9

12.6K 761 131
                                        

Annem beni dövmek için hafif kalkar gibi yapıp geri oturmuştu.

Bu kadın beni fena korkutuyor.

"Yaaa! Ben ne yapmışım şimdi ya?!"

Herkes dönüp suçlayıcı bakışlarla suratıma baktı. "Tamam. Yapmışım bir şeyler ama..." cümlemin devamını getirmeden çenemi kapattım.

Ortama bir sessizlik hakim olmuştu. Herkes bu saatten sonra ne yaparız diye düşünüyordu. Onu ben de bayağıdır düşünüyordum. "Abla" yüzümü Asiye'ye çevirdim. "Nasıl biri bu ağabey?" Cevap vermemi beklemeden devam etti. "Nuran teyze baya yakışıklı biri olduğunu söyledi." Şaşkınlıktan dudaklarım aralanmıştı. "Ne dedi? Ne dedi?" Elini çenesine koydu. "Hatta sana çok güzel baktığını, sözlünle çok yakıştığını bile söyledi."

Yok ben bayılazağm galiba!

"Nerden görmüş o bi-" sözümü babamın sözleri kesti. "Kizum. Meryem'im..." herkes babama odaklanmıştı. En çok da ben...

"Boyle bir olay olduğuna sen boyle davranmazidun. Harun'a ne deduğuni cördük. Bu çocuğa boyle tepki vermemenun bir sebebi var da!" Var mıydı? Vardı değil mi? Elbette vardı.

Sanki sözleriyle değil de bakışlarıyla konuşuyordu. Merhamet vardı gözlerinde ama keskin bir yanı da vardı. "Diyelum ki sen bu çocuğa vardun. Yarın bir cün ha bu çocuğa bir şey olsa, biliyrım sen daha da evlenmezisun. Hayatunin baharunda bi pasina yalniz kalacasun. Millet sağa dul diye bakazağk. Ha! Hepsunin çenesuni kirarim orasi ayri." Nefes alıp devam etti. "Ben buna razi değilum kizum. Rahmetli babam..." kocaman bir yumru yuttu. Sözün devamını getirememişti. Sanki onunla beraber biz de yumru yutmuştuk. Söylenecek tüm sözleri bir yutkunmaya sığdırıp saklamıştık.

Dedem de askerdi.

Babam daha yirmili yaşlardayken dedem şehit olmuştu. Babasız bir çocuğun, eşini kaybeden bir annenin neler yaşadığına şahit olmuştu babam. Belki haklıydı kendince. Belki aynı şeyleri yaşamamı istemiyordu. Belki yaşanacaklardan beni sakınmak istiyordu.

Peki ben?

Ben yine de denemek istiyorum. Başına bir şey gelecek mi diye düşünerek yaşamak istemiyorum. Zaten ölüm her türlü gelmeyecek miydi? Ben güzellikleri düşünmek istiyorum.

Ben Asker Bey'e sevmeyi öğretmek istiyorum.

"Peki benim rızam varsa?" Ağabeyim omuzuma dokundu. "Babamun üzerine de söz söylemeyecesun herhalde?" Yandan bir bakış attım. Ona soran olmuş muydu ki? Ağabeylik mi yapmaya çalışıyordu? Bana destek çıkması gerekirken mi?

"Sonuçta babam evlenmeyecek. Ben evleneceğim. Ya her şeyi göze almayı kabul edersem?" Direkt muhatabım babamdı. Sadece ona bakıyordum. Sıkıntıyla nefes verdi. "Anlamak istemay mısın Meryem? İyiliğini istiyrım kizum. Yaşamadan kaldirirum demek kolay..." Annem hafiften gözlerini kısıp beni süzdü. "Cönlüm var diysın yani?" Gözlerim yerle buluşmuştu. Başımı kaldırıp 'evet' desem her şey hallolur muydu?

Elimi utanarak enseme götürdüm. "Sizinle tanıştırsam?" Herkesin ağzından homurtular çıkmaya başladı. "Ablamı da anlamak lazım. Eğer gönlü kaymışsa nasıl bir anda bırakacak ki? Hem de hiç şans vermeden..."

Hay ağzınla bin yaşa Asiye!

"Sen ne bilezağn ha bu işleri?! Büyükler kanuşayi ha buraya." Ciddi bir ifade takındım. "Ne alakası var ki? Onun da söz hakkı var bu konuda." Yengem arka çıkarak "evet ana! Hem kızçem gayet de doğru söylüyor" dedi.

Sağ ol yenge ya! Sen de olmasan burada ezileceğim resmen!

"Bir şeylerun değisecağina inanayi misun cidden?" Başımla onayladım. "En azından denerim baba. Ben elimden geleni edeyum. Gerisi Allah'a kalmış. Nasibimse her türlü olur bu iş." Hafif gülümsedi. "Elalemun adami içun karşimda ha boyle konuştun ya! Daha neler görezağk ha bu cözlerum?" İstemsizce kıkırdadım. "Eğer bi gençluk hevesiynen girişiysan ha bu işe-" İki elimi hayır anlamında salladım. "Yok, yok! Heves değil." Başımı eğdim. "Eminim..."

ER BAHTI ~yarı texting~)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin