlık sesinden sonra burnuma dolan kokusu beni aptallaştırsa da hemen toparlanıp "Kim? Ben seni nasıl taciz etmişim? Alaz efendi, şurada hanım hanımcık akıllı uslu oturup kocamın ay pardon patronumun bana vereceği..." biraz soluklanıp devam edeceğim ama her derin nefesimde kokusu tüm ruhuma işliyor. Bütün vücudum Alaz Alaz diye bağırıyor. Karnımın içinde kelebekler artık uçmayı ileri seviyeye çıkarıp sorti yapıyor.
"Sakin ol Hazal" diyorum içimden ve sözlerime devam ediyorum.
"Şey... Patronumun bana vereceği görevleri bekliyorum."
İyice kulağıma yaklaşıp kulak mememi dişledi. Ay bana bir şey oluyor cam mam açın ateş bastı.
"Bana pek görev bekliyormuşsun gibi gelmedi."
"Ne geldi sana ne? Az uzaklaş çok sıcak oldu!"
"Biliyorum aşkım sabahtan beri bana bakışlarınla odayı ateşe verdin. Bir de bana söyle istersen o güzel kafandaki düşüncelerini."
"Aaa... Ne münasebet! Ne ateşi ne harı bak şimdi biri gelecek rezil olacağız" dememle doğruldu, kapıya yönelip kilitledi.
"Artık kimse bizi rahatsız edemez" dedi hınzır bir gülüşle. Ve elimden tutup beni ayağa kaldırdı. Bir hamlede kucağına alıp içeriye yöneldi.
"Napıyorsun? Senin toplantın var" dememle masanın yanında durup telefonun düğmesine bastı. Karşıdan gelen Mine hanıma cevap vererek
"Mine Hanım toplantıyı öğleden sonra üçe erteleyin" dedi ve tekrar tuşa bastı. Yüzümün kırmızılığı kesin pancar gibi olmuştur.
"Rezil olduk herkes hakkımızda konuşacak."
"Konuşsun, sen benim karımsın. Kimseyi ilgilendirmez bizim ne yaptığımız."
Beni bırakması için kıpırdamaya çalışsam da pek başarılı olamadım. Hoş ben de çok mücadele etmedim... Pembe dudakları dudaklarıma tutkuyla yapıştı önce. Kucağındaki pozisyonumla beni kendine iyice yapıştırdı. Dudaklarımız hiç ayrılmadan yek vücut geri geri gidip kanepeye oturdu Alaz. Bir eli belimden kalçama inmişti. Kalbim o an tatlı bir heyecan ve arzuyla keyif içinde çırpınıyordu. Derken elleri göğüslerimin üzerine geldi.
"Sanki biraz büyüdüler ha. Ne dersin" dedi ve cevabını beklemeden düğmelerimi açtı. Başını tamamen koynuma gömdü. Ağzının sıcaklığı başımı döndürüyordu. O an o ofiste herkesten gizli bir şey yapmak farklı bir haz veriyordu bana. Kocamın kucağında kollarının arasında aşk oyunları ile dolu bol dokunuşlu hoş bir maceraya yelken açtık.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
AşkYaka
RomanceRuhum bütünüyle rengarenk. Hayatı tam anlamıyla dolu dizgin yaşamayı severim. Tüm canlılığıyla anı yaşamayı, eğlenmeyi tercih ederim. Keyfime düşkün bir karakterim yok ama hayatın keyifli yanlarına meyletmek içimde var. *** Gördüğüm bir kıl yumağıyd...
