Hoseok
Gözlerim ne kadar süre kapalıydı bilmiyordum.Açtığımda sudaki kan damlaları endişelenmeme sebep oldu.
Biri vurulmuştu.
Kim olduğunu anlayamıyordum.Yukarı baktığımda gün batımını görmemle diğerlerine döndüm.Hepsinin gözleri açıldığında elimle yukarıyı işaret ettim.
Yoongi hareket etmekte zorlanıyordu.Hastalığı yine onu etkilemişti.Bir kolumla ona sıkıca sarılırken diğeriyle yüzmeye başladım.
Su yüzüne çıktığımızda karşımızda gördüğümüz siyah inciyle birbirimize baktık.İki yanında Barbossa ve Emily'nin gemileri vardı.
"Yardım edin!"
Wooyoung bağırdığında Jeongho halatı attı,hemen tuttum.Yoongi'ye tek kolumla sıkı sıkı sarıldığımda bizi yukarı çekmeye başladılar.
Güverteye ayak bastığımızda onu yere bıraktım.Sırtını yaslayarak derin nefesler almaya çalışıyordu.Tek koluyla vücuduna sıkıca bastırdığı kitaplara baktığımda şaşırdım,ıslanmamışlardı.
San,Shamy ve Wooyoung'un güverteye çıkmasına yardım ettikten sonra önce kendi üzerime sonra onlara baktım.
"Kim vuruldu?"
"Kolumu sıyırmış" dedi Shamy.
Sağlam elini koluna götürerek yarasına bastırdı.San'da bir şey yoktu.
"Sırtımdaki yaralar hala kanıyor sanırım."
Wooyoung yüzünü buruşturduğunda San elini tutarak sırtına bakmaya başladı.Derin bir nefes verdim,kimse vurulmamıştı.
"H-Hoseok..."
Yoongi'nin güçsüz sesini duyduğumda arkama döndüm.Vücuduna tek koluyla bastırdığı kitaplar elinden düştüğünde karnında gördüğüm kurşun yarasıyla duraksadım.
"Yoongi!"
Wooyoung hızlı adımlarla yürüyüp yanına oturdu.Üzerine sarılı pelerini açacağı sırada dalgınlıktan çıkıp yanına koştum.Bir elimi yarasının üzerine koyup bastırmaya başladığımda diğer elimle yüzünü tuttum.
"Bana bak."
"Vuruldum..."
Siyah incileri bakışlarımı bulduğunda dolduğunu gördüm.Yavaşça yüzüne yaklaştım.
"Bir şey olmayacak tamam mı?"
Kafasını salladığında gözlerimi karnındaki elime çevirdim.Wooyoung üzerinden çıkarttığı pelerini elimi çektiğimde yarasına bastırmaya başladı.Kesik nefesler alıyordu ve ben endişeleniyordum.Arkama dönüp San'a baktım.
"Barbossa'yı getir!"
Hızlı adımlarla güvertede yürümeye başladı.Siyah inci onun gemisine yaklaştığında Emily'nin gemisi de bizi takip etti.Önüme dönüp yanağını okşadım.Korkuyordu,siyah incilerinde bunu görebiliyordum.
"Hoseok ne oldu?"
Barbossa'nın sesini duyduğumda ona döndüm.Emily de yanındaydı.
"Yoongi vuruldu."
"Ne?"
"Bir şey yap."
Yanıma oturduğunda Wooyoung'un ellerini çekti.Kan kaplı pelerin kumaşını alıp gömleği kaldırarak yarasına baktı.
"Arkasını çevir.Kurşun hala vücudunda mı bakman gerek."
Ellerimi küçüğümün yüzünden indirdim.Omuzlarından tutarak sırtını dayadığı yerden kaldırdım.Gömleği açıp baktığımda bir kurşun deliği daha gördüm.Yavaşça sırtını yasladım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Fire and rose | Sope
Fiksi PenggemarKralın emriyle ganimetlerine el konulan korsan red head öfkelenir ve anlaşma için prensi kaçırmaya karar verir. "İkimiz de kırmızıyız fakat farklı tonlarıyız.Ben yakıcı ve yıkıcı bir ateşim,sen ise gül kadar zarif ve narinsin."
