İyi okumalaarr oylarınızı vee satır arası yorumlarınızı unutmayınn lutfensii 💖💖
Bölümü üç dört kere kontrol ettim ama yazım yanlışım olursa kusura bakmayınn..
İki haftadır hastaydım ve tek yaptığım şey uyumaktı. İyileşmek üzereydim ama uyukum olmasa bile uyuyordum.
Bu süreçte çok şükür ki kolumdaki alçıdanda kurtulmuştum, doktor ve hemşire kolumun bu kadar hızlı iyileşmesine şaşırmışlardı ama sorgulamamışlardı.
Sorgulasalar bile bir sonuca varamazlardı.
Tylor ve Pamirde iki haftadır ortalıkta yoktular.
Nerde olduklarına dair hiçbir şey bilmiyordum ama nedensizce içimde bir endişe ve merak vardı.
Annem odaya girdiğinde tavadaki bakışlarımı ona çevirerek uzandığım yerden doğruldum.
Annem elindeki ilaçları tek tek avcuma koydu ve hangi sırayla içeceğimi söyledi, ilaçlarımı içtiğimde annem biraz yemek yemem içinde ısrar etmişti ama her seferinde istemediğimi söylediğim için bir şey olursa söylemem gerektiğini söyleyerek odadan çıkmıştı.
Hastalandığımda asla yemek yemezdim, annem bunu çok iyi biliyordu ama yemek yemezsemde iyileşmeyeceğimi söyleyip duruyordu.
Yatağa uzanıp gözlerimi kapattığımda hissettiğim rüzgar benzeri bir esintiyle tekrar gözlerimi açtım, karşımda Tylor'ı bulmayı hiç beklemiyordum.
Uzandığım yerden hızlıca doğrulduğumda başımın dönmesine engel olamamıştım.
Tylor çömeldiği yerden doğrularak yanıma otuduğumda refleks olarak kendimi geri çektim, eskisi kadar olmasada ondan hâlâ korkutuğumu inkar edemezdim.
Tylor üzgün bir şekilde nefesini verdi, üzgün müydü? Belkide benim yanılsamamdı.
Bıkkın ve yorgun bakışlarını bana çevirdi "Hâlâ benden korkuyorsun değil mi?" istemeyerekte olsa başımı onaylar anlamda salladım güldü ama bu keyifli bir gülüş değildi "Ben sen olsam bende benden korkardım, kolunu kırdım, kuzenlerine zarar verdim, sana zarar verdim, her evime girdiğinde seni korkuttum,..."
Bir şey olmuştu, üzgündü bunu hissediyordum "Tylor iyi misin?"
"Değilim," dedi dürüst bir cevap vererek onun negatif enerjisi banada yansımıştı "Ne oldu?"
"Güçlermi kaybediyorum," kaşlarımı çattım "sadece ben değil, Pamirde güçlerini kaybediyor, ikimizde acı çekiyoruz, yalnızca Pamir bunu yansıtmamaya çalışıyor," kaşlarımı mümkünmüş gibi daha fazla çattım "Kumsal sen seçilmiş kişisin," dedi bir anda anlamıyordum söylediği şeylerden hiçbir şey anlamıyordum.
"Tylor ne demek istiyorsun anlamıyorum?"
Sıkıntıyla yüzünü ellerinin arasına alarak ofladı ardından bakışlarını bana çevirerek açıklamaya başladı "Her beş yüz yılda bir, bir kişi seçilir ve o kişi belirli hayaletleri görebilir, sende o seçilmiş kişisin Kumsal."
"Bu, bu kötü bir şey mi?" dedim korkudan kekeleyerek, neden soruyordum ki bu berbat bir şeydi!
"Bilmiyorum, ama söz veriyorum sana bir şey olmasına asla izin vermeyeceğim," dediğinde sıkıntıyla yüzümü ellerimin arasına aldım, ben ne yapacaktım?
Ellerimi yüzümden çekip hapşırdığımda anında Tylor'ın kaşları çatıldı "Hasta mısın sen?" bana doğru yaklaştığında tekrar geri çekilmek istedim ama ani bir hareketle belimden tutarak ondan uzaklaşmamı engelledi "Valla çığlık atarım bak!"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
HASEL
FantasyŞuan tam on adım uzağımda elinin üstünde havada bir bıçak döndüren genç çocuk bana bakıyordu. Galiba bir hayaletti, ah tabii ki bir hayaletti hangi insan havada bıçak döndürebilirdi ki?! Sinsi bir şekilde gülümseyerek bana doğru yürümeye başladığınd...
