(bxb) -Düz yazı ve texting- Tamamlandı
Biri öfkeliydi biri arsız, seviştiler ansız...
Hiç Tanımaz Tenim Ellerini hikayesinin, Ertuğrul ve Batu'nun hikayesidir. Bağımsız okunabilir.
Güzel günler neden hızlı geçiyor! Tekrarlıyorum, güzel günler neden bir saatmiş gibi geçiyor abi ya!
Gözümü açıp kapamaya korkuyorum gün bitecek diye. İki gün geçmişti. Hafta sonu yaklaşıyordu ve Ertuğrul biletini pazar akşamına almıştı.
Ondan ayrılmak istemiyordum. Yanında gitsem diye düşünmüştüm ama şimdi onu da zorlamak istemiyordum. Ne kadar kabul etse de hâlâ bir şeyler eksik gibiydi.
Ne zaman yalnız bıraksam düşüncelere dalıyordu. O kadar çok merak ediyordum ki ne düşündüğünü. Zamana bırakmaktan başka bir şey yapamazdım.
Sabah uyandığımda onun kolları arasında uyanmak kesinlikle harika bir şeydi. Sıcak bedeni, bedenime temas ettikçe, kokusu kokumu sardıkça ben onunla tamamen bütün oluyordum. Ruhum kollarının arasında dinleniyor, huzura varıyordu. Onun kollarını hissedene kadar aslında yorulduğumu anlamamıştım.
İşin aslı içimde bir huzursuzluk vardı. Bu onun sevgisine duyduğum şüphe diye düşünmüştüm. Ama en son şeydi onun sevgisinden şüphelenmem.
Tamam, bana düzgünce bir şey anlatmıyordu. Gördüğüm kadarıyla biliyordum. Zorlandığı şeylerin var olduğu bariz belliydi, bu yüzden bana adım attığı andaki zorluğu hissetmiştim. İşte bundan dolayı şüphe etmek saçma olurdu.
Başka şeyler vardı. Şimdi aptal mısın sen diyen bir tarafım daha vardı. Daha yeni bir ilişkiye başlamışken bu tür şeylerle aklımı meşgul etmem ne kadar mantıklıydı? Bundan önce beni öteleyen birinden bahsediyorduk. Tanımadık birbirimizi düzgünce. Şimdi her şey adım adım, yerine oturacaktı.
Bu gün mesela dışarıya çıkmaya karar vermiştik. Onunla konuşup hakkımızda bir şeyler öğrenebilirdik. Kahvaltı sırasında, dışarıya çıkıp bir şeyler yapmayı teklif etmiştim. İyi olacağını söyleyip kabul etmişti esmer şekerim.
Onun öncesinde benim eve geçecektik. Onun kıyafetlerinden giyinmem sıkıntı değildi, hatta çok hoşuma gidiyordu ondan bir şeyin üstümde olması. Fakat neredeyse aynı boylara sahip olsak da kalıp olarak farklıydık ve Ertuğrul ekstra bir şekilde büyük beden giyinmeyi seven biriydi. Ben giyindiğimde ise cidden büyük oluyordu. Benim eve gidip üstüme bir şeyler alacaktık.
Üstümde şu an beyaz tişört ve gri eşofman vardı. Ona geldiğimdeki kıyafetlerimi giyinecektim ama esmer onu kirliliğe atmıştı.
Banyoda ihtiyaçlarımı giderip Ertuğrul'un odasına geçtim. Çıplak sırtla karşılaştığımda sırıttım. Pantolonu giymiş olan esmerim tişörtünü giymemiş, yatağın ucuna oturmuştu. Bir şeyle uğraşıyordu ama arkası bana dönük olduğu için göremiyordum.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Yatağa çıkıp dizlerimin üzerinde ilerledim. Başını omzunun üstünden uzatıp ne yaptığına baktım. Telefondan mesaj yazıyordu.
Beni fark ettiğinde başını çevirdi. Yüzü yüzüme yakın olduğunu fark edince gülümseyip telefona geri döndü. Bi' gruba yazıyordu. Sanırım arkadaş grubunun sohbetiydi.