"Bak bana görüyor musun bu sende var mı?" dedi Cüneyt okey taşını Ertuğrul'a gösterip nispet yapar gibi.
Özgür, Ümit, Cüneyt ve sevgilim ile karar verip 101 okey oynaya gelmiştik. Ben, esmerim ile ortakken, Cüneyt Özgür ile olmuştu. Gerçi onlar üç kişi oynuyor diyebilirdim. Ümit ara ara sevgilisine yardım ediyordu.
Ertuğrul ıstakasından eline bir taş alıp ona gösterdi. "Bundan mı bahsediyorsun kardeşim?" dedi. Cüneyt, esmerimin elinde okeyi görünce, "Ulan it oğlu it okey çekici misin sen her el sende okey var."
Ertuğrul ona gülüp, "Şans kardeşim şans." Üç yüzlü küsur farkla biz öndeydik. Ama çokta sevinemiyordum bir anda her şey dönebilirdi. Taşlar atılıp dönerken şu ana kadar kimse 101 yapıp taşlarını açmamıştı. Yaptığım perlerin 34 sayısına olmuş mudur diye saydığımda 28 çıktı. Yanaklarımı şişirdim. Neyse daha yeni başlamıştık.
Per olarak kırmızı 11 ve 12 vardı ah bir 10 ya da 13 gelse üfff. Başımı kaldırıp esmerim ile göz göze geldim. Gözünü kırpıp durum nasıl gibisinden yoklama yapmıştı. Dudaklarımı büktüm. Gülümseyip başıyla rahat ol demişti. Bak ya nasıl anlaşıyorduk yiğidim ile. Bana sıra gelip taş çektim. Hay sokayım mavi birine! Direkt yere attım.
Özgür, "Sarı kafa düzgün taş atsana." dedi.
"He atayım da ceza yiyelim kıvırcık kafa, devam et." dedim. Taş çekip söverek Ertuğrul'a attı. Siyah beş atması ile sırıttı bebeğim. Taşı alıp elini açmasını beklerken sarı yedi olan yaşı ortaya attı ve sırttı.
Istakısını çevirip bitmiş elini gösterdi. "Alın size harikulade bir el." dedi.
"Aslan esmerim!" dedim ellerimi uzatarak. Uzattığım ellerime elleri ile çak yaptı. "Salak okey dönsene, baştayız daha." dedi Cüneyt. Bak bak nasıl kuduruyor.
"Kardeşim neden açıp puan almanıza neden olayım. Böyle iyi. Yaz bakayım size giren puanı." Mutlu çıkan sesi ile ben daha çok mutlu olurken göz göze geldiğimiz an sağ gözünü kırptı.
"Hayatım sen şimdiden düşün ne yemek istediğini. Malum beleşe gelecek." dedi.
"Erken konuşma puşt." dedi Özgür.
"İt anca iki el kalmış iki el biz açmadan bitin bakayım geçersiniz." dedi Ertuğrul kaşlarını çatıp. Yav hemen de sinirleniyorsun. Eğlenmeye baksana be esmerim.
Istakalardaki taşları döktük. Cüneyt hırsla karıştırdı tasları. Ertuğrul taşları dokunmadan sırtını sandalyeye yasladı ve kollarını birbirine kavuşturdu. Zevkle arkadaşının çıldırmasını izlerken Ümit bile sevgilisine gülüyordu.
Taşlar dizildikten sonra Cüneyt, önündeki ıstakayı alıp Özgür'e uzattı. "Al lan gudubetli Özgür." dedi.
"Piçe bak, kusuru bende buldu." dedi Özgür ıstakasına ona vererek uzatılanı alıp.
"Totem mi şimdi bu?" dedim Cüneyt'e.
"Aha ikinci Şafak. " diye güldü sevgilim.
"Ya, gitmeyin çillimin üstüne." dedi Ümit, Cüneyt'e yandan sarılıp. Omzunu öpüp sardığı kolu okşadı.
"Kanka şöyle düşün biz aşka kazandık." dedi Özgür.
Ertuğrul'un dudağının yana kıvrıldı. Bana bakarak, "Ben ikisinin de kazandım Elhamdülillah." dedi. Dediğine genişçe sırıtırken bakışlarının hayranlığı dönüşünü izledim. İç çektim. Kıpır kıpırdı içim.
Onunla birlikte psikoloğun yanına gitmiştim. Çıkarken çöken omuzları ile karşılaşsam da bir süre sonra daha da dik durduğunu, daha da iyi oluşunu izledim. Netti bana, nettim ona.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Barutla Yan
Dla nastolatków(bxb) -Düz yazı ve texting- Tamamlandı Biri öfkeliydi biri arsız, seviştiler ansız... Hiç Tanımaz Tenim Ellerini hikayesinin, Ertuğrul ve Batu'nun hikayesidir. Bağımsız okunabilir.
