"Komutanım!" Diye çıkıştı Kutay.
"Komutanım bir hafta mantıklı mı? Çok uzun değil mi?" Diye destekledi Akif. Komutan Ahmet'e şöyle bir baktı. Yalancıktan düşünüyormuş gibi yaptı. "Bir düşüneyim. Haklısın yahu! Hatta gel sen. Gel otur bu koltuğa. Hatta ne yap biliyor musun? Sen emir ver, ben yapayım. Sen ne büyük adammışsın Ahmet ya! Olmaz böyle Ahmet!"
Ahmet dudaklarını içe doğru kıvırdı. "Estağfirullah komutanım." Derin bir nefes alıp verdi. Duymamız için epey sesli almıştı. Parmaklarıyla masaya vurarak ritim tutmaya başladı. Bir yandan da söyleniyordu. "Çek, istiğfar çek. Ben de çekiyorum Ahmet. Ben de çekiyorum evladım." Parmaklarıyla ritim tutmaya devam ederken bir anda durdu ve bana döndü. "Ulan Taha! Ulan eşek herif!" Kabullendim. "Haklısınız komutanım." Durdu. Kapıya doğru gözleri daldı. Tekrar ritim tutmaya başladı ve tekrar aniden durup bana baktı. "Ulan Taha! Ulan hıyar herif" Yine kabullenircesine başımı sola doğru salladım. "Haklısınız komutanım." Cıkladı. Tekrar ritim tuttu ve tekrar bana döndü.
"Ulan Taha! Ulan... bu sefer bir şey bulamadım."
Biraz düşündü. "Ulan sorumsuz herif!" Aynı hareketi tekrar yaparak "haklısınız komutanım." Dedim. Sinirle elini salladı. "Ula ne bozuk pilak gibi riv riv riv! Az sus da! Asker adamsın, karı gibi..." Tam aynı hareketi yapacaktım ki eliyle beni durdurdu. Ahmet'le Kutay'ın kıkırdamalarını duyabiliyordum.
Birkaç saniyelik sessizliğin ardından ciddi bir ses tonuyla "bu kaydına vukuat olarak geçmeyecek Taha. Bu sana yapabileceğim en iyi iyilik. Arkasında bir iş var bunun. Seni tanıyorum. Öfkeyle hareket edecek biri değilsin. Anlamadım. Tahmin ediyorum ama bu işe karışmayacağım." Ahmet'le Kutay birbirlerine gülümseyerek baktılar. Ardından ikisi de bana baktı.
(Medya'daki şarkıyı burada açabilirsiniz)
"Ama cezan hala geçerli. Bir hafta boyunca buranın etrafında bile seni görürsem..." diyerek dişlerini sıktı.
"Komutanım! Taha Üsteğmen yoksa biz niye varız?!" Dedi Ahmet. Ahmet olayın ciddiyetinin farkındaydı. Bir hafta bensiz neler olacağı Allah-u alem'di. "Evet komutanım. Biz bu işe anca beraber, kanca beraber demedik mi? Hani birimizin hatası hepimizi yakardı? Bize yıllarca bunu öğretmediniz mi? Neden şimdi sadece birimizi yakıyorsunuz?" Kutay çok ince yerden vurmuştu. Bunu hep operasyon için derdik. Gerçekten öyleydi. Askerdeyken koğuştaki bir kişinin hatasını tüm koğuş çekerdi. Sahaya çıkıldığında böyle olur çünkü. Eğer birimiz operasyon sırasında yanlış yaparsa hepimizin başı yanardı.
"Tamam. Hiçbiriniz gözükmeyin gözüme!" Hepimiz olduğumuz yerde kaldık. "Komutanım çocukların bir suçu yok" diyerek savunacaktım ki ayağa kalkarak beni susturdu. Ayağa kalkışı 'daha fazla konuşma' demekti. Konu burada kapanmıştı. Kapıdan çıkmadan önce bir anlık duraksadı. "Onunla da gidip konuşun. O da cezalı."
O? Akif'ten bahsediyordu.
Önce bizi odadan çıkarttı sonra da kendi çıktı. Odamdan birkaç şey almam gerekiyordu. Bu yüzden odama doğru yol aldım. "Komutanım biz de birkaç şey alacağız. Haber edin çıkmadan." Başımla onayladım.
Odama geldiğimde cebimdeki anahtarı kapı deliğine soktum. Başım ağrıyordu. Elim anahtarda bir süre öylece bekledim. Ardından anahtarı çevirdim.
"Taha!"
Bana doğru hızla gelen Akif'e baktım. Almıştı değil mi? Almıştı haberi. Hepsini mi biliyordu? Konunun ne kadarına hakimdi?
Aldırmadan kapıyı açtım. "Ne yaptın oğlum sen?!" Bir Akif'e bir de yakamdaki ellerine baktım. Anahtarı bırakarak ellerini yakamdan ayırdım. Hiçbir şey yokmuş gibi kapıdan içeri girdim. "Neden Taha?! Neden kendi ismini verdin? Adamla kavga eden ben değil miydim? Ne diye kendini yakıyorsun? Ya daha ciddi bir ceza alsaydın? Hiç mi kendini düşünmüyorsun? Aptal herif!" Hiçbir şey söylemedim. Ufak bir çantam vardı. Onu masanın üzerine koydum. "Taha?" Daha sonra çekmeceden ikinci cüzdanımı alıp çantaya koydum. "Cevap vermeyecek misin?" Dolabın içindeki birkaç parça kıyafeti de çantanın içine atıverdim. "Taha!" Az öncekine göre daha sert bir çıkıştı bu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ER BAHTI ~yarı texting~)
Romantizm053*: heeerrr erinnn bahtııınaaa 053*: bir güzel düüüşeeeerrrr 053*: ben de senin bahtına düşebilir miyim? ____________________ Kartal Timi'nin bahtına düşen düşüyor. Bakalım başta Taha olmak üzere bahtlarında ne varmış bu uşaklarun? Kap Doğus çayin...
