• 32. bölüm •

2.2K 154 186
                                        

Sınır dolmamasına rağmen bölüm atmak 🤝🏻 ben

Finale ne çok yakınız nede çok uzağız bu yüzden bol bol yorum yapmayı unutmayıın 💖

(Sınır 85 oy 90 yorum)

!Yorumlarınız bölümleri ilgili olsun lütfen!

İyi okumalar 😻🌸

Bakışlarımı cama vuran yağmur damlalarına çevirdim.

Çok fazla yağmur yağıyordu umarım çıkış saatine kadar dinmiş olurdu.

Derin bir nefes vererek önüme döndüm, Tylor yine beni izliyordu.

"Güzelim?"

"Ne?"

"Çok güzelsin bu güzelliğini sadece bana saklasan olmaz mı bücür?"

Buda iyice aptal romantiklere benzemeye başlamıştı.

Neyse avantajlıydım bu konuda, odun bir hayalette olabilirdi.

Halimize şükretmek lazımdı.

Yüzümün kızardığını hissettiğimde başımı aşağı eğerek saçlarımla yüzümü gizledim.

Tylor başını sıraya koyup sırıtarak bana baktığında başımı cama çevirdim ve o'da başını sıradan kaldırmıştı, bir anda elini belimde hissettiğimde gözlerimi kocaman açarak ona baktım, elinin üstüne elimi koyarak çekmeye çalıştım fakat başarısız olmuştum.

"Tylor bıraksana," olumsuz anlamda başını salladı, kaşlarım çatılmıştı bir anda Tylor'ın eli belimden çekildiğinde arkama döndüm, Esila gülümseyerek bana baktı "Okuldayız canım arkadaşım, yapmayın etmeyin."

Tylor'ın kaşları çatılırken ben ise gülerek önüme döndüm.

Sanırım Esila beni Tylor'dan kıskanıyordu.

Ama sanırım yani.

Dersin bitiş zili çaldığında başımı tekrar cama çevirdim, yağmur daha hızlanmış ve daha da şiddetlenmişti.

Herkes arkalarından atlı kovalıyormuş gibi koşarak sınıftan çıkarken sınıfta yalnızca bizimkiler ve Mert kalmıştı.

"Bu yağmurda eve kadar yürürsek kesin hasta oluruz," Dışarı bakarak homurdanan Lenaya çevirdim bakışlarımı, Mert gülerek kolunu omzuna atmıştı Lena'nın "Beraber gidelim, sana montumu veririm ben." 

Lena burun kıvırarak Mert'e baktı ama kolunu omzuna atmasına bir şey dememişti.

Gelişmeler vardı, var.

"Neyse aşağı inelim bakalım," hepsi onaylayan mırıltılar çıkartırken Tylor elini belime koyarak herkesten önce benimle birlikte sınıftan çıkmıştı.

"İkimizi evine ışınlayayım mı?" Başımı iki yana salladım "Hayır. Bir anda ortadan kaybolmamız dikkat çeker," 

"Sen nasıl istersen gülüm."

Kaşlarımı kaldırarak ona baktım "Keko musun sen, gülüm ne ya?"

Dudaklarını büzdü "Okulda ki erkekler sevgililerine hep gülüm veya yavrum diyor, ben ise sana neredeyse hiç güzel bir lakapla seslenmiyorum, hep ya Kumsal diyorum yada bücür, güzel bir söz söylemek istemiştim."

Ölürüm, ölürüm.

Gülerek elimi Tylor'ın yanağına yerleştirdim "Sen onlara uyma, bana güzel bir lakap takmak zorunda değilsin,"

"Güzelim diyeyim o zaman?"

"Ne demek istiyorsan onu söyle," 

Hepimiz okulun ortasında durarak bakışlarımızı dışarı çevirdik, yağmur hala şiddettini koruyarak yağmaya devam ediyordu.

HASELBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin