32

4.9K 325 105
                                        

"Acıdı mı?" Dedim tek kaşımı kaldırarak. Cıkladı. "Biz sağlam insanız." Bunu söylerken yine Akif'e bakmıştı. "Aynen öyleyiz elhamdulillah. Yaramıza da basılsa canımız yanmaz." Akif de imalı gözlerle Taha'ya baktı. Kısa bir süre kesiştiler.

Ne oluyor bunlara ya? Eşek herifler! Kesin bir şeyler dönüyor da söylemiyorlar!

"Anlat bakayim bu işun asli, astari nedu?" Diye merakla sordu annem. "Askeri olaylar anacuğum. Girmesem olur mu oralara?" Annem en az bizim kadar meraklanmıştı. Yine de daha fazla üsteleyemedi. Anlatmak istemiyorsa zorlayacak değildi ya. "Eyi peki madem" diyerek kapattı konuyu.

"Hadi kavga ettiniz, onu anladık." Ağabeyim işaret parmağını saatine iki defa vurdu. "Gecenin ha bu saatine evin kapısına dayanmak nedu ya?" Yengem araya girdi. "Kapıya dayanmak mı? Daha çok biz tepelerine çöktük gibi ama..." Hepimiz kısık sesle kıkırdadık. Taha yüzünü kolay temizleyeyim diye eğdiği başını havaya kaldırdı. "Biz aslında kapıya dayanmadık. Ben Meryem'den tıbbi yardım istedim. Hani sessiz sedasız..." Gözlerime baktı. "Hani tek başına... Birkaç dakika ödünç alacaktım kendisini." Masumca gözlerine baktım. "Hani bizim aslında öyle rahatsızlık vermek gibi bir niyetimiz yoktu. Bi baktım bi ordu geliyor karşıdan. Hiç tahmin etmedim Meryem'in tüm ev ahalisini peşine takacağını."

YA BENİ NİYE İSPİTLİYON ŞİMDİ?!

ŞAKA Mİİİİ?!

Herkes yüzünü çevirip bana bakmaya başladı. Başını çevirip diğerlerine de baktım. Evet, hepsi bakıyordu. Ne vardı yahu? Tamam hepsini korkunç bir şekilde korkutarak dışarı çıkarmış olabilirdim! Ne yapayım telaşlanmıştım! Ne yapabilirim yani?

"Ne bakıyorsunuz öyle ya?! Yardım lazım dedi. Bende... Hem kör istedi bir göz. Allah verdi on küsür göz! Teşekkür etmesi lazım. Bir de ispitliyor beni!" Destek almak için babama baktım. "Değul mi babacuğum?!" Taha'ya bakarak mahcupça gülümsedi. "E... e tabi canım! Hem... hem kim olsa endişelenirdi! Aferin kızım! İyi yaptın! Dinleme sen bu kütüğü!" Taha şaşkınlıkla ağzını açtı. "Ben niye kütük oldum babacığım?" Babam 'ben bilmem' bakışıyla elini havaya kaldırdı. Bu sefer dönüp bana baktı. "Kütük müyüm ben Meryem?!" Burun kıvırdım. "Heee! Hemide en sağlamından!"

Hiiiiiçççç kusura bakmasın. Başta ispiyonlayarak yaptı o hatayı. Şimdi ekmeğini yiyecekti!

"Aşk olsun Meryem'im!" Dedi sitemle.

Ula! Meryem'im deyince de ayrı tatlı oluyordu. İyi cesaretti vallahi! Herkesin ortasında bana böyle seslenmekten çekinmiyordu! Acaba farkında değil miydi herkesin bizi dinlediğinden?

Madem o çekinmiyordu. Ben niye çekineyim ki? Yersek fışkiyi beraber yeruk!

Tek elimle yanaklarını büzdüm. "Olsun Taha'm, olsun." Gülümseyerek avucumun içini öptü.

ĞAĞAAĞĞAĞAAĞAĞA!!!!!

BUNU... BUNU BEKLEMİYORDUM Kİİİİİİ!

"Ğöhhööö!!!" Diyerek öksürdü ağabeyim. Öksürdü mü dedim ben? Hönkürdü diyecektim. Yok, pardon. Anırdı diyecektim! Yok, yok! Bayağı kişnemişti!

Aynı zamanda babam da uyarı mahiyetinde öksürerek elini ağzına götürmüştü. Ayh be! Nolmiş? Nedu yaniii?!

Taha gülmemek için dudaklarını birbirine bastırıyordu. Az önce ortamda bulunan garip atmosfer neredeyse dağılmıştı.

ER BAHTI ~yarı texting~)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin