‹ 12.Bölüm ›

3.8K 236 136
                                        

Elini dudaklarıma bastırmıştı ama artık çok geçti.

Açelya ve Berna sıçrayarak yataklarında doğrularak bana baktıklarında annemde uykulu bir şekilde ama endişeyle odaya dalmıştı "Kumsal ne oldu?!"

Elini ağzımdan çekmesi için çaktırmadan Tylor'a baktığımda gülerek elini ağızımdan çekmişti yattığım yerden doğrularak kapının önünde endişeyle bana bakan anneme baktım "Bir şey yok anne kabus gördüm sadece,"

Annem beni onaylayarak odadan çıktığında Berna ve Açelya da birşeyler mırıldanarak uykularında geri dönmüşlerdi.

Uyuduklarına tamamen emin olduğumda korkuyla Tylor'a baktım o ise benim aksime gülerek bana bakıyordu, yatakta biraz yana kayarak ondan uzaklaşmak istediğimde birden bir kolunu belime dolamıştı ve diğer kolunuda dizlerimin arasından geçirerek beni kucağına aldığında çığlık atmamak için elimle ağızımı kapattım.

Ne yapıyordu bu dengesiz?!

Korkudan ağzımı kapatan elim titrerken Tylor'ın lavaboya doğru ilerlediğini idrak ettiğimde gerçekten çığlık atmamak için kendimi çok zor tutuyordum.

Tylor kapının içinden geçerek beni yere bıraktığında korkuyla karışık rahat bir nefes almıştım, korkudan kalbim gümbür gümbür atarken bakışlarımı Tylor'a çevirdim hâlâ sırıtıyordu.

Ona fark ettirmeden yavaş yavaş kapıya doğru yaklaştım, tam kapı kulpunun yanında durduğumda Tylor kaşlarını çatarak bana baktı hızlıca ona arkamı dönerek kapı kolunu indirdiğimde Tylor elimin üstüne buz gibi soğuk elini koydu ama zaten kapı kilitliydi.

Korkuyla nefesimi tutarak elim kapı kolunda onunda eli benim elimin üstündeyken ona doğru döndüm, Tylor üstüme doğru eğildiğinde tuttuğum nefesimi başımı yana doğru çevirerek verdim.

"Ne istiyorsun?!" sesim titremişti, "Canını," dediğinde korkuyla gözlerim açıldı.

Kapının kolunu zorlamaya başladığımda Tylor'ın bakışları elinin altındaki elime kaydı ve alayla güldü gülüşü küçük bir kahkahaya dönüştüğünde bu sefer şaşkınlıkla ona bakıyordum "Gerçekten seni öldüreceğimi mi düşündün?" başımı onaylar anlamda salladığımda ben burada korkudan ölmek üzereyken o daha çok gülmeye başlamıştı.

Gülüşü tebessüme dönüştüğünde elinin altındaki elime acıtmayacak şekilde baskı yaparak daha çok üstüme doğru eğildi ve ben tekrar nefesimi tuttum "Bir özürle kolunun iyileşmeyeceğini söylemiştin, bende iyileştirmeye geldim,"

Dilimi eşek arıları soksaydı da öyle bir şey demeseydim!

"İstemiyorum, özürün yeter, şimdi uzaklaşır mısın nefes alamıyorum," dedim korkudan kekeleyerek Tylor sanki mümkünmüş gibi üzerime biraz daha eğildiğinde beni gerçekten öldürmek istediğini düşünmeye başlamıştım.

"Emin misin?" dedi, onaylar anlamda hızlıca başımı salladığımda bir kere dilini damağına vurdu "Ben ikna olmadım," korkudan titreyen elim daha fazla titremeye başladığında etrafı buğulu görmeye başlamıştım.

"Ne yapacaksan yap ve beni rahat bırak!" diye fısıldadım ve elinin altındaki elimi çekerek buğulu gözlerimi sildim.

Tylor'ın yüzündeki küçük gülümseme bir anda tamamen yok olduğunda elini kapı kulpundan çekerek iki eliyle alçılı kolumu tuttu, kolumdaki alçı yok olduğunda onun buz gibi soğuk elleri çıplak koluma temas etmişti, bedenim bir anlığına titrediğinde başımı kaldırarak Tylor'a baktım o ise kaşlarını çatarak parmak uçlarını kolumda gezdiriyordu.

HASELBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin