(⚠️ Anlatılan olaylar tamamen kurgudur)
______________________
"Oturun bakayım şöyle."
Meryem gözünü hızlıca odanın içinde gezdirdi. Oda oldukça sadeydi ama duvarlarındaki plaketler, ödüller odayı gayet ihtişamlı gösteriyordu. Masanın karşısındaki deri koltuğa tereddütle oturdu. Taha da karşısında yerini almıştı. O Meryem'in aksine daha rahat görünüyordu.
"Hoş geldin Meryem kızım." Mustafa Bey gayet gülümser bir ifadeyle karşılamıştı ikiliyi. Günlük hayatındaki yüz ifadesine karşın gayet yumuşak bir karşılamaydı.
"Hoş buldum Mustafa amca."
Taha alıngan bir ifadeyle baktı komutanına. "Ben hoş gelmedim mi komutanım?" Mustafa Bey şöyle bir baktı Taha'ya. Taha bu bakış sebebiyle tedirginlik yaşadı. Kalkıp dövmezdi değil mi burada?
"Hoş geldin Taha evladım."
Taha her ne kadar naza çekse de böyle bir cevap beklemiyordu. Masumca gülümseyerek konuşmayı onlara bıraktı.
"Seni ne için çağırdığımı biliyorsun değil mi kızım?" Meryem bildiğini ifade ederek başını salladı. Yine de tekrar açıklaması iyi olurdu.
"Biliyorum Mustafa amca. Detayları da öğrenirsem..." Mustafa Bey başıyla onayladı. Masanın ikinci çekmecesinden iki tane belge çıkartıp Meryem'e uzattı. "Biri güvencen diyebiliriz. Ötekisi de askeri kurallar zımbırtısı felan. Belirli bir süre de eğitim alman gerekecek. Onun da bilgileri var onlarda."
Meryem kağıtlara şöyle bir göz attı. Daha sonra detaylı okuyacaktı bu yüzden kağıtlara bakması için Taha'ya uzattı.
"Okul notlarına baktım. Gayet iyi duruyorlar. BHS dereceli lisansa da sahipmişsin. Gelinimden de bu beklenirdi zaten." Taha gururla burnunu çekip gülümsedi.
"Lojmanını da çoktan hazırlattım. Şartları onaylarsan seni diğer sağlıkçı arkadaşlarla bu gün tanıştırabilirim. Şimdi..." Mustafa Bey kısacık bir süre Meryem'in yüzünü inceledi. Tedirgin olduğu belli oluyordu.
"Saha için ekibe özel iki erkek doktor bir hemşire var. Seni sahaya vermeyi düşünmüyorum." Başıyla Taha'yı işaret etti. "Bu herif yüzünden. Ancak askeri hemşirenin sahaya gitme gibi durumları da olabilir. Bunu unutma, tamam mı? Yine de zorunda kalmadıkça seni göndermeyi düşünmüyorum. Yoksa sen sahada da güzel iş çıkartırsın, güveniyorsun kendine. Yürekli kızsın. Ben de güveniyorum sana." Meryem mahcup bir şekilde gülümsedi.
O kendisine gerçekten güveniyor muydu?
"Bir önceki hemşire bazı olaylardan dolayı görevden ayrıldı. Dayanamadı garibim. İlk değildi zaten. Aslında seni seçme sebebim başka bir şeyden dolayı. Zamanla anlarsın. İlk haftayı atlatırsan gerisi kolay..."
Bu neydi yahu? Altı üstü hemşirelik yapacaktı. Tamam zor bir şeydi ama aşırı abartılacak bir şey de değildi. Acaba askeriyede olunca farklı mı oluyordu ki?
"Endişeni de anlıyorum kızım. Dene bakalım bir süre. Kimse seni zorla burada tutamaz zaten. Olmadık olaylarla karşılaşırsan da bizzat bana gel. Bi hal çaresine bakarız. Ne diyorsun?"
Meryem zaten karar vererek gelmişti. Ne kadar tereddüt etse de kabul edecekti.
"Ben varım komutanım!"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ER BAHTI ~yarı texting~)
Romance053*: heeerrr erinnn bahtııınaaa 053*: bir güzel düüüşeeeerrrr 053*: ben de senin bahtına düşebilir miyim? ____________________ Kartal Timi'nin bahtına düşen düşüyor. Bakalım başta Taha olmak üzere bahtlarında ne varmış bu uşaklarun? Kap Doğus çayin...
