Selamlaaaar. Nasılsınız? Umarım iyisinizdir.
Az önce şizofreni bir karakteri ve zifiri karanlık bir evreni yazmama rağmen fazla neşeli bir giriş yaptığımı fark etmiş olsam da, bence buna pek takılmamalıyız.
Bir soru sormak istiyorum. Maria Selva cinayeti neden bu kadar ön planda? Cinayetin Dimitri ile bir alakası var mı? Cinayetin sırları aydınlığa çıkabilecek mi? Cevaplarınızı bekliyor olacağım.
Fikir, öneri veya sorularınızı yorumlarda belirtmeyi, oy vermeyi ve hikayeyi sevdiklerinizle paylaşmayı unutmayın.
Öpüyorum, iyi okumalar!
"Bu defteri tutuyorum çünkü başıma gelebileceklerden haberdar olmaya başladım. Hayatımın en büyük hatası yaptım, bu hata her gencin yaptığı aptalca şeylerden biri değil. Bu yazıyı 30 Ocak 2023 tarihinde yazıyorum, Tanrı'dan dileğim bu yazıyı okuduğunuzda benim hayatta olmamam. Şayet okuyan odamı karıştıran arkadaşlarım veya yetkililer değilse onlardan biridir, bu da ölümümü getirir.
Anlatmaya başlayayım, ben Maria Selva. 18'ime yeni girdim, yaklaşık bir hafta önceye kadar bir aptal gibi yaşadığım hayatın mükemmel olacağını sanıyordum. Hayatımın sonuna kadar gerçek bir zenginlikle yaşayacağımı, mutlu olacağımı, kabul göreceğimi düşündüm. Artık birilerine bir şey kanıtlamak zorunda değildim, beni her türlü kabul eden, onlardan ayrılmamam için beni kendilerine bağlamaya çalışanlar vardı çünkü.
Fakat aptal kafam, gerçekten şu an bu cümleleri yazarken bile kendi kendime lanetler okuyorum. Önünü arkasını düşünmeden büyük bir paniğin içinde kabul ettiğim şeyler, beni yaşamdaki ölüme götürüyor. Muhtemelen bu şekilde de çok yaşamayacağım, nefes alacağım bu kısıtlı saatlerimi de bu deftere harcıyorum. Çünkü başıma geleceklerin farkındayım, kendimi bu çukurdan kurtaramıyorum, fakat belki -sizin bu defteri okuduğunuz zamanlarda ölü veya diri olmam hiçbir şeyi değiştirmez, tek dileğim size yardımcı olabilmek- benim gibi hayatını yok edecek canları önlersiniz.
Tekrar tekrar yazıyorum, bunu yazmaktaki amacım bu defteri okuyan size mi yoksa kalbinde bir sızıyla bu defteri yazan kendime mi kanıtlamak bilmiyorum fakat ben artık kurtarılamaz bir düzeye geldim.
Beni bu hale getiren adam, Dimitri. Bundan birkaç haftaya kadar minnet duyduğum adamın beni yok ettiği gerçeğiyle karşılaştığımdan beri, gözünü dahi kırpmadan canıma kast ettiğinden beri, gözlerim açıldı. Bunca zaman bana yardım ettiğini sandığım adamın beni cehenneme doğru sürüklediği gerçeğiyle yeni karşılaştım, beni değiştirdiği gerçeği, beni yok ettiği gerçeği, bir zamanlar gülebildiğim gerçeği... Bunlar gerçekten canımı acıtıyor fakat bir önemi yok.
Sonuçta ben bir askerim, onun kandırdığı ve kendi safına çektiği yüzlerce kişiden yalnızca birisiyim. Başkalarını nasıl kandırdı, onlara nasıl ulaştı, zehirlerini onların kanına nasıl bulaştırdı bilmiyorum fakat benim korkumu, telaşımı ve çaresizliğimi kullandı.
YOU ARE READING
13. Görev- TAMAMLANDI
Teen FictionKukla acı çekti, kukla öldü fakat kuklanın tahta ciğerleri nefesle doldu, kukla nefes almaya başladı. Kuklanın tahtadan kalbi atmaya başladı, tüm bunlarla beraber kukla hissetmeye başladı. Her seferinde fırlatıldığı yer bu kez acı verdi tahtadan kol...