oylarınızı ve satır arası yorumlarınızı unutmayiin 💗💖
Sabah gözlerimi açtığımda ben Tylor'ın yatağındaydım o ise koltukta iki büklüm uyuyordu.
Yatakta doğrulduktan sonra gözlerimi kısarak etrafa bakındım, ardından yataktan kalkarak Tylor'ın yanına gittim ve yere çömeldim "Tylor," dedim "uyuyor musun?" anında gözlerini açmıştı bembeyaz gözleriyle karşılaştığımda irkilerek kalçamın üstüne düştüm, ben kalçamı ovalayarak ayağı kalktığımda Tylor'da gülerek uzandığı yerden doğrulmuştu "Hayır uyumuyordum, bir şey mi oldu?"
"Lavabo var mı diye soracaktım,"
Eliyle bekle işareti yaptı ardından gözlerini kısarak yatağının yanındaki dikkat kesilerek büyük duvara baktığında kaşlarımı çattım.
Bakışlarını bana çevirerek gülümsedi "Duvarın kenarındaki kapı," eliyle gösterdiği yere baktığımda duvar kenarında bir kapı olduğunu gördüm, şaşkınlıkla gözlerim açıldı ama sorgulamadan lavaboya girip hızlıca elimi yüzümü yıkayarak çıkmıştım, tekrar odaya döndüğümde Tylor etrafta görünmüyordu, sorgulamayarak balkona çıktım, elim istemsiz olarak boynuma gitmişti, yapabilecek bir şeyim yoktu.
Elimi boynumdan çekerek korkulukların üstüne oturdum, burası çok yüksekti, canım sıkılmıştı ve yapacak hiçbir şey yoktu, "Kumsal ne yapıyorsun in çabuk oradan!" arkamdan Tylor'ın sesini duyduğumda başımı çevirerek ona baktım.
"Buradan atlasam ne yapabilirsin ki?" dedim gülerek amacım dalga geçmekti fakat planladığım gibi olmamıştı düşmediğimi göstermek için ellerimi korkuluktan çektiğimde ayağım kaymıştı ve havada süzülmeye başlamıştım, ben daha ne olduğunu anlayamadan Tylorda peşimden atlamıştı, bir eli belimi sardığında gözlerindeki korkuyu görmemek mümkün değildi, bir anda hızlı bir şekilde yukarı çıkmıştık ayaklarım balkonun zeminiyle buluştuğunda gözlerini kocaman açarak Tylor'a baktım, az önce ne olmuştu öyle?
"Aptal," dedi Tylor odaya geçerken, bir anlık afallasamda hızlıca kendimi toparlayıp gülerek peşinden ilerledim "Hey, kızdın mı?" Tylor koltuğa oturarak bana ters ters baktığında gülümsemem genişledi "Bak bir şey olmadı ki turp gibiyim maşallah,"
"Sen iflah olmazsın," bilmiş bir edayla elimle saçlarımı savuşturdum, yanına oturduğumda elinde bir meyve suyu belirdi "Al meyve suyu iç," diyerek pipeti ağzıma sokmuştu, burnunu kıvırarak meyve suyunu elinden aldım "Öyle ölmem boğazıma soksaydın,"
Ters ters bana baktı, sanırım birazcık sinirlenmişti.
Birazcıkcık.
"Tamam, tamam sinirlenme,"
"Eğer gelmeseydim şuan ölü olurdun biliyorsun değil mi Kumsal?" elini alnına bastırarak ovaladı "O an ne kadar endişelendiğimi biliyor musun?"
"Düşebileceğimi akıl edemedim, özür dilerim," dedim mahçup bir şekilde başımı aşağı eğerek, göz ucuyla bana baktı ardından başını aşağı eğerek güldü.
"Neden gülüyorsun?"
"Boşver," diyerek cevap bile vermemi beklemeden ayağı kalktı, tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı "Dışarıyı kontrol edip geleceğim, sakın bir yere gitme, özellikle balkondan uzak dur," odadan çıktığında oturduğum koltukta rahat bir pozisyon aldım.
Sanki bilerek düşmüştüm.
Bir tık benim yüzümden olmuş olabilir ama sonuçta bilerek kendimi aşağı atmamıştım.
Karnım guruldadığında elimi karnıma bastırdım, Tylor geldiğinde ona acıktığımı söylerdim.
Tylor gelene kadar yapabilecek bir şeyim olmadığı için gözlerimi kapattım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
HASEL
FantasyŞuan tam on adım uzağımda elinin üstünde havada bir bıçak döndüren genç çocuk bana bakıyordu. Galiba bir hayaletti, ah tabii ki bir hayaletti hangi insan havada bıçak döndürebilirdi ki?! Sinsi bir şekilde gülümseyerek bana doğru yürümeye başladığınd...
