69

1.6K 119 286
                                        

"PO* YİYENUN KUMAŞİ! SIĞMAYİRUM HA BUNUN İÇUNE!"

Taha gülmemek için dudaklarını birbirine bastırdı. "Gireyim mi güzelim?" Meryem kendi kendine söylenirken duyamadığı soruyu tekrar duyabilmek için başını kabinden dışarı çıkardı.

"Ne?"

Taha bu sefer dişleri gözükene kadar sırıttı. Böyle bir kadın yoktu gerçekten. Bir insan soru sorarken bile güzel olur muydu? Soruşu ayrı tatlı, ifadeleri ayrı tatlıydı. Gelinliği tam giyinemediği için açıkta kalan omuzlarına şöyle bir göz attı. Hemen ardından etrafı da kolaçan etmeyi unutmamıştı. O an ne kadar büyük bir hata yaptığını düşündü.

Nasıl dayanmıştı şimdiye kadar?

"Geliyim diyorum." Kaşlarını kaldırarak kabini işaret etti. Bakışlarından fırlayan alevli duygulardan bihaberdi tabii. Oysaki Meryem havada yakalamıştı onları. Çok fena bakışlardı bunlar. Hiç hayrı alamet değildi.

"Niye?" Dedi gözlerini gereğinden fazla kırpıştırarak. Taha sadece dudağının bir kenarını kıvırarak cevap verdi. Meryem anlardı. Yine de bildiği bir şey vardı.

Sevdiği kadın biraz nazlıydı.

"Niye öyle bakıyorsun Tahacığım?" Taha tahmin ettiği senaryonun gerçekleşiyor oluşuna kısa bir kahkaha attı. "N'oldu? Bensiz neye gülüyorsun?"

Onsuz mu?

Hemen gülümsemesini durdurdu. Tekrardan etrafa birer bakış attı. Temiz olduğuna kanaat edince büyük adımlar atarak kabinin dibinde bitti. "N'apıyorsun Taha?"

Ah bir de naz... Bir de naz... Nasıl tatlı utanmaz!

"Beraber gülelim diye..." Meryem'in cevabını beklemeden kapıyı tek eliyle aralayıverdi. Diğer eliyle de Meryem'i içeri doğru ittirerek kabinin içerisine dalış yaptı. Kilidi kapatarak arkasını döndü.

"Me-" Dönmez olaydı.

"Hiğğğğğ!" Meryem iki eliyle hemen Taha'nın gözlerini kapattı. Aksi taktirde gelinliği tam olarak giyemediği için yarısı gözüken sütyenini ele vermiş olacaktı. Onunla beraber göğüslerini de tabii...

"Hadi be! Bu da mı gol değil?!" Meryem hafif sitemli bir sesle "ne golü Taha ya?! Ayıp denen bir şey var!" Diye kızdı. Taha gözleri hala kapalı olmasına rağmen geniş iki adımla Meryem'in üzerine yürüdü. "Ayıp yatakta olur güzelim."

Ha bu guduruk uşak ne diyi?! Ayrıca ayıp artık sadece yatakta olmuyordu. İnsanlar zıvanadan çıktığı için akıl sır ermeyen yerlerde bile oluyordu. "Iyy" diye geçirdi içerisinden. Neden bunu düşündüyse zaten birden...

ONU BOŞVERİN DE! BU OĞLAN KUDURUKTU! BURADA BİLE RAHAT DURMUYORDU!

"Ayrıca eşimle gülüşmeye geldim." Meryem kıvrılan dudaklarının farkında olmayarak kaşlarını çattı. "Daha eşin değilim bu arada. Hemen de havalara girme." Taha sabırsızca homurdandı. "Nişanlım demek aşırı uzun sürüyor. Eşim daha kolay. Bak..." İyice köşeye sıkıştırdı Meryem'i.

"Eşim" diyerek gülümsedi. "Karıcığım" diyerek daha da büyüttü gülümsemesini. Bu sırada Meryem'in, gözlerinin üzerinde duran ellerini yavaşça aşağı indirdi ama gözlerini açmadı.

"Banane gardaşum! Kabul etmayirum! Önce nikah dedik bir kere!" Taha yüzünü kırıştırdı. "Kardeş felan... öğüreyim mi şurada? Onu mu istiyorsun?" Meryem hafifçe Taha'nın omzuna vurdu. "Ya sen niye girdin kabine pardon?!"

Taha gözleri kapalı olduğu için elleriyle Meryem'in yüzünü buldu. Ardından baş parmağıyla dudaklarını keşfetti. "Bensiz neye gülüyorsun dedin ya. Sensiz gülmenin ne kadar zevksiz olduğunu farkettim."

ER BAHTI ~yarı texting~)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin