"Benimle mi geliyorsun?"
Sedef ayakkabısının arkasını tutarak ayağını topuğuna yerleştirdi. Bu sırada Akif de ceketini giyiyordu. Diğer kolunu giyerken cevap verdi Sedef'e.
"Hee... Tek gitmendense benimle git işte."
Sedef eğildiği yerden başını hafif kaldırarak Akif'e baktı. Bu sırada saçları açık olduğu için aşağı doğru savrulmuştu.
"Hop!"
Akif atik bir hareketle yakaladı saçlarını. Yere değmeden kurtarmıştı uçlarını. Ne kadar uzun saçları vardı bu kızın? Ayrıca biraz fazla yumuşak değil miydi? Şimdiye kadar da pek farketmemişti. Uzun olduğu belliydi ama...
"Oooo! Akif Bey'den centilmen hareketler!" Sedef yarım bir gülüşle ayağa kalktı. Akif de bu sırada ayakkabılarını giymişti. "Her zamanki halim." Diyerek o da katıldı Sedef'in yarım gülüşüne. "A-ah! Biz niye göremiyoruz o hallerinizi acaba?" Akif hiç gülüşünü bozmadı. "Öyle herkese yapmıyorum. Layıksan görürsün."
Sedef anlamsız bir ifadeyle baktı Akif'in yüzüne. Ne demekti şimdi bu? Kendisinin saçlarını tuttuğuna göre Akif'in 'layık' dediği kişi oluyor muydu yani?
Akif Sedef'in aksine biraz daha yoğun bakıyordu. Bu cümlenin onun için ne ifade ettiğini anlamadı Sedef. Hatta Akif bile anlamıyordu belkide. Sedef normalde olduğu gibi bu hareketini de dalgaya vurmuştu. Belki de hoşuna gittiğini itiraf edemiyordu. Belki de Akif gibi hiç farkında bile değildi.
"Alınacakları söyledi mi sana?"
Evden çıkmış, şehir merkezine doğru yürümeye başlamışlardı. Sedef cevaben cebindeki buruşmuş olan kağıdı Akif'in suratına tuttu. Yapıştırdı desek daha doğru olurdu.
"Lan- ne yapıyorsun?!"
Akif Sedef'in elini tutarak aşağı indirdi. Ardından diğer eliyle de kağıdı alarak incelemeye başladı. Bu sırada hem yürüyorlardı hem de Akif Sedef'in elini bırakmamıştı.
"Çok bir şey yokmuş ya..."
Çok bir şey yok muydu?! Kör müydü bu adam? Kolu kadar liste vardı orada!
"Ne?! Yok mu?!"
Akif aşırı önemli bir şey inceliyormuş gibi dikkatlice kağıda bakmaya devam etti.
"Hee, yokmuş. Bu arada bu listede sütyen... iç çamaşırı, parfüm felan yazıyor. Bunun doğru liste olduğuna emin misin?"
Sedef aniden kocaman açılmış gözleriyle Akif'e döndü. Bir hışımla Akif'in elinden listeyi alacaktı ki Akif listeyi biraz daha havaya kaldırdı. Hala bir elini bırakmamıştı. Bu yüzden hiçbir türlü uzanamıyordu listeye.
"Haaa! Bu onların değil galiba..." Akif'in de o an gözleri Sedef gibi açıldı. "Bu senin listen mi?!" Sedef sinirle Akif'in ağzına vurdu.
"VER ŞUNU SAPIK ADAM!"
Bu cümleden sonra Akif'in beyninde bir bomba patladı.
Sapık adam?
Bas bayağı sapık demişti değil mi kendine?
"Höst beh! O kadar da uzun boylu değil! Listeyi elime tutuşturan sensin! Pardon! YÜZÜME YAPIŞTIRAN DİYECEKTİM!"
Sedef sinirle listeye doğru bir hamle yaptı. Akif Sedef'e ayar olduğu için vermeyi düşündüyse de bundan vazgeçti.
"Ver şunu be!" Akif omuzlarını silkti. "Yoo! Vermiyorum!" Sedef çaresizce bir kere daha zıpladı. "Hak ettin! Yoksa söylemezdim ben zaten!" Akif 'öyle mi?' Der gibi kaşlarını kaldırdı. "Hak ettim mi? Hak ettim? Ula cazgır kadın ben ne yaptım şimdi?!" Sedef almaktan vazgeçerek Akif'in önünde durdu. "Listemi okudun! Hem de içinde ne olduğunu anladığın halde! Çaktırmadan geri verebilirdin!"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ER BAHTI ~yarı texting~)
Romantizm053*: heeerrr erinnn bahtııınaaa 053*: bir güzel düüüşeeeerrrr 053*: ben de senin bahtına düşebilir miyim? ____________________ Kartal Timi'nin bahtına düşen düşüyor. Bakalım başta Taha olmak üzere bahtlarında ne varmış bu uşaklarun? Kap Doğus çayin...
