• 35. Bölüm •

591 28 25
                                        

İyi okumalarr🌸

Sınır 100 oy, 150 yorum.

Dudaklarım titredi, başımı iki yana salladım "İstemiyorum, neden buradasın?" sesim sanki yıllardır konuşmuyormuşum gibi çatallanarak çıkmıştı.

Kar taneleri hızlanarak yeryüzüne düşmeye devam ederken biz gözlerimizi birbirimizden ayıramıyorduk. O pişman gibi, ben nefret eder gibi bakıyordum.

"Kumsal!" Dediğinde olduğum yerde irkildim, korktuğumu gördüğünde bakışlarına bir hüzün oturdu, derin bir nefes verdi ve sesini yumuşatmaya çalışarak dişlerini sıktı "Önemli."

O an herkes susmuş bizi dinliyor kızlar ne diyeceğimi merakla bekliyorlardı.

Kalbim ağzımda atıyordu. Burada olmaması gerekiyordu. Bu yanlıştı.

O kadar hızlı nefes alıyordum ki kızlar ve Yusufla Mertte bunu fark etmişlerdi.

"Senin için önemli olabilir," dedim boğazımdaki düğümü çözmeye çalışarak "ama benim için değil."

Kendini kontrol etmek ister gibi elini saçlarına geçirdi ve dağıttı "Senin için her şeyden daha önemli, hiçbir şey bilmiyorsun konuşalım,"

"Bilmek istemiyorum," Garip bir şekilde çok sakindim, saatli bir bombaydım adeta, tek bir farkla ne zaman patlayacağımı bende bilmiyordum.

Gözlerini kapatarak derin bir nefes verdi ve eliyle burun kemerini sıktı tekrar gözlerini açtığında bana bir adım daha yaklaşmıştı, yumuşaklığını buradan bile hissettiğim sarı saçları ıslanmış ve bir kaç kar tanesi sarı tutamlarına tutunmuştu "Bir dakika ver bana," dedi sesi yalvarır gibi çıkıyordu, içim acıdı. "Yalnızca bir dakika, Kumsal. Sonra istersen bir daha asla konuşmayız."

Elvan parmakları arasındaki elimi sıktığında ona baktım, başıyla ileriyi gösterdi; onunla konuşmamı istiyordu.

Sağ tarafıma baktım Yusuf bana sorgular ve tedirgin gözlerle bakıyordu. Başını hafifçe iki yana salladı, ama gitmek istesem durdurmayacağını biliyordum. Yavaşça bileğimi Yusufun elinden sıyırıp Tylor'a doğru bir adım attığım sırada ayağım bir acıyla kasıldı ve dudaklarımın arasından ince bir inilti döküldü.

Yere çömeldiğim sırada Tylor'ın eli endişeyle kolumu tutmuştu, kaşlarımı çattım ve başımı kaldırarak ona baktığımda kolumu tutan elini itekledim "Dokunma bana."

Tylor'ında kaşları çatıldığında öfkeyle elleriyle yüzünü sıvazladı, Esila yanımda durup ayağıma baktı "Burkulmuş olabilir mi?"

"Büyük ihtimalle burkuldu."

Yusufta eğildiğinde gülüyordu, endişesini bastırmak için espiri yapacağına emindim "Kızım sen kim topuklu giymek kim Allah aşkına?"

Gülerek gözlerimi devirdim "Sen mi giyeceksin Yusuf benim yerime?!"

"Bana daha çok yakışacağını düşünenler el kaldırsın," dediğinde kendisi dışında kimse el kaldırmamıştı, hepimize bakarak bir kız edasıyla omuz silkti "aman siz ne anlarsınız be modadan!"

"Dedi makine mühendisliği okuyan Yusuf!" Dedim ona dil çıkartarak "moda tasarımı okumayı düşündün mü acaba?"

Tylor ise bir adım geride duruyor, Yusuf'la aramızdaki bu şakalaşmaya kaşlarını mümkünmüş gibi her cümlede daha fazla çatarak dikkatle bakıyordu. Yusuf'u kıskandığı apaçık belliydi, kudursun canım banane!

"Kiralık aşk izlediğim zaman düşünüyordum," dediğinde hepimizin kahkahaları havayı doldurdu.

"Ne?!" dedi Elvan hayretle ama konu Yusuf olunca çokta şaşırmamak gerekiyordu "Gerçekten mi?"

HASELBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin